Bonoda ciro işlemi

Ciro, temel olarak, kambiyo senedinden doğan hakların devrine yönelik yazılı bir irade beyanıdır.

Ciro, bononun (ve diğer kambiyo senetlerinin) ticari hayatta tedavülünü sağlayan bir işlemdir. Ciro, temel olarak, kambiyo senedinden doğan hakların devrine yönelik yazılı bir irade beyanıdır. Bononun ciro edilerek lehine ciro yapılan kişiye teslim edilmesi ile bonodan doğan tüm haklar ciro edilene devredilmiş olur. Burada önem arz eden husus, Türk Ticaret Kanunu’nun 682.maddesinin 2.fıkrası uyarınca ciro ile, bonodan doğan hakların kısmen devrinin mümkün olmamasıdır.

Av. Emine Başcı Devres
Devres Hukuk Bürosu
www.devres-law.com

Değerli okuyucularımızın hatırlayacağı üzere bir önceki yazımızda kambiyo senetlerinden olan bonodaki aval hükümlerine değinmiştik. Bu yazımızda da, bono konusundaki hukuki değerlendirmelerimize devam etmek ve bono ile ilgili bir diğer önemli işlem olan ciro hakkında bilgi vermek isteriz.
Kambiyo senetlerinde ciro konusu aslında oldukça ayrıntılı ve teknik bir konudur. Biz bu yazımızda ciro işlemini ana hatlarıyla anlatarak hukuki bir değerlendirme yapma amacındayız.
Ciro, bononun (ve diğer kambiyo senetlerinin) ticari hayatta tedavülünü sağlayan bir işlemdir. Ciro, temel olarak, kambiyo senedinden doğan hakların devrine yönelik yazılı bir irade beyanıdır.
Bononun ciro edilerek lehine ciro yapılan kişiye teslim edilmesi ile bonodan doğan tüm haklar ciro edilene devredilmiş olur. Burada önem arz eden husus, Türk Ticaret Kanunu’nun 682.maddesinin 2.fıkrası uyarınca ciro ile, bonodan doğan hakların kısmen devrinin mümkün olmamasıdır. Bonodan doğan haklar, ancak bir bütün olarak ciro işlemine konu olabilir.
Ciro işleminin geçerliliği, diğer kambiyo senetlerine özgü tüm işlemlerde olduğu gibi birtakım şekil şartlarının yerine getirilmesine bağlıdır. Ciro işlemi ile hakların devrinden söz edebilmek için, öncelikle bahse konu senedin bono vasfında olması gerektiği unutulmamalıdır. Zaruri şekli unsurları taşımayan senetlerin ciro yolu ile devrinin mümkün olmadığı akıldan çıkarılmamalıdır.
Bonoda ciro beyanının, bono ya da bonoya bağlı alonj üzerine yazılması ve ciro eden tarafından el yazısı ile imzalanması gerekmektedir. Uygulamada yerleştiği şekli ile ciro, genellikle bononun arka yüzünde veya bonoya bağlı alonj üzerinde yer alır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 683. maddesinin 1. fıkrasına göre cironun ciro eden tarafından imzalanması ve imzanın el ürünü olması gerekmektedir. Ciro edenin tüzel kişi olması halinde tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkilinin/yetkililerin tüzel kişi unvanı altında el yazısı ile imzalarını atmaları gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, el yazısı ile atılmış imza olmaksızın sadece mühürle veya parmak izi şeklinde ya da mekanik olarak atılan imzalar, geçerli kabul edilmemektedir.
Cironun aynı zamanda kayıtsız ve şartsız olması gerekmektedir. Diğer taraftan, eğer bir ciro işlemi, herhangi bir kayda bağlı olarak yapılmışsa ciro geçerliliğini yitirmez ancak söz konusu kayıtlar yazılmamış sayılır. Ayrıca, ciro işlemi, kural olarak bononun vadesine kadar yapılabilir. Her ne kadar ciroya tarih atılması ve/veya cirantanın adresinin gösterilmesi geçerlilik şartları arasında yer almasa da uygulamacılara tavsiyemiz, ciro işlemine tarihin ve cirantanın adresinin de derç edilmesidir. Böylelikle ciro edenin ciro işlemini gerçekleştirdiği sırada hukuken ehliyetli olup olmadığı veya ciro işleminin ne zaman gerçekleştirildiği gibi hususların tespitinde ve ihbar gibi sair yükümlülüklerin yerine getirilmesinde kolaylık sağlanmış olur.

Ciro işlemini gerçekleştiren kişiye ciranta denir. Bir bononun ilk ciro işlemini, bononun lehdarı yapmaya yetkilidir. Lehdar, bonoyu ciro yolu ile bir üçüncü kişiye devredebileceği gibi, bonoyu tedavüle koymaksızın vadesinde bedelinin ödenmesini keşideciden talep edebilir. Lehdarın bonoyu ciro yoluyla tedavüle koymasından sonra ardından gelen kişiler de ciro ve teslim yolu ile bonodan doğan hakları devredebilirler. Birbirini takip eden bu ciro işlemleri neticesinde de esasen bononun tedavül haritasını ortaya koyan bir ciro zinciri ortaya çıkar.
Kambiyo senetlerindeki en önemli kurallardan olan “imzaların bağımsızlığı” prensibi, ciro zincirinde de geçerlidir. Ciro zincirindeki cirantaların imzaları birbirlerinden bağımsızdır. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere bir bono, borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, yetkisiz kişilerin imzalarını taşısa dahi bu durum diğer imzaların geçerliliğine etki etmez. Yani; cirantalardan birinin imzası sahte olsa bile, diğer cirantaların ciro işlemleri geçerliliğini korur.

Türk Ticaret Kanunu’nun 683. maddesinin 2. fıkrasına göre, lehine ciro yapılan kişinin isminin ciroda gösterilmesine gerek yoktur ve ciro sadece cirantanın imzası ile yapılabilir. Bu şekilde yapılan ciro, “beyaz ciro” olarak adlandırılır. Bononun arka yüzüne veya alonj üzerine yapılan beyaz ciro cirantanın sadece imzasını taşıyabileceği gibi “ödeyiniz” ibaresi ile birlikte de yapılabilir.
Lehine ciro yapılan kişinin ciranta tarafından ciroda gösterilmesi halinde ise “tam ciro”dan söz edilir. Bu şekilde yapılmış bir tam ciro beyanında lehine ciro yapılan kişi bono metninden anlaşılır. Tam ciro, “X’e ödeyiniz” şeklinde bir ibarenin ciranta tarafından imzalanmasıyla yapılır.
Sadece imza ile yapılabilecek beyaz cironun bono üzerindeki yeri oldukça önemlidir. Zira, geçen ayki yazımızda da belirttiğimiz üzere, bononun ön yüzünde keşidecinin imzası dışındaki her imzanın aval için konulmuş olduğu kabul edilir. Bu nedenle bononun ön yüzünde sadece imza ile aval taahhüdü verilebileceği, bononun arka yüzünde ve alonjda ise sadece imza ile beyaz ciro yapılabileceği unutulmamalıdır.
Ciro; temlik cirosu, tahsil cirosu ve rehin cirosu olmak üzere üçe ayrılır. Temlik cirosu, bonodan doğan hakların devri amacıyla yapılır. Tahsil cirosu ise cirantanın başka birini, bono bedelini kendisi (ciranta) adına tahsil etmesi için yetkilendirmek amacıyla yapılır. Genelde “bedeli tahsil içindir” kaydı ile uygulanır. Rehin cirosu da bonoya konu alacak üzerinde rehin hakkı tesisi amacıyla yapılmakta ve genelde “bedeli teminattır” kabilinden bir kaydı içermektedir.

Özetlemek gerekir ise;
i) Ciro edilen bononun ciro edilene teslim edilmesi ile,

a) bonodan doğan tüm haklar kayıtsız şartsız ciro edilene geçmekte (temlik cirosu), veya
b) ciro edilene bonodaki hakları tahsil yetkisi verilmekte (tahsil cirosu), veya
c) bonodan doğan tüm haklar ciro edilene rehin edilmiş olmaktadır (rehin cirosu).

ii) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak birbiri ardına yapılacak ciro işlemleri düzgün bir ciro zinciri oluşturmalıdır. Bir bonoyu elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olarak teşhisi, hakkının düzgün bir ciro silsilesine dayanmasına bağlıdır.

iii) Düzgün bir ciro zinciri ile bono borçluları arasına katılan ciranta, aksi kararlaştırılmadıkça bononun ödenmemesinden müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludur.

Aralık 2017 sayısının 86.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları