Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Anlam arayışı

Frankl’ın kitabında söylediği gibi “Umutsuz bir durum içinde olduğumuzda, değiştirilemeyecek bir kaderle yüz yüze geldiğimizde bile, yaşamda bir anlam bulabileceğimizi asla unutmamalıyız”

Esra Teoman Bener

KOÇ / Eğitmen
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com

Sıkıntılı ve zor zamanlardan geçiyoruz. Yaşadıklarımız hepimizi etkiliyor. Doğal olarak geleceğe karşı umutlarımızı kaybediyoruz. Bu durum ise işimize ve yaşamımıza karşı şevkimizi kırıyor, gücümüzü azaltıyor.

Oysa ki gerçekliği görme yeteneğimiz, sıkıntılı zamanları anlamlandırmamızla ilgili.

Bazı kişiler başlarına kötü şeyler geldiği noktada kendilerine “Böyle bir şey benim başıma nasıl geldi” diye hayıflanırlar. Ve ne yazık ki bu kişiler başlarına gelen hiç bir şeyden ders çıkaramazlar. Yaşamları hep aynı süreçte geçer.

Bazı kişiler ise böyle zorlu zamanlarda dayanıklılık gösterirler. Bu kişiler başlarına gelen zorlu olayları anlamlandırmayı başaran kişilerdir.

En önemli fark “Niye ben?” sorusunun yerine “Niye ben olmayayım ki” dir.

Anlam arayışı anlayışı, hepimizin bildiği gibi 2. Dünya savaşı sırasında toplama kampı olan Auschwitz'den sağ kurtulmayı başarmış Avusturyalı psikiyatr Viktor E. Frankl tarafından ortaya atılmıştır.

Frankl, insanı çaresiz bırakan acıların ortasında “anlam terapisini” icat etmiştir.

"İnsanın Anlam Arayışı" kitabında Frankl, kampta anlam terapisini geliştirdiği o kritik an için şunu anlatır.

Bir gün çalışmaya giderken, son sigarasını bir kalıp sabun ile takas edip etmemeyi düşünür. Özellikle sadist biri olduğunu bildiği ustabaşıyla nasıl çalışabileceği konusunda endişelidir. Birdenbire, tiksintiyle, yaşamının ne kadar önemsiz ve anlamsız geldiğini düşünür. Ve bu noktada bir farkındalık geliştirir. Yaşamda kalabilmesi için bir amaç edinmesi gerektiğini fark eder.
Bunu da, savaş bittikten sonra, neler yaşadığını başkalarına anlatmak amacıyla toplama kampının psikolojisi üzerine konferanslar verdiğini hayal ederek başarmıştır.
Bu kamptan sağ çıkıp çıkmayacağına emin olmadığı halde kendine hedefler koymuştur. Bu ise kampta yaşadığı acıların biraz olsun hafiflemesine sebep olmuştur.

Frankl’ın bu hikayesi iş yaşamında da bir çok dayanıklılık eğitimlerinin içeriğini oluşturmuştur.

Yaşamda anlam arayışı ve amacımızı bulmak bu yüzden çok önemlidir. Bu bizi dayanıklı yapar ve gündelik işlerimizi yapmamızı sağlar. Ayakta kalmamız için gereklidir.

Güçlü değerler de ortama anlam katar. Bu yüzden de öncelikle bizi biz yapan değerlerimizi tekrar gözden geçirmek önemlidir. İş değerlerimiz ile bireysel değerlerimizin birbiriyle uyuşuyor olması, işimizde ve yaşamımızda anlam bulmamızı kolaylaştırır.

Anlam bulduğumuz her şey değer kazanır. Bizlere zorluklara ve sıkıntılara karşı dayanma ve mücadele gücü kazandırır.

Son olarak Frankl’ın kitabında söylediği gibi “Umutsuz bir durum içinde olduğumuzda, değiştirilemeyecek bir kaderle yüz yüze geldiğimizde bile, yaşamda bir anlam bulabileceğimizi asla unutmamalıyız”

Yaşamda ve işimizde anlam bulmamız bizim zorlu zamanlarımızda dayanıklı olmamızı sağlayacaktır.

Eylül 2016 sayısının 74. sayfasında yayımlanmıştır.

Yazarın diğer yazıları