Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

An'ın içerisinde kalıyor muyuz?...

Her yıl sonu benim için özel hale getirdiğim bir zamandır.

Esra Teoman Bener
Koç/ Kurumsal Eğitim
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com
esra@adimkocluk.com

Her yıl sonu benim için özel hale getirdiğim bir zamandır.

Kendime göre bazı ritüellerim vardır.
Bunlardan biri ve en özeli ise kendime zaman ayırdığım birkaç saattir.

Öncelikle evimin en sevdiğim köşesini hazırlarım. Bu köşeyi mumlarla, yılbaşı süsleri ile yeni yılı karşılamak için koyduğum özel objeler ile keyifli hale getiririm.

Bu ritüelimin olmazsa olmazı ise o gün için kendime izin verdiğim ve sınır koymadığım zencefilli kurabiyelerim ile sıcacık mis kokan kahvemdir.
Muhakkak bütün bir yılın iyi, kötü tüm beni etkileyen durumlarını yazdığım kırmızı defterim ve kalemim de yanımda olur.

Müzik olarak böylesi zamanlarda dinlemeyi çok sevdiğim Bach bana ritüelimde eşlik eder.

Çok mutlu olduğum bir an’dır yılın bu son günü.
Geride kalan bir yılın değerlendirmesini yaparken aslında acı, tatlı, hüzünlü, sıcak, mutlu, mutsuz ne çok şey yaşadığımı ve deneyimler kazandığımı fark ederim. Bazı kişiler yaşamıma girerken bazılarının nasıl da sessizce gittiklerini izlerim. Bazı işlerimin nasıl kolaylıkla ilerlediğini bazı işlerimin ise nasıl ilerlemediğini fark ederim. Bazı engelleri nasıl çözümlediğimi oysa bazılarında nasıl zorlandığımı görürüm.

Ve tüm bunları sessizlikle izlerken bir şey sorarım kendime. Esra bu yıl sana ne öğretti? Evet, bu yıldan neler öğrendik? Ayrıca şunu fark ediyorum ki her yıl kendime verdiğim cevaplar daha dürüst oluyor. Kimseyi veya hiç bir olayı suçlamıyorum. Sadece ben bunları yaşarken ne yapıyordum? Ve neyi görmem gerekiyordu? Bundan sonra neleri daha farklı yapabilirim ki bir daha benzer olaylarla karşılaşmayayım.

Tüm bu ritüelin içinde kalarak her şeye rağmen kendimi iyi hissetmemin sebebi ise, yaptığım bilinçli farkındalık yöntemidir- "Mindfulness"dir.

Ne yaptım?
Beş duyumu an’ın içerisine katarak zihnimi odaklı bir şekilde bilinçli olarak farkındalık içinde tuttum.

Tat alma duyumu- zencefilli kurabiye ile,
Koku alma duyusunu- mis kahve kokusu ile
Duyma duyusunu- nefis Bach parçaları ile,
Dokunma duyusu ise- sıcak fincan, oturduğum koltuğun yumuşaklığı, kurabiyemin elime aldığımda hissettiğim katı-yumuşak hali ile
Görme duyusunu ise- mumlarım, süslerim, yıl başı ışıklarının renkleri ile yaşadım...

İşte tüm duyularımın farkında olarak o an’ın kıymetini bilerek an’ın içerisinde var oluyorum.

Böyle olduğu zamanlarda kendimizi yargılamadan doğru deneyimleri yakalamak ve doğru çözümleri bulmak kolay ve zevkli hale geliyor.

Bunun takibinde de yaratıcılığımız artıyor ve yepyeni fikirler, projeler ve kararlarla yeni başlangıçlarla yeni yıla adım atıyoruz.

2017'yi böyle uğurladım şimdi sırada ise yeni harika deneyimlere açılarak 2018’i karşılamakta.

Bu yıl için hedefleri belirlerken yeni bir takım kararlar aldım. Bu yıl hedeflerimi gerçekleştirirken sonuç odaklı olmanın yanı sıra biraz daha süreçleri yaşamaktan yana karar aldım.

Bu bana daha fazla an’ın içerisinde kalarak odaklı ve bilinçli farkındalıkla yaşamamı sağlayacak. Öğrenen, anlayan, aktaran, gelişen, geliştiren ve sahip olduklarım için daha fazla teşekkür etmenin önemi üzerinde duracağım.

İşte benim 2018 için kendimce dikkat edeceğim konularım böyle.

Peki ya sizin? Siz kendiniz ile ilgili hangi konulara dikkatinizi vereceksiniz?

Harika an’larla dolu sağlıkla, mutlulukla üreteceğimiz gelişeceğimiz bir yıl olsun...

Mutlu yıllar

Ocak 2018 sayısının 78.sayfasında yayımlanmıştır.