Prof.Dr. Semih Ötleş

Prof.Dr. Semih Ötleş

Gıda Kimyası

Arı sütü ve sağlık üzerine etkisi

Arı sütü sağlık üzerine birçok önemli etkileri olan önemli fonksiyonel bir gıdadır. Arı sütü pek çok ülkede ticari medikal ürünlerde, sağlığa faydalı gıdalarda ve kozmetikte kullanılmaktadır

 

.

 

Semih Ötleş, Vasfiye Hazal ÖZYURT
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Gıda Mühendisliği Bölümü

 

Özet


Arı sütü, işçi arıların alt çene ve boğaz bezlerinden salgılanan bir arı ürünüdür. Hayvan denemelerinde arı sütünün farmakolojik aktivite üzerine etkileri hakkında çok fazla raporlar vardır. Arı sütü sağlık üzerine birçok önemli etkileri olan önemli fonksiyonel bir gıdadır. Arı sütü pek çok ülkede ticari medikal ürünlerde, sağlığa faydalı gıdalarda ve kozmetikte kullanılmaktadır.  Arı sütünün antibakteriyel, antiinflamatuar, vazodilatif  (kan damarlarını genişletici)  ve kan basıncını düşürücü, antioksidan, yüksek kolesterolü engelleyici ve antitümör etki gibi önemli fonksiyonel özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir. Arı sütünün biyolojik aktivitesi içerdiği yağ asitleri, proteinler ve fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Bu derlemede arı sütünün kompozisyonu, besleyici değeri ve fonksiyonel özellikleri özetlenmiştir.

 


Abstract

Royal jelly is a bee product, secreted from the hypopharingeal and mandibular glands of worker bees. There are many reports on pharmacological activities of royal jelly in experimental animals. Royal jelly is an important functional food item that possess several health promoting properties. It has been widely used in commercial medical products, healthy foods and cosmetics in many countries. Royal jelly (RJ) has been demonstrated to possess numerous functional properties such as antibacterial activity, anti-inflammatory activity, vasodilative and hypotensive activities, disinfectant action, antioxidant activity, antihypercholesterolemic activity and antitumor activity. Biological activities of RJ are mainly attributed to the bioactive fatty acids, proteins and phenolic compounds. This review
summarises the composition, nutritional value and functional properties of RJ.


Giriş

Arı sütü (Royal Jelly); arı ürünleri arasında besin maddelerince zengin olan, 5 ile 15 günlük işçi arıların (Apis mellifera L.) “alt çene (mandibular) ve boğaz (hypopharyngeal) bezlerinden (hypopharyngeal gland) salgılan maddedir (Bogdanov, 2012a; Daniele ve Casabianca, 2012; Elnagar, 2009; Isidorov ve ark., 2009; Isidorov ve ark., 2011; Jamnik ve ark., 2007; Karabağ ve ark., 2010; Karacaoğlu ve ark., 2004; Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012; Şahinler, 2000).

Arı sütünü işçi ve erkek arı larvalarının ilk üç günlük besinini sağlamak için kullanırlar (Daniele ve Casabianca, 2012 ;Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012). Buna karşın, kraliçe arılar hayatları boyunca arı sütüyle beslenirler ve bu sebeple diğer arıdan farklılaşırlar (Daniele ve Casabianca, 2012 ; Jamnik ve ark., 2007; Karabağ ve ark., 2010). Kraliçe arıların işçi arılardan farkı; Kraliçe arılar üretken organlara sahiptir. Ortalama kraliçe 15 günde gelişirken işçi arıların gelişmesi için 21 güne ihtiyaç vardır. Kraliçe arılar yıllarca yaşarken, işçi arılar yazları birkaç hafta, kışları ise birkaç ay yaşarlar (Bogdanov,2012a). Ayrıca, kraliçe arıların yumurtalıkları ve erkek arıdan gelen spermayı depo ettikleri doku çok iyi gelişmekte, günde 1500-3000 yumurta bırakabilmekte ve birkaç yıl boyunca bu yüksek üretkenliği sürdürebilmektedirler (Bogdanov ,2012a; Karabağ ve ark., 2010).

Arı sütünün görünümü sedef renginde,  peltemsi, viskoz yapıda ve yoğunluğu 1.1 g/ml, tadı yakıcı ve kokusu hafif fenol kokuludur (Çizelge 1) (Daniele ve Casabianca, 2012 ; Karabağ ve ark., 2010; Karacaoğlu ve ark., 2004). Ayrıca asit karakterlidir (pH 3.4–4.5) (Karlıdağ ve Genç, 2009; Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). Suda kısmen çözülebilir. Rengi depolama boyunca sarıya döner. Arı sütü için duyusal karakter çok önemlidir. Düzgün olarak depolanmayan arı sütü koyulaşır ve bu süt kötü tada sahip olur. Optimum kalite için donmuş durumda saklamalıdır (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). 

Arı sütünün viskozitesi, su içeriği ve yaşa bağlı olarak değişir. Oda sıcaklığında veya 5° C’de buzdolabında depolandığında daha viskoz bir yapı alır (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). Viskozitenin artması lipit ve protein arasındaki interaksiyondan ve devam eden enzimatik aktivitede kaynaklanmaktadır (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012).

 

Çizelge 1: Arı sütünün duyusal özellikleri (Bogdanov, 2012a)

Duyusal Test Sonuç
Renk Beyazdan sarıya, depolama boyunca sarı renk artar
Koku Ekşi, acılık
Tat Ekşi, tatlı
Yoğunluk Kıvamlı
Görsel saflık Polen, çok az vaks ve larva parçaları


Arı sütü birçok biyolojik aktiviteleri nedeniyle popüler bir ilaç olarak halk tıbbında, apiterapide, kozmetikte, ilaç sanayinde çeşitli amaçlarda kullanılmaktadır (Cihan ve ark., 2011; Daniele ve Casabianca, 2012; Guo ve ark., 2009; Jamnik ve ark., 2007; Karlıdağ ve Genç, 2009; Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012).

Çin dünyada arı sütünün üreticisi ve ihracatçısı olarak bilinir (Daniele ve Casabianca, 2012; Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). Çin’de üretilen arı sütü 2000 ton/yıldır (Dünyada üretimin yüzde 60’ını karşılar). Bunun yaklaşık tamamı Japonya, Avrupa ve Amerika’ya gönderilmektedir. Ayrıca Doğu Avrupa’da ve Batı Avrupa’ da özellikle Meksika’ da üretilmektedir (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012).


Arı sütü üretimi

Arı sütü üretiminin temeli, kraliçe arı yetiştiriciliğinin belli bir safhada durdurulması üzerine kuruludur (Bogdanov, 2012a ).

Arı sütü üretim aşamaları;

1- Önceden hazırlanan yüksüklere larvalar bir miktar arı sütü ile ilave edilir. Bu genç larvalar (3 günlükten küçük) peteklerden alınarak hücrelere yerleştirilir (Şekil 1).

 

       Şekil 1: Yüksüklere larva ve arı sütünün ilave edilmesi

1- Kovan çerçevelenir. Kraliçe arı büyümeye başlar (Şekil 2).

 

     Şekil 2: Kovanın çerçevelenmesi


1- 3-4 gün sonra arı sütünün maksimum miktarı üretilir. Kraliçe larva arı sütü hücresinde maksimum büyüklüğe ulaşır. Hücrede hasada hazır olan yaklaşık 0.3 g arı sütü bulunur.
2- Arı sütü pipetle veya filtre (0.2 mm elek açıklığı) ile toplanır (Şekil 3) (Bogdanov, 2012a).
       
    

     Şekil 3: Arı sütünün pipetle toplanması

Arı sütünün kalitesi arı sütünün toplanma zamanına bağlıdır ve optimum kalite ise larva ilave edildikten sonra 72 saat içinde arı sütünün toplanmasıyla gerçekleşir (Bogdanov, 2012a).

Arı sütü üreten işçi arıların yaşı, aşılanan larvaların yaşı, aşılanan larvaların sayısı, hasat aralığı, arı ırkı, kolonilerin beslenmesi (ek yemleme yapılıp yapılmaması), üretim mevsimi, nektar ve polen kaynakları (Karacaoğlu ve ark., 2004), üretim kolonilerinin analı veya anasız oluşu, hasat aralığı, yüksük tipi gibi (Karlıdağ ve Genç, 2009) faktörler arı sütünün verimini etkileyen faktörlerdendir. 

Arılar az sayıda kraliçe larvası yetiştirdiğinden az miktarda arı sütü üretirler. Daha fazla arı sütü üretmek için arı yetiştiricileri yaşlı kraliçeyi uzaklaştırarak yeni kraliçe üretmek için arıların iç güdülerinden faydalanırlar. Arı sütü bir mevsimde yaklaşık 500 g/koloni özel arı bölümlerinde üretilir (Bogdanov, 2012a). Ürünün yüksek su içeriğinden dolayı bileşim dondurularak  kurutulmuş olarak korunur (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012). Dondurularak kurutulmuş arı sütü nem çeken toz bir maddedir. Vakum altında dondurulmuş üründen su içeriğinin uzaklaştırılması ile elde edilir. Ürünün orijinal karakteristiğini korumak için en iyi kurutma işlemidir. Böylece yüksek sıcaklıkta buharlaştırma ile uzaklaşan uçucu bileşenler ne zarar görür ne de bozulur (Bogdanov, 2012a).


Arı sütü bileşimi

Çizelge 2’de taze ve lizofilize edilmiş arı sütünün kompozisyonu gösterilmiştir. Bu değerler genel standartlar kullanılmaksızın çoğu ülkedeki ve farklı düzenlemeler altındaki araştırmacılardan meydana gelir (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012).


Çizelge 2 taze ve lizofilize edilmiş arı sütünün kompozisyonu  (Bogdanov, 2012a; Bogdanov, 2012b; Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012)

  Taze Liyofilize
Su % 60-70 <5
Yağ % 3-8 8-19
10-hidroksi-2-dekonoik asit % >1.4 >3.5
Protein % 9-18 27-41
Fruktoz+Glukoz+Sukroz % 7-18 
Fruktoz % 3-13 
Glukoz % 4-8 
Sukroz % 0.5-2.0 
Kül % 0.8-3.0 2-5
Ph 3.4-4.5 3.4-4.5
Asitlik  (ml 0.1 N NaOH/g 3.0-6.0 

Arı sütünün bileşimi oldukça komplekstir. Taze arı sütü; %60-70 nem,  %12-15 ham protein, %3-6 yağ,   %10-16 karbonhidratlar,  %1.5 mineral tuzları ile vitaminleri içermektedir. Ayrıca; 10-hidroksil-2-dekenoik asit gibi bağışıklık sistemi düzenleyici, antibakteriyel protein, yağ asitleri, peptitler gibi çok sayıda biyoaktif maddeler de bulunur (Bogdanov, 2012a; Bogdanov, 2012b, Cihan ve ark., 2011; Daniele ve Casabianca; 2012; Isidorov ve ark., 2009; Jamnik ve ark., 2007; Karabağ ve ark., 2010; Karacaoğlu ve ark., 2004; Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012; Şahinler, 2000; Viuda-Martos, 2008). Enzim, antibakteriyel ve antioksidan maddeler, iz miktarda C vitamini vardır. A, D, E, K vitaminleri arı sütünde bol miktarda bulunur (Elnagar, 2009).  Liyofilize örnekler;  % 5’ den daha az su, % 27–41 protein, % 22–31 karbonhidrat ve % 15–30 lipit içerirler (Isidorov ve ark., 2009; Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012).

Protein ve Peptitler

Arı sütünde ortalama olarak 7,3 mg/g serbest amino asit bulunmaktadır. En fazla bulunan serbest amino asitler ise; prolin, lisin, ß-alanin, fenilalanin,  aspartik asit ve serin'dir (Çizelge 3) (Karabağ ve ark., 2010; Şahinler, 2000).

 

Çizelge 3: Arı sütünde bulunan amino asitler (Şahinler, 2000)

Amino asitler mg/100g
Aspartik asit 3851
Treonin 807
Serin 980
Glutamik asit 3851
Prolin ---
Glisin 421
Sistin ---
Valin 573
Metiyonin 403
Isolösin 312
Lösin 962
Tirosin 828
Fenilalanin 905
Histidin  589
Lisin 643
Amonyak 139

 Oda sıcaklığında prolin ve lisin artarken, 10 ay 4 °C’ de önemli miktarda amino asit değişimi olmaktadır. Bu; glukoz oksidaz, invertaz, asit ve alkali fosfataz,  alfa ve beta esteraz, lösin aminopeptidaz, valin aminopeptidaz lipaz, fosfoamidaz ve süperoksit dismutaz prolitik enzim aktivitesinden dolayıdır (Bogdanov, 2012a).

Lipitler

Arı sütündeki lipitler proteinden sonra 2. önemli maddelerdir. % 80–85 yağ asidi, % 4–10 fenoller, % 5–6 vakslar, % 3–4 steroller ve % 0.4–0.8 fosfolipitler arı sütünde bulunan lipitlerdir (Bogdanov, 2012a). Arı sütünün lipit kısmında gaz-sıvı kromatografisi ile yapılan incelemelerde, 26'dan fazla yağ asidi gözlenmiştir. Bunlardan başlıcaları; nonanoik, kaprik, undekanoik, tridekanoik, laurik, miristoleik, palmitik, palmitoleik, stearik, linoleik ve araşidoneik asit olarak tespit edilmiştir. Arı sütünün asıl sağlık üzerine etkisini oluşturan maddeler yağ asitlerinden oluşmaktadır (Karabağ ve ark., 2010). Yağ asidi fraksiyonunun;  %32'si trans-10-hidroksi-2-dekenoik asitten (10-HDA), % 24 glukonik asit, % 22 10-hidroksidekanoik asid (HDAA), 5% dikarboksilik asitler ve diğer yağ asitlerinden oluşur (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). 10-HDA (Şekil 4) ve HDAA arı sütünün özel bileşenleridir (Isidorov ve ark., 2011; Karabağ ve ark., 2010; Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012).
 
Şekil 4: trans 10-hidroksi-2-dekenoik asit (10-HDA)

 


Karbonhidratlar

Arı sütü; fruktoz, glukoz ve sükroz gibi 3 önemli karbonhidrat içerir ve iz miktarda maltoz, trehaloz, melibioz, riboz ve erloz içerir (Bogdanov, 2012a, Daniele ve Casabianca, 2012).

Mineraller

Arı sütünde esas olarak K, P, S, Na, Ca, Al, Mg, Zn, Fe, Cu ve Mn bulunur ama iz miktarda (0.01-1 mg/100 g) ise Ni, Cr, Sn, W, Sb, Ti ve Bi bulunur (Çizelge 4). Sodyum içeriği 11-14 mg/ 100 g arasındadır (Stocker ve ark., 2005).
 
Çizelge 4: Arı sütünde bulunan mineral kompozisyonu (Bogdanov, 2012a).

Mineraller mg/100g
Potasyum (K) 200-1000
Kalsiyum (Ca) 25-85
Magnezyum (Mg) 20-100
Çinko (Zn) 0.7- 8
Demir (Fe) 1-11
Bakır (Cu) 0.33-1.6


Vitaminler

 Arı sütünde iz miktarda C vitamini vardır. A, D, E, K vitaminleri de arı sütünde bol miktarda bulunur (Karabağ ve ark., 2010). Bunlara ek olarak bulunan vitaminler Çizelge 5’ te verilmiştir (Bogdanov, 2012a).

Çizelge 5: Arı sütünde bulunan vitaminler (Bogdanov, 2012a).

Vitaminler Mg/100g
Niasin (B3) 4.5-19
Piridoksin (B6) 0.2-5.5
Tiamin (B1) 0.1-1.7
Riboflavin (B2) 0.5-2.5
Pantotenik asit (B5) 3.6-23
Folik asit 0.01-0.06
Biotin (H) 0.15-0.55

Fenolik Bileşikler

Arı sütündeki fenoliklerin çoğu flavonoid formundadır (Çizelge 6) (Viuda-Martos, 2008). Arı sütünde bulunan temel flavonoidler (quercetin, kaempherol, galangin ve fisetin), flavanonlar (pinocembrin, naringin ve hesperidin) ve flavonlar (apigenin, acacetin, chrysin ve luteolin) dır (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012).


Çizelge 6: Arı sütünde bulunan fenolik bileşikler (Viuda-Martos, 2008)

Grup Bileşen
flavonoidler quercetin, kaempherol, galangin ve fisetin
flavanonlar pinocembrin, naringin ve hesperidin
flavonlar apigenin, acacetin, chrysin ve luteolin


 Arı sütünün bileşimi; arıların doğal beslenmesine, mevsime, larvanın yaşına, üretim yöntemine (Karacaoğlu ve ark., 2004), bölgelere (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012), arının kullandığı bitki türüne ve bitki sağlığına bağlı olarak değişmektedir.

Arı sütünün depolanması ve raf ömrü

Arı sütü sürekli buzdolabında 0- 4°C’ lik sıcaklıklarda saklamaya tabi tutulmalıdır. Saf arı sütü ışık ve oksijen teması olmaksızın +4°C ile +10°C arası sıcaklıklarda (buzdolabında) 4 ay saklanabilir. Çünkü bu şartlarda bile arı sütünün antibiyotik içeriği azalmaktadır  (Bogdanov, 2012a; Karabağ ve ark., 2010). Işıksız ortamda, oda sıcaklığında birkaç hafta yapısı bozulmadan saklanabilir. Ayrıca arı sütü kapları soğuk dolaplardan çıkarılarak taşınacaksa, özel buz kapları içinde nakledilmeli, soğuk zincir kopmamalıdır (Bogdanov, 2012a; Karabağ ve ark., 2010).

Liyofilize edilmiş arı sütünün raf ömrü buzdolabında depolanırsa (3-5 ºC) 1 yıl, dondurucuda depolanırsa (< - 18 ºC) en az 2 yıldır.

Bal ile karışmış arı sütü ise +5 °C ile +10 °C arasında yine ışık ve oksijen teması olmaksızın renkli cam kavanozlarda uzun sure (4 ay) saklanabilir. Bal ve arı sütü karışımı % 18’den daha az nem içeriyorsa, oda sıcaklığında raf ömrü 2 yıldır.

Taze ve liyofilize edilmişin arı sütünün 10 g’ ı 30 kaloriye karşılık gelir. Taze arı sütü yetişkinler için 100-250 mg/ gün, çocuklar için yarım dozdur. Astım veya alerjisi olanlar arı sütü tüketmemelidir (Bogdanov, 2012a, Bogdanov, 2012b).

Sağlık üzerine etki

            Yapılan çalışmalar sonucunda arı sütü;  antitümöral aktivite (Jamnik ve ark., 2007), antihiperkolesterolemik aktivite (Jamnik ve ark., 2007), antifatigue etki (yorgunluk önleyici) (Kamakura ve ark., 2001), insülin benzeri etki (kan şekerini düşürücü-hipoglisemik) (Jamnik ve ark., 2007; Krylov ve Sokolskii, 2000; Salazar-Olivo ve Paz-Gonzales, 2005), östrojenik aktivite (Mishima ve ark., 2005), antiinflamatuar etki (Fujii ve ark., 1990) gösterir. Ayrıca kolajen üretimini teşvik ederek (Koya-Miyata ve ark., 2004) yaşlanmayı önleyici etkisinin olduğu bilinmektedir (Inoue ve ark., 2003; Krylov ve Sokolskii, 2000; Viuda-Martos ve ark., 2008). Bunların yanı sıra antibakteriyel aktivitesi, antiseptik (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012), vazodilatif  (kan damarlarını genişletici) (Ramadana ve Al-Ghamdi, 2012) ve kan basıncını düşürücü (Guo ve ark., 2007; Krylov ve Sokolskii, 2000) etkisi de bulunmaktadır. Arı sütünün; hafızayı güçlendirdiği (Krylov ve Sokolskii, 2000), fiziksel performansı arttırdığı, gelişme ve büyümeyi hızlandırdığı, hormonları düzenlediği (Karabağ ve ark., 2010), bağışıklık sistemini uyardığı, radyasyona karşı ve karaciğer hastalıklarına koruyucu olduğu bildirilmiştir (Karabağ ve ark., 2010). Ayrıca arı sütünün diğer sağlık üzerine etkileri Çizelge 7’ de gösterilmiştir.

 

 

 


Çizelge 7: Arı sütünün insanlarda tedavi edici etkisi

Kullanımı Referanslar
Prematüre bebeklerde ya da beslenme eksikliğinde: kiloda, kırmızı kan hücrelerinde, hemoglobinde, iştahta artışı Krylov ve Sokolskii, 2000; Shkenderov ve Ivanov, 1983
Menopoz sorunlarında   Krylov ve Sokolskii, 2000; Szanto ve ark., 1994
Solunum hastalıkları, astım Krylov ve Sokolskii, 2000; Lakin, 1993
Göz hastalıklarında: göz kapağı yangısı, gözde kan akışı rahatsızlıklarında Krylov ve Sokolskii, 2000
Kansere karşı Kaftanoğlu ve Tanyeli, 1997.
Gastrik, ülsere karşı Krylov ve Sokolskii, 2000
Böbrek rahatsızlıklarına karşı Asafova ve Orlov, 2001

Vücutta reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi sonucunda oksidatif stres ortaya çıkar. Çok fazla ROS üretildiği zaman hücre zarları, proteinler, enzimler ve DNA zarar görebilir (Guo ve ark., 2009; Karabağ ve ark., 2010). Buna karşın arı sütü ile alınan antioksidanlar ROS ile bağlantılı hastalıklara (kanser, atherosklerosis (damar sertliği), hiper tansiyon, yaşlanma ve diyabete karşı koruma yaparlar (Guo ve ark., 2009; Karabağ ve ark., 2010; Viuda-Martos ve ark., 2008). Hücrelerin, oksidatif stres denen vücutta oluşan serbest oksijen radikallerince hasara uğraması sonucu yaşlanma meydana gelir.

Arı sütü antibakteriyel aktiviteye sahiptir. Arı sütü hem gram-pozitif hem gram negatif bakterileri yok eder, ancak gram pozitif üzerine etkisi daha yüksektir (Bogdanov, 2012a). Antibakteriyel aktivite 10-HDA, farklı proteinler ve peptitlerden kaynaklanmaktadır. Pseudomonas aeruginos’a karşı arı sütü antibiyotik özellik göstermektedir. Bağışıklık değiştirici en önemli etkiler kanser, alerji, inflamasyondur. Arı sütünün bağışıklık değiştirici etkisi apalbumin1 etkisinden kaynaklanmaktadır (Bogdanov, 2012a). Arı sütü uyarıcı özelliğe sahiptir. Merkezi sinir sistemi üzerine aktifleştirici etkisi vardır (Bogdanov, 2012a). Yapılan hayvan denemeleri sonucunda arı sütü kullanımı sonucunda Alzheimer ve Parkinson hastalığında azalma gözlenmiştir (Bogdanov, 2012a).

Arı sütü çeşitli kan parametrelerini etkiler; serum kolestrolü ve trigliserit seviyelerinde azalma, yüksek yoğunluklu lipoprotein kolestrol (HDL) seviyelerinde artış, plazma fibrinojen ve trombosit seviyelerinde azalışa neden olur. Bu aktivite arı sütü peptitlerinden kaynaklanmaktadır (Bogdanov, 2012a). Arı sütünün fare ile yapılan biyokimyasal denemeleri sonucunda kalp koruyucu etki gösterdiği bulunmuştur. Anti-hipertansif, hipotansif ve kan damarlarını genişletici etkisinin olduğu hayvanlarla yapılan çalışmalarda görülmektedir.

Arı sütündeki kimyasal bileşenlerin sağlık üzerine etkisi

Arı sütünde temel olarak bulunan 10-HDA, 10-hidroksi-2-dekenoik asit,’in, antibiyotik içerdiği, antitümör etkisinin olduğu, antioksidatif, hipoglisemik etkisinin olduğu bilinmektedir. 10-HDA’ nın antibiyotik etkisi  Escherichia coli, Salmonella, Proteus, Bacillus suptillis ve Staphylococcus aureus mikroorganizmalarına karşı kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda arı sütünün 0,5 mg ve 1 mg miktarlarının bakteri gelişimini inhibe ettiği görülmüştür. Ayrıca bazı antibiyotiklere kıyasla bakteriler üzerinde daha etkili olduğu gözlenmiştir (Bogdanov, 2012a; Şahinler, 2000; Karabağ ve ark., 2010; Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). Diğer arı sütü asitlerinin farmakolojik özellikleri bilinmemektedir (Isidorov ve ark., 2011).

Arı sütündeki proteinler albumin proteinlerine sahiptir. Bu nedenle de; antioksidatif (Guo ve ark., 2005; Guo ve ark., 2009), bağışıklık sistemi düzenleyici (Okamoto ve ark., 2003), antibakteriyel (Romeanelli ve ark., 2011), antiinflamatuar (Majtan ve ark., 2010), yorulma önleyici (Kamakura ve ark., 2001), hipertansif (Maruyama ve ark., 2005), anti-alerjik (Okamoto ve ark., 2003), diyabet önleyici (Kramer ve ark., 1982), kolajenin çoğalması ve deri fibroblastın farklılaşması (Tsuruma ark., 2011) etkileri vardır.

 Arı sütündeki protein ve fenolik fraksiyonlar yüksek antioksidan aktivite ve aktif oksijen türlerine karşı oksijen tutucu özelliklere sahiptir. Flavonoidler ve sinnamik asit türevlerini içeren fenolik bileşiklerin çoğu çeşitleri arı sütünde bulunur. Ancak bu konsantrasyon arının kullandığı bitki çeşidi, bitki sağlığı, mevsimsel ve çevresel faktörlere göre değişmektedir. Bu özelliklerinden dolayı flavonoidler antioksidan özellik gösterirler (Ramadana ve Al-Ghamdib, 2012). Flavonoidler; antibakteriyal, antiviral, anti-inflamatuar, antialerjenik, kalp koruyucu, enzimatik kahverengileşmeyi önleyici, vasodilator (damarların genişlemesi) etkileri vardır (Bogdanov, 2012a). Ayrıca trombosit (kan pulçukları) çoğalmasını yok eder (Viuda-Martos, 2008).

Sonuç

Arıdan elde edilen bir gıda ürünü olan arı sütü sadece besleyici değere sahip değil aynı zamanda fonksiyonel ve biyolojik değere de sahiptir. Antioksidan, antiinflamatuar, antibakteriyel, antiviral gibi önemli etkilere sahiptir. Arı sütünün faydalı etkilerinden dolayı farklı gıdalara ek olarak da kullanılabilmektedir. Ancak bazı durumlarda arı sütü kullanımına dikkat edilmelidir. Çünkü arı sütü bazı alerjenler içermektedir. Astım veya alerjisi olanlar asla arı sütü tüketmemelidir. İnsan gıdası olarak tüketilen arı sütü saf halde taze olarak, bal ile çeşitli oranlarda karıştırılarak, kapsül, draje ve benzeri şekillere getirilerek kullanılmaktadır. Bilim adamlarının arı sütüne olan ilgisinin giderek arttığı ve alternatif tıbbi ürünler için oldukça önemli bir kaynak olduğu, bu sebeple arı sütünün gelecekte insanlık için daha da önemli olacağı düşünülmektedir.

Kaynaklar

1- Asafova, N, Orlov, B, Kozın, R., 2001, Physiologically active bee products (in Russian),  Y.A.Nikolaev Nijnij Novgorod; 360
2- Bogdanov, S., 2012a, The Royal Jelly Book, Royal Jelly and Bee Brood: Harvest, Composition, Quality, www.bee-hexagon.net, Erişim Tarihi: 15 Mart 2012.
3- Bogdanov, S., 2012b, The Royal Jelly Book, Royal Jelly, Bee Brood: Composition, Nutrition, Health, www.bee-hexagon.net, Erişim Tarihi: 15 Mart 2012.
4- Cihan,Y. B., Arsav, V.,Göcen, E., 2011, Radyasyonun İndüklediği Beyin Hasarına Karşı Arı Sütünün Koruyucu Etkisi, Journal of Neurological Sciences,29; 475-486.
5- Daniele, G.,Casabianca, H., 2012, Sugar composition of French royal jelly for comparison with commercial and artificial sugar samples, Food Chemistry, In Press.
6- Elnagar, S., A., 2010, Royal jelly counteracts bucks’ “summer infertility”, Animal Reproduction Science, 121, 174–180.
7- Fujii, A., Kobayashi, S., Kuboyama, N., Furukawa, Y., Kaneko, Y., Ishihama, S., Yamamoto, H., Tamura, T., 1990. Augmentation of wound healing by royal jelly (RJ) in streptozotocin-diabetic rats. Jpn. J. Pharmacol. 53, 331–337.
8- Guo, H., Kouzuma, Y., Yonekura, M., 2005, Isolation and properties of antioxidative peptides from watersoluble royal jelly protein hydrolysate. Food Science and Technology Research 11, 2, 222-230.
9- Guo, H., Kouzuma, Y., Yonekura, M., 2009, Structures and properties of antioxidative peptides derived from royal jelly protein, Food Chemistry 113, 238-245.
10- Guo, H., Saiga, A., Sato, M., Miyazawa, I., Shibata, M., Takahata, Y., Morimatsu, F., 2007, Royal jelly supplementation improves lipoprotein metabolism in humans. Journal Of Nutritional Science And Vitaminology, 53, 345-348.
11- Inoue, S.I., Koya-Miyata, S., Ushio, S., Iwak, K., Ikeda, M., Kurimoto, M., 2003. Royal jelly prolongs the life span of C3H/ H3J mice: correlation with reduced DNA damage. Exp. Gerontol. 38, 965–969.
12- Isidorov, V. A., Czyzewska, U.,  Jankowska, E., Bakier, S., 2011, Determination of royal jelly acids in honey, Food Chemistry, 124, 387–391.
13- Isidorova, V. A., Czyzewska, U., Isidorov, A. G., Bakier, S., 2009, Gas chromatographic and mass spectrometric characterization of the organic acids extracted from some preparations containing lyophilized royal jelly, Journal of Chromatography B, 877, 3776–3780.
14- Jamnik, P., Goranovic, D., Raspor, P., 2007, Antioxidative action of royal jelly in the yeast cell, Experimental Gerontology, 42, 594–600.
15- Kaftanoğlu, O.,  Tanyeli, A., 1997, The use of royal jelly during treatment of childhood malignancies, Bee Products. Properties, Applications, and Apitherapy.
16- Kamakura, M., Mitani, N., Fukuda, T., Fukushima, M., 2001, Antifatigue effect of fresh royal jelly in mice, Journal Of Nutritional Science And Vitaminology,47, 394-401.
17- Karabağ, K., Dinç, H., Selçuk, M., 2010, MYO-OS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu, 21-22 EKİM 2010-DUZCE.
18- Karacaoğlu, M., Köseoğlu, M., Uçak-Koç, A., 2004, Farklı yöntemlerin Ege ekotip ve Kafkas x Ege melezi balarılarının arı sütü verimleri üzerine etkileri, ADÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 2004, 29 – 33
19- Karlıdağ, S.,Genç, F., 2009, Arı Sütü Verimine Etki Eden Faktörler, Atatürk Üniv., Ziraat Fak. Derg., 40, 127-132.
20-  Koya-Miyata, S., Okamoto, I., Ushio, S., Iwaki, K., Ikeda, M., Kurimoto, M., 2004. Identification of a collagen production-promoting factor from an extract of royal jelly and its possible mechanism. Biosci. Biotechnol. Biochem. 68, 767–773.
21- Kramer, K., Childs, C. N., Spiers, R., Jacobs, R., 1982, Purification of insulin-like peptides from insect haemolymph and royal jelly, Insect Biochem, 12, 91-98.
22- Krylov, V., Sokolskii, C., 2000, Royal jelly (in Russian), Agroprompoligrafist Krasnodar, 214.
23- Lakin, A., 1993, Royal jelly and its efficacy. International Journal of Alternative and Complementary Medicine, 11, 19-22.
24- Majtan, J., Kumar, P., Majtan, T., Walls, A. F., Klaudiny, J., 2010, Effect of honey and its major royal jelly protein 1 on cytokine and MMP-9 mRNA transcripts in human keratinocytes, Experimental Dermatology,19, 73-79.
25- Maruyama, H., Yoshida, C., Tokunaga, K., Araki, Y., Mishima, S., 2005, The effect of a peptide (Ile-Val-Tyr) derived from royal jelly treated with protease on blood pressure of spontaneously hypertensive rat. Journal of the Japanese Society for Food Science and Technology Nippon Shokuhin Kagaku Kogaku Kaishi 52, 491-494.
26-  Mishima, S., Suzuki, K., Isohama, Y., Kuratsu, N., Araki, Y., Inoue, M., Miyata, T., 2005, Royal jelly has estrogenic effects in vitro and in vivo, J. Ethnopharmacol, 101, 215–220.
27- Okamoto, I., Taniguchi, Y., Kunikata, T., Kohno, K., Iwaki, K., Ikeda, M., Kurimoto, M., 2003, Major royal jelly protein 3 modulates immune responses in vitro and in vivo. Life sciences.Pt.2:Biochemistry, general and molecular biology 73, 2029-2045.
28- Ramadana, M. F., Al-Ghamdi, A., 2012, Bioactive compounds and health-promoting properties of royal jelly: A review, Journal  Of Functional Foods, 4,39 –52.
29- Romanelli, A., Moggio, L., Montella, R., C., Campiglia, P., Iannaccone, M., Capuano, F., Pedone, C., Capparelli, R., 2011, Peptides from Royal Jelly: studies on the antimicrobial activity of jelleins, jelleins analogs and synergy with temporins. Journal of Peptide Science, 17, 348-352.
30-  Salazar-Olivo, L.A., Paz-Gonzales, V., 2005. Screening of biological activities present in honeybee (Apis mellifera) royal jelly. Toxicol. In Vitro 19, 645–651.
31- Shkenderov, S., Ivanov, T., (1983, Pcelni Produkti, The Bee Products (in Bulgarian). Zemizdat (Abstract in Honey bibliography), 1-238.
32- Stocker, A., Schramel,  P., Kettrup, A., Bengsch, E., 2005, Trace and mineral elements in royal jelly and homeostatic effects. Journal of Trace Elements in Medicine and Biology 19, 183-189.
33- Szanto, E., Gruber, D., Sator, M., Knogler, W., Huber, J. C., 1994, Placebo-controlled study of melbrosia in treatment of climacteric symptoms, Wiener Medizinische Wochenschrift, 144, 130-133.
34- Şahinler, N., 2000, Arı Ürünleri ve İnsan Sağlığı Açısından Önemi, MKÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 5 (1-2): 139-148, 2000.
35- Tsuruma, Y., Maruyama, H., Araki, Y., 2011, Effect of a Glycoprotein (Apisin) in Royal Jelly on Proliferation and Differentiation in Skin Fibroblast and Osteoblastic Cells,  Journal of the Japanese Society for Food Science and Technology Nippon Shokuhin Kagaku Kogaku Kaishi 58,  121-126.
36- Viuda-Martos, M., Ruiz-Navajas, Y., Fernandez-lopez, J., Perez-alvarez, J., A.,2008, Functional Properties of Honey, Propolis, and Royal Jelly, Journal of Food Science, 73,9.


* Bu eser gıda bilimine büyük katkılar veren Prof. Dr. Yaşar HIŞIL’a atfedilmiştir.
    


 

Yazarın diğer yazıları