4. Sanayi devriminin yemek sektöründeki yeri ve önemi

Bir yemeği insanlara sevdiren ve yediren unsurların başında lezzet gelmektedir.

4. Sanayi Devrimi, önümüzdeki beş yıl içerisinde her ne kadar %80-90 oranında makineleşme ve robotlaşmayı vaat etse de, hazır yemek sektörü açısından bu oranı tutturmak pek mümkün gözükmemektedir. Çünkü bir yemeği insanlara sevdiren ve yediren unsurların başında lezzet gelmektedir.

Sadık Çelik
Keyveni Kurumsal Hazır Yemek Yönetim Kurulu Başkanı
Gıda, hem insan yaşamında ve endüstride hem de tarım ve doğada çok önemli yere ve paya sahiptir. Gelişen üretim teknolojileri ve veri alışverişi sayesinde ortaya çıkan Endüstri 4.0 diğer adıyla 4. Sanayi Devrimi, diğer sektörleri olduğu kadar gıda ve yemek sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Görünen o ki, gelişen teknolojiye yavaş yavaş uyum sağlamaya başlayan gıda ve yemek sanayisi, önümüzdeki beş yıl içerisinde akıllı makinelerden büyük ölçüde faydalanacak ve kaliteyi bir tık daha yukarıya taşıyacak
Endüstri 4.0, son dönemde sıkça kullanılan tabirler arasında yer alıyor. Sanayi devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0, yeni dünyanın üretim sürecinin, sistemlerini ve dinamiklerini belirliyor. Endüstri 1.0'da su ve buhar gücü kullanımı ile çalışan mekanik sistemler vardı. Endüstri 2.0, elektrik enerjisinin, dizel ve benzinli motorların kullanılmaya başlaması ile seri üretime geçişi başlattı. Şu an sürmekte olan Endüstri 3.0, elektronik ve bilişim teknolojilerinin entegre kullanılması ile başladı. Endüstri 4.0 ise internete bağlı her nesnenin üretim alanında daha fazla kullanımını içeriyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde, internetin üretimde kullanımının artması ve gelişmesi, iş geliştirmeden, insan kaynaklarına kadar birçok yeniliği beraberinde getirecek gibi görünüyor. Bilim insanlarının belirttiğine göre, 2020’den sonra Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte hayatımıza ileri robotik, otonom ulaşım, yapay zeka, makine öğrenmesi, gelişmiş malzemeler, biyoteknoloji ve genom bilimi gibi kavramlar girecek. Bu gelişmeler, hem yaşamımızı hem de iş yapış şekillerimizi değiştirecek. Belki bazı meslekler tamamen yok olacak, bazıları da daha fazla gelişecek. Bunun yanı sıra, bugün hiç bilmediğimiz meslek dalları da ortaya çıkacak. Elbette ki sanayi alanındaki bu değişim, her endüstri dalında farklı şekilde seyredecek.

Kendi alanımız üzerinden bir değerlendirme yaptığımızda, yemek sektörü günümüzde insan nüfusunun hızla artması, bu artan nüfusla birlikte ev dışı beslenme ihtiyaçlarının çeşitlenmesi ve talebin de artmasıyla son yüzyıl içerisinde köklü değişimlere uğramıştır. Sanayinin gelişmesiyle artan istihdamın yemek hizmetinin karşılanması için toplu yemek sektörü büyümüş, gelişen teknoloji ve yeni sistemlerle üretim aşaması daha sağlıklı ve kolay hale gelmiştir. Üretim ve taşıma sürecindeki yeni materyaller, sunulan hizmeti daha kaliteli ve ulaşılabilir kılmıştır. Üretim ortamının sterilizasyonunda kullanılan araçlar, üretilen yemeklerdeki mikrobiyolojik gelişmeyi azaltmak ve enzimatik bozulmayı önlemek amacıyla ürün yapısına uygun taşıma kapları, tam donanımlı depolama sistemleriyle hammaddenin raf durumunu sağlıklı biçimde muhafaza etmek ve yine yemeklerin taşıma esnasında kullanılan özel soğutma sistemli frigorifik araç ve gereçler… Bu saydıklarımızın hepsi üretim ve taşıma aşamasını büyük oranda kolaylaştırmaktadır. Bunların yanı sıra yeni sistemlerle donatılmış dijital ofis ortamı ve yazılımlar sayesinde satış-pazarlama, müşteri ilişkileri ve insan kaynakları departmanlarında da dönüşümler yaşanmaktadır. İnternetin daha aktif hale gelmesiyle birlikte, artık müşterilerin talepleri ve problemleri daha hızlı çözüm bulmakta, bilgi alışverişi hızlanmakta, yeni müşteri tespiti ve üretici firma tespiti daha kolay yapılabilmektedir. 4. Sanayi Devrimi, önümüzdeki beş yıl içerisinde her ne kadar %80-90 oranında makineleşme ve robotlaşmayı vaat etse de, hazır yemek sektörü açısından bu oranı tutturmak pek mümkün gözükmemektedir. Çünkü bir yemeği insanlara sevdiren ve yediren unsurların başında lezzet gelmektedir. Bir yemek sanayicisi olarak benim de en değer verdiğim şey, ‘el lezzeti, dünden bugüne taşıdığımız birikimler, ustalık, hüner ve maharet’tir. Robotların ya da akıllı makine sistemlerinin bunu hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğinin farkındayız ancak yemeğin çeşitliliğini ve kalitesini otonom sistemler sayesinde daha iyi bir seviyeye getirebiliriz. Yemek sanayisinde insan unsuru hiçbir zaman yok olmayacak ve robotlar hiçbir zaman %100 insanların yerini alamayacak. Gelişen bilişim teknolojilerini yönetim anlayışımıza ve üretim biçimimize dahil etmek en önemli amacımız. Bu şekilde yemekler ve gıdalar daha sağlıklı, kontrol edilebilir ve izlenebilir olacak. Genel olarak bakıldığında Endüstri 4.0, eskisi kadar insan gücüne ihtiyaç kalmaması dolayısıyla büyük bir işsizlik ve toplumsal sorun yaratacak gibi gözükse de yaşanan bu dijital dönüşümün sağladığı avantajları reddetmek ya da direnmek, sektör açısından gelişimi engellemekten öteye gitmeyecektir.

Mayıs 2018 sayısının 44.sayfasında yayımlanmıştır.