Bir değerlendirme

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirketin Kamu Borçlarından Sorumluluğu ve Konuyu Düzenleyen Farklı Mevzuat Hükümleri Kapsamında bir Değerlendirme


Av. Emine Başcı Devres
Devres Hukuk Bürosu
www.devres-law.com

Sermaye şirketlerinin bir türü olan anonim şirketlerin en önemli özelliklerinden biri, şirket tüzel kişiliğinin, şirketi oluşturan ortaklardan ve şirketi idare eden yönetim kurulu üyelerinden bağımsız ve ayrı bir yapıda olmasıdır. Anonim şirketin bu özelliği, şirket kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerce çoğunlukla tercih edilmesine neden olmaktadır.
Prensipte anonim şirketin iş ve faaliyetlerinin tüm sonuçları anonim şirket tüzel kişiliği üzerinde doğar ve anonim şirketin işlemleri neticesinde hak ve yükümlülüklerin muhatabı da anonim şirket tüzel kişiliği olur. Ticaret mevzuatımız uyarınca anonim şirket ortaklarının şirkete karşı sorumlulukları sermaye taahhütlerini yerine getirmek ile sınırlı olduğundan, anonim şirket tüzel kişiliğinin borçları nedeniyle ortakların sorumluluğuna gidilemez.
Bununla birlikte, anonim şirketin iş ve faaliyetlerinin idare ve yürütülmesinden sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin, anonim şirket tüzel kişiliğinin kamu borçlarından, bir takım koşulların bir arada bulunmasına bağlı olarak sorumlulukları mevcuttur. Başka bir anlatımla, anonim şirket tüzel kişiliği kamu borçlarını ödemediği takdirde, yönetim kurulu üyelerinin ödenmeyen kamu borçlarından sorumluluğu belirli şartlar altında gündeme gelebilecektir.
Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirketin kamu borçlarından sorumluluğunun belirlenmesinde farklı mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekecektir. Zira anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin vergi borçlarından sorumluluğu Vergi Usul Kanunu’nda (VUK), diğer kamu borçlarından sorumluluğu Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da (AATUHK) ve şirketin Sigorta Güvenlik Kurumu primlerinden ve diğer kurum alacaklarından sorumluluğu ise Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda (5510 Sayılı Kanun) düzenlenmiştir. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kamu borçlarından sorumluluğunun farklı mevzuat hükümleri altında düzenlenmiş olması, farklı nitelikteki kamu alacakları açısından farklı kanuni düzenlemelerin dikkate alınmasını gerektirmektedir.
Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirket tarafından ödenmeyen vergi borçlarından sorumluluğu VUK’nun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, vergi yükümlüğünün yerine getirilmemesi yüzünden anonim şirket malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından tahsil edilir. Madde düzenlemesine göre vergi mükellefi anonim şirket olmakla birlikte, mükellefiyetin anonim şirket adına yerine getirilmesinden mükellefin kanuni temsilcisi sorumludur. Dolayısıyla anonim şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatına binaen anonim şirketin vergi yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumludur.
VUK kapsamında anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle talep edilebilir bir vergi alacağının bulunması gerekir. İkinci olarak da söz konusu vergi alacağının, kanuni temsilci sıfatıyla yönetim kurulu üyelerinin anonim şirketin vergi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle mükellefin kendisinden – yani anonim şirketten – tahsil edilememiş olması gerekir. Mükelleften tahsil edilememe ölçütünü de vergi alacağının cebri icra yolu ile anonim şirketten tahsil edilememesi şeklinde anlamak gerekir. Ancak bu durumdadır ki, yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen, asıl mükellef olan anonim şirkete sonradan rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, vergi borçlarından anonim şirketten sonra ikinci derecede mesul olduklarını söylememiz mümkündür.
Kamu alacaklarının tahsili hakkında genel bir düzenleme olarak kabul edilen AATUHK kapsamına giren diğer kamu alacakları ile ilgili olarak ise yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu AATUHK mükerrer 35. maddede düzenlenmiştir. Maddeye göre, anonim şirketin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından tahsil edilecektir.
AATUHK kapsamındaki kamu alacağından anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmesi için de öncelikle bu alacağın VUK kapsamındaki vergi alacağına benzer olarak talep edilebilir bir alacak niteliğinde olması gerekmektedir. Bilahare kamu alacağının asıl borçlu anonim şirketten tahsil edilmesinin imkânsız olması da bir diğer şarttır. Bu noktada özellikle VUK’nun 10. maddesinde “tahsil edilememe” kriteri ile AATUHK mükerrer 35. maddesinde öngörülen “tahsil edilememe veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan” kriterinin farklılığına dikkat çekmek gerekir.
VUK’nun 10. Maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedebilmek için yönetim kurulu üyelerinin ödevlerini yerine getirmemesi – kusur sorumluluğu – gerekirken, AATUHK mükerrer 35. maddesinde sorumluluğun doğması için kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması – kusursuz sorumluluk - yeterli görülmektedir. Çizilen bu hukuki çerçeve içerisinde yönetim kurulu üyeleri, müteselsilen ve asıl borçlu anonim şirkete bilahare rücu etme hakları saklı kalmak kaydıyla kamu borçlarından asıl borçlu şirketten sonra gelmek üzere ikinci derecede sorumlu tutulmaktadırlar.
Yine, yönetim kurulu üyelerinin bir kamu alacağından sorumlu tutulabilmesi için söz konusu kamu alacağının ilgili yönetim kurulu üyelerinin sorumlu bulunduğu görev süresi içerisinde doğmuş olması da gerekmektedir. Bu tespit, Anayasa Mahkemesi’nin 3.4.2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 19.3.2015 tarih ve 2014/144 Esas – 2015/29 Kara sayılı kararı ile açıklık kazanmıştır.
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kamu borçlarından sorumluluğu konusunda bir farklı düzenleme de anonim şirketin sigorta prim borçlarına yönelik olarak 5510 Sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiştir. 5510 Sayılı Kanun’un 88. maddesine göre, sigorta primleri ve diğer alacaklar haklı bir sebep olmaksızın kanunda belirtilen sürelerde ödenmezse işverenin yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, işveren ile birlikte SGK’ya karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Hem VUK hem de AATUHK düzenlemelerine benzer olarak 5510 Sayılı Kanun da kamu alacakları ile ilgili farklı bir rejim getirmekte, bu kapsamda sigorta prim ve diğer kurum alacakları işbu kanun özelinde kamu alacağının konusunu oluşturmaktadır. Yine VUK ve AATUHK düzenlemelerine benzer olarak, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirket prim ve diğer kurum borçlarından ötürü sorumlu tutulabilmesi 5510 Sayılı Kanun kapsamında talep edilebilir bir alacağın bulunması, söz konusu alacağın 5510 Sayılı Kanun’da öngörülen süreler içerisinde ödenmemiş olması ve alacağın ödenmemesine ilişkin de haklı bir sebebin olmaması gerekmektedir. Bu şartların bir arada gerçekleşmesi durumunda da işveren anonim şirket tüzel kişiliği ile birlikte yönetim kurulu üyeleri, prim borçları ile diğer kurum alacaklarının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.
5510 Sayılı Kanun kapsamında anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk derecesi VUK ve AATUHK’dan tamamen farklı olarak ikinci derecede değil, işveren konumundaki anonim şirket ile birlikte müştereken ve birinci derecede düzenlenmiştir. Bu bakımdan 5510 Sayılı Kanun kapsamında kurum tarafından alacakların tahsili amacıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle işveren konumundaki anonim şirkete başvurulması gerekmemekte, yönetim kurulu üyeleri şirket ile eşdeğerde sorumlu tutulduğundan yönetim kurulu üyeleri Kurum alacakları için doğrudan muhatap olarak işleme tabi tutulmaktadır.
Görüldüğü üzere her üç kanunun da konusunu kamu alacakları teşkil etmekteyse de, farklı kategorideki kamu alacakları bakımından anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları söz konusu yasa metinlerinde farklı şekillerde düzenlenmiştir.

Ocak 2017 sayısının 83'ncü sayfasında yayımlanmıştır.

Yazarın diğer yazıları