Prof.Dr. Semih Ötleş

Prof.Dr. Semih Ötleş

Gıda Kimyası

Coğrafi işaretleme –I*

Dünyada pek çok yerel ürün elde edildiği yerin adı ile tanınmaktadır. Yöresel ürün olarak adlandırılan, ün ve kalitelerini bulundukları yerin özgün doğal koşulları ya da beşeri faktörünün bilgi, beceri kültür ve geleneklerinden alan bu tipik...

Semih Ötleş Ege Üniversitesi, Gıda Mühendisliği Bölümü


Fatih Bakırcı AYBAK-NATURA

Coğrafi İşaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir.
Dünyada pek çok yerel ürün elde edildiği yerin adı ile tanınmaktadır. Yöresel ürün olarak adlandırılan, ün ve kalitelerini bulundukları yerin özgün doğal koşulları ya da beşeri faktörünün bilgi, beceri (know-how), kültür ve geleneklerinden alan bu tipik ürünler tarımsal ürünler ile özgün gıda ve el işi ürünlerinden oluşmaktadır (Malatya kayısısı, roquefort peyniri, çek kristali ve hint halısı gibi). Bu ürünler taklitlerine karşı korunabilmek ve haksız rekabete maruz kalmamak için ulusal ve uluslararası düzeyde coğrafi işaretler (Cİ) ile koruma altına alınmışlardır.
Son dönemlerde ülkeler, tüketici isteklerini yakalamak, tüketicileri ve yeni pazarları kendi ülkeleri ve markalarına çekmek için yoğun çabalar sarf ederek piyasalarda ülke ve bölge imajı yaratacak farklılaştırmaya dayalı bir pazarlama stratejisi izlemeye başlamışlardır.

  Özellikle AB ülkeleri, ürettikleri ürünlerin kalitesini garanti altına almak üzere üretimden işlemeye, paketlenmeden tüketime kadar geçen tüm evrelerde planlı ve örgütlü hareket etmektedir. Bunun en belirgin örneği, son yıllarda orijini belgelendirilmiş ürün sayısı ve tanıtım çalışmalarındaki artış gösterilebilir. Bunun yanı sıra, tüketicileri orijini belgelendirilmiş ürünleri tüketmeleri konusunda bilgilendirme çabaları hız kazanmıştır.

 Coğrafi orjinin adının kayıt altına alınması (registered designation of origin) kavramı ilk kez 6 Mayıs 1919 tarihinde bir kanun olarak Avrupa’da yazılmış ve 1990’lı yıllara kadar genellikle şarap ve benzeri alkollü içkiler için kullanılan bu kavram zaman içinde süt ürünleri ve bazı tarımsal ürünler için de kullanılmaya başlanmıştır. (INAO-IMO 2001). Günümüzde ise pek çok tarım ürünü ve gıda ürünleri için coğrafi işaretleme ve orjin belgesi önem taşımaktadır.

Coğrafi işaretleme ve koruma altına alınmış orijin adında amaç, belirli bir bölge veya alandan elde edilen bazı özel yüksek kaliteli ürünlere değer eklemektir.

Türkiye’de durum

  Türkiye’de coğrafi işaretlerin korunması hakkında 555 sayılı kanun hükmünde kararname (Anonim 1995a) anlamında coğrafi işaret, “belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir” olarak ifade edilmektedir. Bu Kanun Hükmünde Kararname anlamında coğrafi işaretler, menşe adı ve mahreç işareti olarak ikiye ayrılmıştır.

1- Menşe Adı; bir ürünün coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda  ülkeden kaynaklanması, tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanması, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre alan veya bölge sınırları içinde yapılması koşulu ile o yöre, alan veya bölge adını temsil eder. Bu bağlamda, söz konusu tarım veya gıda ürününün;

· o bölge, özel yer veya ülke menşeli olması,
· kalite veya niteliklerinin, doğa ve insan unsurları ile birlikte sadece özel bir coğrafi çevreye özgü olması ve
· üretimi, işlenmesi ve hazırlanmasının tanımlanan coğrafi bölgede gerçekleşmesi gerekmektedir.

2- Mahreç İşaret; bir ürünün coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan veya bölgeden kaynaklanması; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş olması; üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması koşulu ile o yöre, alan veya bölge adını temsil etmektedir. Bu bağlamda, söz konusu tarım veya gıda ürününün;

· o bölge, özel yer veya ülke menşeli olması,
· özgün kalitesi, ünü veya diğer niteliklerinin o coğrafi bölgeden ileri gelmesi ve üretimi ve/veya işlenmesi ve/veya hazırlanmasının tanımlanan coğrafi bölgede gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bir tarım veya gıda ürününe geleneksel olarak verilmiş olan coğrafi veya coğrafi olmayan adlar da yukarıda belirtilen koşulları sağlaması halinde menşe adı veya coğrafi işaret olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra, nihai ürünün bünyesinde kullanılan ham maddelerin (canlı hayvanlar, et ve süt ürünleri) işleme alanından farklı veya daha geniş bir coğrafi alandan temin edilmesi halinde aşağıdaki şartların yerine getirilmesi halinde de bazı coğrafi adlar menşe adı olarak nitelendirilmektedir:

· hammaddelerin üretildiği alanın tanımlanması,
· hammaddelerin üretimi ile ilgili özel koşulların varolması,
· bu özel koşulların denetlenebiliyor olması.


Avrupa’da durum

  AB’de ise koruma altına alınmış coğrafi işaretler iki tanedir. Bunlar, PDO (protected designation of origin/ Koruma altına alınmış orijin adı-mahreç işareti) ve PGI (protected geographical indication/ koruma altına alınmış coğrafi işaret-menşe işareti)’ dir. AB ülkelerinde orijin belgesi verilmiş ürünler arasında uyumun sağlanması ve bunların tanınmasının kolaylaştırılması için, ‘Birlik’ genelinde uygulanacak olan ortak PDO ve PGI logoları hazırlanmıştır. PDO, üretim tekniği detaylı ve net bir şekilde belirtilmiş olan belli bir gıda maddesi ya da tarımsal ürünün belli bir coğrafi alanda üretilmiş, işlenmiş ve hazırlanmış olduğunu ifade eden işarettir. PGI ise, söz konusu ürünün üretim, işleme ya da hazırlanma aşamalarından en az birinin belirtilen coğrafi bölgede yapılmış olduğunu gösteren işarettir.

 Ürünlerin PDO ve PGI logosu alması, etiketlendirilmesi, kayıt edilmesi ve izlenmesi konusunda çeşitli yasal düzenlemeler vardır ve bu işlemleri yürüten kurumlar ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir.

Coğrafi işaretlerin rekabet avantajı yaratması, piyasaya belli yörelerin ismi adı altında tüketiciyi yanıltıcı ürünlerin de çıkmasına neden olmuştur. AB, piyasalardaki düzeni ve tüketicileri korumak ve ürün orijinini etiketlerinde belirterek rekabet gücünü arttırmak isteyen üretici ve sanayiciler arasında düzeni sağlamak amacıyla 1992 yılında 2081 sayılı “Tarımsal Ürünler ve Gıda Maddelerinin Orijin Belgesi ve Coğrafi İşaretlerinin Korunması” Hakkında Konsey Direktifi yayınlamıştır.                         .                                               


  Ülkemizde de coğrafi işaretlerin korunması hakkında düzenlemeler yapılması; 8/6/1995 tarihli ve 4113 sayılı kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 24/6/1995 tarihinde kararlaştırılmıştır (Anonim 1995b). 556 sayılı Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma,
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme ve
b) Tescilin hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği, kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.
  
Coğrafi işaret ile ticari marka arasındaki fark nedir?

Ticari marka, bir şirket tarafından kendi mallarını ve hizmetlerini diğer şirketlerin mal ve servislerinden ayırt etmek için kullanılan bir işarettir. Bu işaret, sahibine diğer şirketlerin bahse konu işareti kullanmasını engelleme hakkı vermektedir.

Coğrafi işaret ise tüketicilere bir ürünün belli bir yerde üretildiğini ve üretim yeri sebebiyle belli özelliklere sahip olduğunu anlatmaktadır. Coğrafi işaret, ürünlerini anılan coğrafi işaret tarafından belirtilen yerde yapan ya da ürünleri tipik niteliklere sahip tüm üreticiler tarafından kullanılabilir. Örnek olarak, “Switzerland” İsviçre saatlerinin resmi üretim standartları ile uyumlu üretim yapan tüm İsviçreli saat üreticileri tarafından kullanılabilinir, ama “Rolex” yalnızca Rolex saat üreticisi tarafından kullanılabilmektedir.


Coğrafi işaret nasıl korunur?

Bir coğrafi işaret ulusal kurallara uygun olarak çeşitli şekillerde korunabilmektedir. Mesela;

- haksız rekabete karşı kanunlar,
- tüketiciyi koruma kanunları,
- onaylı markalar (certification marks) veya toplu (collective) markaların korunmasına ilişkin kanunlar,
- coğrafi işaret veya menşe adının (appellations of origin) korunmasına ilişkin özel kanunlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.

  Kullanım şeklinin, ürünün doğru menşei konusunda toplumu yanlış yönlendirmesi durumunda yetkisiz taraflar coğrafi işaretleri kullanamazlar. Uygulanabilir cezalar, yetkisiz tarafların söz konusu işareti kullanmasını önleyici mahkeme kararlarından, zararın ödenmesine ve diğer para cezalarına veya ciddi durumlarda hapis cezalarına kadar değişebilmektedir.

 

 

Uluslararası seviyede coğrafi işaretler nasıl korunur?

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) idaresi altında olan 1883 “Paris Sözleşmesi” (Paris Convention for the Protection of Industrial Property) ve 1958’de imzalanan Menşe Adlarının Korunması ve Uluslararası Tescili İçin Lizbon Anlaşması (Lisbon Agreement for the Protection of Appellations of Origin and their International Registration) gibi birkaç antlaşma uluslararası platformda coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin maddeler içermektedir.
1883 “Paris Sözleşmesi”nin onuncu, onbeşinci ve onaltıncı maddeleri coğrafi işaretlere ilişkin olup, Sözleşmenin doğru olmayan kullanımlara ilişkin 10’uncu maddesinde, malların kaynaklarına ilişkin veya üreticinin, imalatçının ya da tüccarın kimliğine ilişkin doğru olmayan işaretlerin dolaylı ya da dolaysız kullanımı söz konusu olduğunda bahse konu ürünlerin işaretlerin hukuki olarak korunduğu Birlik (Sözleşme ile kurulan) üyelerine ithalatında zapt edileceği belirtilmektedir.
Sözleşmenin onbeşinci maddesinde ise Birlik üyelerinin diğer ülkelerin vatandaşlarına da haksız rekabete karşı etkin olarak koruma sağlamaya mecbur oldukları vurgulanmaktadır.
Sözleşmenin onaltıncı maddesinde ise, Birlik üyelerinin, 9’uncu, 10’uncu ve 15’inci maddelerde söz edilen eylemleri önlemek amacıyla Birlikteki diğer ülke vatandaşlarının uygun hukuki önlemleri almasını temin etmeyi üstlenmesi gerektiği belirtilmektedir.
Lizbon Anlaşmasını ele aldığımızda, söz konusu Anlaşmanın amacı menşe işaretlerini, yani “bir ülkeden, bölgeden ya da yöreden kaynaklanan bir ürünü tanımlamakta kullanılan, ürünün kalite ve özelliklerinin tamamen ya da esasen doğal ve insani faktörleri de içeren coğrafi çevreden kaynaklandığını belirten, bir ülkenin, bölgenin ya da yörenin coğrafi adı” nı (Madde 2) korumaktır. Bu tür adlar, ilgili taraf ülkelerin yetkili makamlarının talepleri üzerine Cenevre’deki WIPO’nun Uluslararası Bürosu tarafından kaydedilmektedir. Uluslararası Büro bu kaydı diğer taraf ülkelere iletmekle yükümlü olup, taraf bir ülke bir yıl içinde kayıtlı adın korunmasını garanti edemeyeceğini bildirebilmektedir. Kayıtlı bir adın, kaynaklandığı ülke içinde korunmaya devam etmesi halinde, o menşe işaretinin taraf ülkelerden birinde genel bir ürün adı (jenerik) olduğu ilan edilememektedir.
Lizbon Anlaşması 1958 yılında akdedilmiş olup, Stockholm’de 1967’de revize edilmiş ve 1979’da değiştirilmiştir. Söz konusu Anlaşma, bir Kurul yapılanmasını da getirmiş olup bir birlik yaratmıştır. Stockholm Anlaşmasının en azından idari hükümleri ile nihai hükümlerine razı olan Birliğin her üye ülkesi bu Kurulun bir üyesidir. Anlaşma 1883 Paris Sözleşmesine taraf ülkelere açık bulunmaktadır. Onaylama veya katılım için enstrümanlar WIPO’nun Genel Müdürü’ne bırakılmıştır.

 


                       Tablo 1. Lizbon anlaşması tarafları (26 taraf)
AKIT TARAF ANTLAŞMA DURUM YÜRÜRLÜK
Cezayir Lizbon Anlaşması Yürürlükte 5 Temmuz 1972
Bulgaristan Lizbon Anlaşması Yürürlükte 12 Ağustos 1975
Burkina Faso Lizbon Anlaşması Yürürlükte 2 Eylül 1975
Kongo Lizbon Anlaşması Yürürlükte 16 Kasım 1977
Kostarika Lizbon Anlaşması Yürürlükte Temmuz 30, 1997
Küba Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
Çek Cumhuriyeti Lizbon Anlaşması Yürürlükte 1 Ocak 1993
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Lizbon Anlaşması Yürürlükte 4 Ocak 2005
Fransa Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
Gabon Lizbon Anlaşması Yürürlükte Haziran 10, 1975
Georgia Lizbon Anlaşması Yürürlükte 23 Eylül 2004
Yunanistan Lizbon Anlaşması Imza 
Haiti Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
Macaristan Lizbon Anlaşması Yürürlükte 23 Mart 1967
İran (İslam Cumhuriyeti) Lizbon Anlaşması Yürürlükte 9 Mart 2006
İsrail Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
İtalya Lizbon Anlaşması Yürürlükte 29 Aralık 1968
Meksika Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
Karadağ Lizbon Anlaşması Yürürlükte 3 Haziran 2006
Fas Lizbon Anlaşması Imza 
Nikaragua Lizbon Anlaşması Yürürlükte 15 Haziran 2006
Peru Lizbon Anlaşması Yürürlükte May 16, 2005
Portekiz Lizbon Anlaşması Yürürlükte 25 Eylül 1966
Moldova Cumhuriyeti Lizbon Anlaşması Yürürlükte 5 Nisan 2001
Romanya Lizbon Anlaşması Imza 
Sırbistan Lizbon Anlaşması Yürürlükte 1 Haziran 1999
Slovakya Lizbon Anlaşması Yürürlükte 1 Ocak 1993
İspanya Lizbon Anlaşması Imza 
Togo Lizbon Anlaşması Yürürlükte 30 Nisan 1975
Tunus Lizbon Anlaşması Yürürlükte 31 Ekim 1973
Türkiye Lizbon Anlaşması Imza 
Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları (TRIPS) Anlaşması
1 Ocak 1995’te yürürlüğe giren 15 Nisan 1994 tarihli DTÖ Anlaşmasının 1C ekinde yer alan TRIPS Anlaşması incelendiğinde, söz konusu anlaşmanın fikri mülkiyetin korunmasına ilişkin her üye ülke tarafından sağlanacak minimum standartları ortaya koyduğu görülmektedir.
Anlaşmanın amacı, uluslararası ticarette çarpıklıkları gidermek ve engelleri azaltmak, fikri mülkiyet haklarının etkin ve yeterli korunmasını desteklemek ve fikri mülkiyet haklarını zorunlu hale getiren önlem ve prosedürlerin yasal ticaretin önünde engel teşkil etmesini önlemektir.
Söz konusu Anlaşma, koyduğu standartları, WIPO’nun temel anlaşmalarının (Paris Sözleşmesi ve Bern Sözleşmesinin en son halleri) asli zorunluluklarına uyumu gerektirerek tespit etmektedir. Bern Sözleşmesinin ahlaki haklara ilişkin hükümleri hariç, bu iki sözleşmenin temel asli hükümleri birleştirilmiş ve TRIPS Anlaşması altında üye ülkeler için zorunluluk haline getirilmiştir. Ayrıca, TRIPS Anlaşması önceden var olan anlaşmaların sessiz kaldığı veya yetersiz göründüğü konularda önemli sayıda ilave zorunluluklar eklemektedir. Bu nedenle, TRIPS Anlaşması bazen “Bern-artı” ve “Paris-artı” anlaşması olarak da anılmaktadır.
Ayrıca, Anlaşmada gelişmiş ülkeler için bir geçiş dönemi verilmezken gelişmekte olan ülkeler için 5 yıllık bir geçiş dönemi (1 Ocak 2000’e kadar) verilmiş olup, 2005’te en az gelişmiş ülkelerin talebi üzerine en az gelişmiş ülkeler için geçiş dönemi 1 Temmuz 2013’e kadar uzatılmıştır.
Coğrafi işaretlere ilişkin hükümler TRIPS Anlaşmasının II. Kısmının 3. Bölümünde yer almaktadır. TRIPS Anlaşmasında coğrafi işaret, söz konusu malın kalitesi, ünü veya diğer karakteristik özelliklerinin esasen coğrafi menşeine yüklenebileceği, bir üye ülkeye ait alandan ya da o alandaki bölgeden ya da yöreden kaynaklandığını belirten işaret olarak tanımlanmaktadır.
TRIPS Anlaşmasının coğrafi işaretlere ilişkin Madde 22, 23 ve 24 olmak üzere 3 maddesi bulunmaktadır. Madde 22 coğrafi işaretlerin tanımına ilişkin olup, herhangi bir çeşit malı belirten coğrafi işaretin korunması için minimum seviyedeki korumayı ortaya koymaktadır. Ayrıca, coğrafi işaretlerle bağlantılı olan ticari markalara ilişkin hükümler de bu madde kapsamında yer almaktadır. Madde 23, şaraplar ve alkollü içecekleri belirten coğrafi işaretler için daha yüksek seviyede bir koruma sağlamakta, coğrafi işaretlerin ticari markalar içinde veya ticari marka olarak kullanılmasına ilişkin ek kuralları ortaya koymakta ve şaraplar için coğrafi işaretlerin bildirimi ve kaydının çok taraflı sistemde müzakeresi için var olan gündemi düzenlemektedir. Madde 24 ise malların belirtilen yerden gelmemesi halinde coğrafi işaretlerin devamlı kullanımına izin veren, bir terimin jenerik ad olması veya daha önceden ticari marka olması gibi istisnaları belirtmektedir.
TRIPS Anlaşmasındaki coğrafi işaretin tanımı daha ayrıntılı incelendiğinde, anılan Anlaşmanın 22. Maddesinin 1. paragrafındaki tanıma göre coğrafi işaret:
- belirli bir kaliteye
- üne veya
- diğer karakteristik özelliklere sahip olan ve
- herhangi bir ülkedeki bir alan
- alandaki bir bölge veya
- alandaki bir yöreye özgü olan bir ürün
- tanımlamak için kullanılan
- bir sembol
        olarak açıklanmaktadır.
22. Maddenin 1. paragrafı ne tür bir sembolün coğrafi işaret olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmemektedir. Genelde, coğrafi işaretler kelimeler veya kelimelerin birleşimi olabilmektedir. Örneğin, koyun sütü peyniri için kullanılan “Rokfor” kelimesi Fransa’nın bir bölgesinde yer alan bir yerin adıdır. Bazı ülkelerde, yerlerin grafik şeklinde temsilleri, semboller ve amblemler coğrafi işaret olarak kabul edilir, örnek olarak İsviçre’de ünlü bir dağ olan “Matterhorn” İsviçre kanunlarına göre bir ürünün İsviçre’den geldiğini belirten dolaylı bir coğrafi işarettir.
Bir şirketin mal veya hizmetlerini diğer şirketlerinkinden ayırmaya yarayan ticari markalardan farklı olarak, coğrafi işaretler malın nereden kaynaklandığını belirtmektedir. Örnek olarak, birçok ülke çay üretimi yapmakla birlikte, Darjeeling Hindistan’dan gelen çayları tanımlarken, Ceylon da Sri Lanka’dan gelen çayları belirtmektedir.
TRIPS Anlaşmasının 22. Maddesinin 1. paragrafı mallarla sınırlanmış olmakla birlikte, herhangi tür mal grubu için sınırlama getirilmemiştir. Bu nedenle tarım, gıda, elişi ürünleri veya sanayi ürünleri gibi kategorilerin hepsi kapsanmaktadır.
Coğrafi işaret ile belirtilen coğrafi menşe bir ülkenin adı (“alanı”) olabilir. Coğrafi işaret isim veya sıfat biçiminde olabilmektedir. Örnek olarak, Seylan çayı için “Ceylon”, Kolombiya Kahvesi için “Colombia”, İsviçre yapımı saatler için “Swiss” gibi coğrafi işaretler kullanılmaktadır. Çin’deki bir bölgeden gelen şeftaliler için “Pinggu Peaches” kullanımında olduğu gibi coğrafi işaret bir bölge adı da olabilmektedir. Ayrıca, yöre (kasaba veya köy) gibi daha sınırlı bir alan da coğrafi işaret olabilmektedir. Birçok üye ülkede coğrafi ad olmayan adlar da eğer coğrafi bir yeri çağrıştırıyorsa coğrafi işaret olarak değerlendirilebilir, tuzlu suda yapılan Yunan peyniri “Feta” da buna bir örnek teşkil etmektedir.
TRIPS Anlaşmasının 22. Maddesinin 1. paragrafında coğrafi işaret tarafından belirlenen bir malın esasen coğrafi menşeinden kaynaklanan belirli bir kalitesi, karakteristik özellikleri veya ünü olması gerekmektedir. Prensipte kalite, ün veya karakteristik özellik gerekliliklerinden yalnızca bir tanesinin olması yeterli görülmektedir.
       
Bir ürünün nereden kaynaklandığını belirten göstergeler (“Made in Switzerland” veya “Produce of Switzerland”) ürün eğer menşei sebebiyle belli bir kaliteye, üne ya da karakteristik özelliklere sahip değilse, TRIPS Anlaşmasının 22. Maddesinin 1. paragrafına göre coğrafi işaret tanımı olarak kabul edilmemektedir.
WIPO 184 mevcut üyesi bulunmaktadır.

Tablo 2. WIPO mevcut üye listesi
  Afganistan   Arnavutluk   Cezayir
  Andorra   Angora   Antigua ve Barbuda
  Arjantin   Ermenistan   Avustralya
  Avusturya   Azerbeycan   Bahamalar
  Bahreyn   Bangladeş   Barbados
  Belarus   Belçika   Belize
  Benin   Bhutan   Bolivya (of Plurinational Devleti)
  Bosna-Hersek   Botsvana   Brezilya
  Brunei Sultanlığı   Bulgaristan   Burkina Faso
  Burundi   Kamboçya   Kamerun
  Kanada   Cape Verde   Orta Afrika Cumhuriyeti
  Chad   Şili   Çin
  Kolombiya   Komorlar   Kongo
  Kostarika   Fildişi Sahili   Hırvatistan
  Küba   Kıbrıs   Çek Cumhuriyeti
  Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti   Demokratik Kongo Cumhuriyeti   Danimarka
  Cibuti   Dominika   Dominik Cumhuriyeti
  Ekvador   Mısır   El Salvador
  Ekvator Ginesi   Eritre   Estonya
  Etiyopya   Fiji   Finlandiya
  Fransa   Gabon   Gambiya
  Georgia   Almanya   Gana
  Yunanistan   Grenada   Guatemala
  Gine   Gine Bissau   Guyana
  Haiti   Vatikan   Honduras
  Macaristan   İzlanda   Hindistan
  Endonezya   İran (İslam Cumhuriyeti)   Irak
  İrlanda   İsrail   İtalya
  Jamaika   Japonya   Ürdün
  Kazakistan   Kenya   Kuveyt
  Kırgızistan   Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti   Letonya
  Lübnan   Lesotho   Liberya
  Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi   Liechtenstein   Litvanya
  Lüksemburg   Madagaskar   Malawi
  Malezya   Maldivler   Mali
  Malta   Moritanya   Mauritius
  Meksika   Monaco   Moğolistan
  Karadağ   Fas   Mozambik
  Myanmar   Namibya   Nepal
  Hollanda   Yeni Zelanda   Nikaragua
  Nijer   Nijerya   Norveç
  Umman   Pakistan   Panama
  Papua Yeni Gine   Paraguay   Peru
  Filipinler   Polonya   Portekiz
  Katar   Kore Cumhuriyeti   Moldova Cumhuriyeti
  Romanya   Rusya Federasyonu   Ruanda
  Saint Kitts ve Nevis   Saint Lucia   Saint Vincent ve Grenadinler
  Samoa   San Marino   Sao Tome ve Principe
  Suudi Arabistan   Senegal   Sırbistan
  Seyşel Adaları   Sierra Leone   Singapur
  Slovakya   Slovenya   Somali
  Güney Afrika   İspanya   Sri Lanka
  Sudan   Surinam   Swaziland
  İsveç   İsviçre   Suriye Arap Cumhuriyeti
  Tacikistan   Tayland   Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti
  Togo   Tonga   Trinidad ve Tobago
  Tunus   Türkiye   Türkmenistan
  Uganda   Ukrayna   Birleşik Arap Emirlikleri
  Büyük Britanya   Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti   Amerika Birleşik Devletleri
  Uruguay   Özbekistan   Venezuela (of Bolivarcı Cumhuriyeti)
  Viet Nam   Yemen   Zambiya
  Zimbabve   


Günümüzde coğrafi işaretleme
Son yıllarda tüm dünyada ve özellikle Avrupa’da gıda tüketiminde en dinamik sektörlerden birisi olarak, yöresel ürünler sektörü gösterilmektedir. İşaret alan ürün sayısı giderek artmakta, tüketicilerin bu ürünlere talebi hızla büyümektedir.
Bu uygulamaların bir asır önce başladığı Fransa da günümüzde işaret almış 700’e yakın ürün bulunmakta bunların Fransız ekonomisine katkısı 2004 yılında 20 milyar Euro’ya ulaşmaktadır.
Avrupa Birliği’nde menşe adı ve coğrafi işaret koruması altındaki ürün sayısı 2003 yılında 618 olup bunun yüzde 53’ünü Fransa, İtalya ve Portekiz oluşturmaktadır (Tablo 3). En çok korunan ürünler et ve et ürünleri ile peynir olup birlikte toplamın yarısını kapsamakta, onları sebze meyve ve hububatlar ile zeytinyağları izlemektedir. Korunan ürünlerin daha çok kara Avrupa ülkelerinde yoğunlaştığı, kuzey ülkelerinde ise yok denecek kadar az bulunduğu gözlenmektedir. Nitekim Finlandiya, İsveç, Norveç ve Danimarka birlikte sadece 11 korunan ürüne sahiptir. Bu olgu yöresel ürünlerin kültürel boyutunun ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Korunan ürünlerden peynir, et ve türevlerinde Fransa, sebze, meyve ve hububatta İtalya, zeytinyağında Yunanistan, birada ise Almanya başı çekmektedir.

Tablo 3. AB’de menşe adı korumaları (PDO) ve coğrafi işaret korumaları (PGI) (2003)
A: Peynirler, B: Et ve Et Ürünleri, C: Balık ve Balık Ürünleri, D: Hayvansal Kaynaklı Diğer Ürünler, E: Yağlar ve Zeytinyağları, F: Sebze Meyve ve Hububatlar, G: Unlu Mamüller, H: Bira ve Diğer Alkollü İçecekler, I: Gıda Dışı Ürünler

  A B C D E F G H I TOPLAM
Belçika 1 2 0 0 1 0 0 0 0 4
Danimarka 2 0 0 0 0 1 0 0 0 3
Almanya 4 8 2 0 1 2 4 43 0 64
Yunanistan 20 0 1 1 34 22 1 0 4 83
İspanya 16 16 0 1 9 22 3 0 1 68
Fransa 41 52 1 4 9 17 1 4 2 131
İrlanda 1 1 1 0 0 0 0 0 0 3
İtalya 30 28 0 0 29 33 3 0 3 126
Hollanda 4 0 0 0 0 1 0 0 0 5
Lüksemburg 0 2 0 1 1 0 0 0 0 4
Avusturya 6 2 0 0 1 3 0 0 0 12
Portekiz 12 39 0 9 6 19 0 0 0 85
İsveç 1 0 0 0 0 0 1 0 0 2
Finlandiya 0 0 0 0 0 1 0 0 0 1
İngiltere 11 7 1 1 0 1 0 6 0 27
TOPLAM 149 157 6 17 91 122 13 53 10 618


 Tablo 4’de görüldüğü üzere Türkiye’ de tescili alınmış toplam 53 ürün bulunmaktadır. Tablo 5’te ise coğrafi işaretler koruma tescili alan tarım ve gıda ürünlerini detaylı bir şekilde görülmektedir.

 

 

 

 


           Tablo 4. Türkiye’de menşe adı ve mahreç işareti tescili alan ürünler (2008)

Temel Ürün Grupları Tescillenmiş Ürün Sayısı
Meyve, Sebze ve Endüstriyel Bitkiler 22
Peynirler 3
Zeytin ve Zeytinyağları 4
Et Ürünleri 4
Unlu Mamüller, Tatlılar ve Diğer Gıdalar 12
Hayvansal Kaynaklı Diğer Ürünler 2
Geleneksel Yemekler  5
Alkollü İçecekler 1
Toplam 53
Kaynak: TPE verilerinden düzenlenmiştir.

Tablo 5. Coğrafi işaretler koruma tescili alan tarım ve gıda ürünleri
Temel Ürün Grupları Ürün İsimleri Tescil İşareti
Meyve Sebze ve Endüstriyel Bitki Çimin Üzümü Menşe 
 Ege Sultani Üzüm Menşe 
 Tarsus Beyazı Üzüm (Topacık) Menşe 
 İsabey Çekirdeksiz Üzümü Menşe 
 Kalecik Karası Üzümü  Mahreç
 Malatya Kayısısı Menşe 
 Mut Kayısısı Menşe 
 Ege İnciri Menşe 
 Aydın İnciri Menşe 
 Çay İlçesi Vişnesi Menşe 
 Akşehir Kirazı Menşe 
 Anamur Muzu Menşe 
 Antep Fıstığı Menşe 
 Siirt Fıstığı Menşe 
 Osmaniye Yer Fıstığı Menşe 
 Giresun Tombul Fındığı Menşe 
 Şanlıurfa Biberi Menşe 
 Maraş Biberi Menşe 
 Ödemiş Patatesi Menşe 
 Çelikhan Tütünü Menşe 
 Ege Pamuğu Menşe 
 Isparta Gülü Menşe 
Peynir Erzincan Tulum Peyniri Menşe 
 Ezine Peyniri Menşe 
 Edirne Beyaz Peyniri  Mahreç
Zeytin ve Zeytinyağı Gemlik Zeytini Menşe 
 Güney Ege Zeytinyağları Menşe 
 Edremit Körfez Bölgesi Zeytinyağları Menşe 
 Ayvalık Zeytinyağı Menşe 
Et Ürünleri Kayseri Sucuğu Menşe 
 Kayseri Pastırması Menşe 
 Afyon Pastırması  Mahreç
 Afyon Sucuğu  Mahreç
Hayvansal Kaynaklı Diğer Gıdalar Pervarı Balı Menşe 
 Zara Balı Menşe 
Alkollü İçecekler Türk Rakısı Menşe 
Unlu Mamüller, Tatlılar ve Diğer Gıdalar Bozdağ Kestane Şekeri  Mahreç
 İzmit Pişmaniyesi Menşe 
 Mersin Cezeryesi  Mahreç
 Mustafa Kemal Paşa Tatlısı  Mahreç
 Mustafa Kemal Paşa Peynir Tatlısı  Mahreç
 Kemal Paşa Tatlısı  Mahreç
 Gümüşhane Kömesi  Mahreç
 Gümüşhane Dut Pestili  Mahreç
 Maraş Dondurması Menşe 
 Antep Baklavası  Mahreç
 Çorum Leblebisi  Mahreç
 Tavşanlı Leblebisi  Mahreç
Yöresel Yemekler Adana Kebabı  Mahreç
 Siirt Büryan Kebabı  Mahreç
 İnegöl Köftesi  Mahreç
 Tarsus Şalgamı  Mahreç
 Siirt Perde Pilavı  Mahreç
TOPLAM   34 19

 


*Yazının kaynakçaları Şubat sayımızda yayımlanacak 2. Bölümün ardından verilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın diğer yazıları