Anonim şirketlerde tek kişilik yönetim kurulu

Bir anonim şirkette bir veya daha fazla kişiden oluşan yönetim kurulunun bulunabileceği düzenlenme altına alınmıştır.


Bir anonim şirkette bir veya daha fazla kişiden oluşan yönetim kurulunun bulunabileceği düzenlenme altına alınmıştır. Böylece 6762 sayılı (eski) Türk Ticaret Kanunu’nda var olan yönetim kurulunun en az üç kişiden oluşma zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Artık tek kişilik yönetim kurulu mümkündür.

Av. Emine Başcı Devres
Devres Hukuk Bürosu
www.devres-law.com

Yönetim kurulu, anonim şirketin, işlerini yöneten ve şirketi üçüncü kişilere karşı temsil eden organıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“Kanun”) 365. maddesinde de bu husus açıkça ifade edilmiştir: “Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.”
Kanun’un 374. Maddesinde de öngörüldüğü üzere, yönetim kurulu, kanun ve ana sözleşme ile münhasıran genel kurulun yetkisine bırakılan hususlar dışında, şirketin işletme ve faaliyet konularının gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü iş ve işlem hakkında karar almaya yetkilidir. Bu bakımdan şirketin icrai koludur.
2012 yılında yürürlüğe giren Kanun ile birlikte, yönetim kurulunun yapısında esaslı değişiklikler yapılmıştır. Bir anonim şirkette bir veya daha fazla kişiden oluşan yönetim kurulunun bulunabileceği düzenlenme altına alınmıştır. Böylece 6762 sayılı (eski) Türk Ticaret Kanunu’nda var olan yönetim kurulunun en az üç kişiden oluşma zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Artık tek kişilik yönetim kurulu mümkündür.
Tek kişilik yönetim kurulunun her anonim şirket için geçerli olmadığını ve birtakım istisnalarının olduğunu da belirtmek gerekir. Tek kişilik yönetim kurulu, halka açık olmayan anonim şirketler için öngörülmüştür. Borsada işlem gören halka açık anonim şirketler, sigorta ve varlık yönetim şirketlerinin yönetim kurullarının en az beş kişiden oluşması gerekmektedir. Dolayısıyla bu şirketler, tek kişilik yönetim kurulu uygulamasının kapsamı dışındadır.
Tek kişilik yönetim kurulu, Kanun’un getirdiği diğer yeniliklerle paralellik göstermektedir. Tek kişilik yönetim kurulu mümkün olduğu gibi, tek pay sahipli anonim şirketler de mümkündür. Tek kişilik yönetim kurulu ile tek pay sahipli anonim şirketin aynı anlama gelmediğini özellikle vurgulamak gerekir. Tek kişilik yönetim kurulu ile tek pay sahipli anonim şirketin bir arada bulunma zorunluluğu yoktur. Bir diğer ifade ile tek pay sahipli bir anonim şirketin tek kişiden oluşan bir yönetim kuruluna sahip olması zorunlu değildir. Tek pay sahipli bir anonim şirketin üç kişiden oluşacak bir yönetim kurulu olabileceği gibi, elliden fazla pay sahibi olan bir anonim şirketin de yönetim kurulu tek kişiden oluşabilir.

Tek kişilik yönetim kurulunun tek üyesinin, Kanun’un getirdiği bir diğer yeni düzenleme ile pay sahibi olması da artık zorunlu değildir. Anonim şirkette pay sahibi olmayan bir üçüncü kişi de tek kişilik yönetim kurulu üyesi olabilir. Hatta bu kişi tüzel kişi ve/veya yabancı bir kişi dahi olabilir.
Tek kişilik yönetim kurulu, birden fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu gibi işlev görür. Kanun ve şirket ana sözleşmesine göre yönetim kuruluna verilen tüm yetkileri kullanır, görevleri yerine getirir. Kanun’un 359. maddesinin gerekçesinde, tek kişilik yönetim kuruluna izin verilerek bir taraftan Avrupa Birliği Hukuku ile uyumun diğer taraftan da bu yapıya uyacak şirketlerin daha kolay yönetilmesinin amaçlandığı belirtilmektedir. Gerçekten de tek kişilik yönetim kurulunun karar alma mekanizmalarında sürat ve kolaylık sağlayacağına kuşku yoktur.

Tek kişilik yönetim kurulunun pratikte bazı sıkıntıları beraberinde getirebileceği de göz ardı edilmemelidir. Tek kişilik yönetim kurulunun tek üyesinin, görev süresi bitmeden görevinden istifa etmesi, pratikte yaşanılan sıkıntılardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Üç kişilik bir yönetim kurulunda, üyelerden birinin istifası halinde, toplantı yeter sayısını sağlayan geride kalan iki üye, bir sonraki genel kurulun onayına sunulmak kaydı ile Kanun’un 363. maddesi uyarınca, istifa eden üyenin yerine görev yapmak üzere geçici bir yönetim kurulu üyesi seçebilir. Oysaki tek kişilik yönetim kurulu üyesinin istifası halinde, geride toplantı yeter sayısını sağlayan herhangi bir başka üye kalmadığından, yönetim kurulu yeni bir üye seçemeyecektir. Böylece anonim şirket, organsız kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.
Böyle bir tehlike halinde, Kanun’un 530. maddesi bir düzenleme getirmiştir. Buna göre, şirket organlarından birini kaybetmişse, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine müracaat edebilir. Şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesini talep edebilir. Böyle bir müracaatın yapılması halinde mahkeme, kayyım atanması da dâhil gerekli gördüğü tedbirleri almaya yetkilidir. Anonim şirkete kayyım atamasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir niteliğinde olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.11.2017 tarih ve 2017/11-160 Esas – 2017/1370 Karar sayılı ilamında da tevsik edilmiştir.
Tek kişilik yönetim kuruluna sahip bir şirketin yönetim kurulu üyesinin, görev süresi içerisinde istifasının söz konusu olması halinde uygulamacılara tavsiyemiz: istifa öncesinde – mümkün ise - yönetim kurulu üyesi tarafından şirketin genel kurulunun toplantıya çağırılmasının sağlanması, genel kurulda da yeni yönetim kurulu üyesi seçilerek şirketin organsız kalma riskinin ortadan kaldırılmasıdır. Şirket ile haklı bir sebep olmaksızın ortak hareket etmeyen ve şirket menfaatleri hilafına hareket eden yönetim kurulu üyesinin – şartların varlığı halinde – sorumluluğuna da gidilebileceği unutulmamalıdır.

Mayıs 2018 sayısının 84.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları