Beslenme alışkanlıklarımızı temize çekelim

Artık "temiz etiket" ibaresini "daha sağlıklı" ürünlerle ilişkilendirmeye başlıyoruz. Bu durumun imalatçıların temiz etiketli ürünler üretimindeki artışa neden olduğunu araştırma sonuçları gösteriyor.

Nur Coşkun İstanbulluoğlu

Beslenme alışkanlıklarımızı temize çekebilecek güvenilir yollar arama yöntemlerimiz, gıda güvenliği ile ilgili farkındalığımız arttıkça netleşiyor. Özellikle tükettiğimiz gıda ürünleri ile ilgili “yapay bileşen içermez”, “koruyucu madde içermez” ve “yalnızca doğal içerikler” gibi bilgiler artık daha fazla ilgimizi çekiyor.

Her geçen gün özellikle sosyal medyada çoğalan temiz ve sağlıklı beslenmeyle ilgili bilgiler, ürünün kalorisine odaklanmadan öte, işlenmiş gıda, katkı maddeleri veya koruyucu maddelerin miktarına dikkat etmemizi de sağlıyor.
Artık "temiz etiket" ibaresini "daha sağlıklı" ürünlerle ilişkilendirmeye başlıyoruz. Bu durumun imalatçıların temiz etiketli ürünler üretimindeki artışa neden olduğunu araştırma sonuçları gösteriyor. Mintel GNPDi raporuna göre, son dört yıl içinde en fazla temiz etiketli ürün lansmanı %47 ile Avrupa’da gerçekleşirken bu oran Ortadoğu’da %4ler civarında. Aslında dünya genelinde tüketiciler arasında temiz etiketli ürünle ilgili farkındalık yaygınlaşıyor.

Etiketin Gücü

Dünyada bilinçli tüketicilerin talepleri, güvenli gıda ve içecek endüstrisinin “temiz etiket” algısını şekillendiriyor. Basit, tanınabilir ve kulağa kimyasal gelmeyen sadece 'doğal' maddeler içeren, içerisinde E-kodları veya gıda katkı maddeleri gibi hiçbir “zararlı madde” bulunmayan, üretim süreci hakkında bilgi veren, minimum işleme tabii tutulmuş ürünler tüketicilerde daha 'sağlıklı' bir beslenme profili algısı yaratarak 'temiz etiketli' olarak değerlendiriliyor. Gıdaların hiçbir kimyasal madde kullanılmadan üretimi, minimal prosesle ambalajlanarak, etiketinde basit ve şeffaf bir şekilde gıda içeriğinin bildirilmesi, “temiz etiketli gıda” olarak tanımlanmayı hak ediyor. Temiz etiketli gıda ürünü, içeriğinde, sentetik boya, aroma maddeleri, koruyucu maddeler veya diğer katkı veya yardımcı maddelerin kullanılmaması anlamına da geliyor.

Artık tüketiciler, gerçekten "daha temiz" olup olmadığını görmek için yiyecek ve içecek ürünlerinin etiketlerini titizlikle inceliyor. Dünya çapında tüketicilerin %64'ü gıda ambalajlarındaki etiketleri okuyor. Dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin son bir yıl içinde içerik konusundaki araştırmalarını artırdığı belirtiliyor. Örneğin Beneo Temiz Etiket Tüketici Araştırması İngiltere’deki tüketicilerin%51’inin içerik listesine baktığını, %43’ünün beslenme bilgisine ve %32’nin de sağlık ve beslenme bilgilerini incelediğini gösteriyor.

Ürün etiketi okumayı öğreniyor muyuz?

Dünya genelinde tüketicilerin gıda güvenliği kriterlerine uygun temiz etiketli ürün tercihi, imalatçıların ürün yelpazesini şekillendirmeye devam ederken, ülkemizde de ürün etiketi okuma alışkanlığının yaygınlaşacağına inancımız tam. Özellikle üniversitelerde tez çalışmaları sırasında yapılan araştırmaların tüketicilerin bu konudaki algısı üzerine umut verici sonuçları var.

Örneğin geçtiğimiz yıl 19-64 yaş grubuna yönelik etiket okuma alışkanlığı ve algısı ile ilgili yapılan bir araştırma (1) gösteriyor ki;

Kadınların %58,7’sinin erkeklerin %41,3’ünün gıda etiketi okuma alışkanlığı var. Gıda etiketi okuma ile refah düzeyi arasında paralellik olması hiç şaşırtıcı değil. Tüketicilerin %79,0’u etikette içindekiler bilgisine bakarken, %45,5’i ürünün ağırlığına, %41,0’i enerji içeriğine, %28,7’si protein içeriğine, %53,5’i yağ içeriğine, %28,7’si karbonhidrat içeriğine, %16,8’i lif içeriğine, %33,2’si tuz içeriğine, %41,3’ü ilave şeker içeriğine, %22,3’ü vitamin içeriğine, %41,0’i mineral içeriğine dikkat ediyor. Ürünlerin üzerindeki etiketleri kadınlar erkeklere göre daha sık okuyor. Etiket okuyanların %70’inin öğünleri ise düzenli...ve gıda etiketi okuma alışkanlığı olanların %46sı haftada 3-4 kez egzersiz yapma alışkanlığı olan kişiler....

Sağlıklı beslenme ve gıda güvenilirliği birbiriyle iç içe kavramlar aslında...Tarladan sofraya gelene kadar, üretim, işleme, saklama, taşıma, dağıtım aşamaları uygun şartlarda yapılabildiği oranda, gıda güvenilirliği temin edilmiş, sağlıklı ve lezzetli gıda ürünlerini gönül rahatlığı ile tüketebiliyoruz. Güvenilir olmayan gıdalar sağlığımız için ciddi tehdit unsurları. Bu nedenle gıda zincirinin en başından yani üretimden ve tarladan, tüketim ve sofraya kadar geçen süreçte güvenilir gıdaların temini için akıllı gıda güvenilirliği sistemlerinin her geçen gün geliştirilmesi ümidiyle...

*****************************************

(1) Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü – Tüketicilerin Gıda Güvenilirliği Yönünden Etiket Okuma Alışkanlığı ve Algısının Değerlendirilmesi
– Dyt. Eylem Ezgi Tüyben- Toplu Beslenme Sistemleri Programı Yüksek Lisans Tezi– Ankara 2018

Eylül 2018 sayısının 44.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları