Çukura Düşme...

Mutsuz olmayın, başarısız hissetmeyin.


İnsanlar ne iş yapıyorsunuz diye sorduklarında yiyip içip para kazanıyorum diyorum. Önce yüzüme bakıyorlar sonra ardından gelen soru yağmuru. Olayı alevlendirmek için devamlı değişik şeyler tadıyorum diyorum, tabii ki bu cevap (ben gibi :) )yemek yemeyi sevenlere çok cazip geliyor. Merakla sıralanıyor sorular: Nasıl yani ? Devamlı yiyor musunuz ? Hele bir de ‘aroma ‘deyince konu daha da derinleşiyor ve çok farklı noktalara geliyor. Aroma nedir? Neden kullanılır? Doğal mıdır? Hasta eder mi?.. Bu sorulara cevap vermenin gıda sektöründe çalışan herkes için büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum, bu nedenle her zaman dilim döndüğünce yalın ifadelerle tüketicilerimize anlatmaya çalışıyorum.

Çünkü dünya üzerinde sevdiği işi yapan çok şanslı insanlardan biriyim. Bu çok sevdiğim işi bilinçli mi seçtim hayır! Beyin cerrahı olmak istiyorum ama çok şükür tıp fakültesini kazanamadım. Çocukluğu dut bağlarında, o meyve ağacı senin diğeri benim şeklinde geçirmemin aroma sektöründe başarılı olmamda çok etkili olduğunu geçen yıl öğrendim malum çocukluğumuz en büyük hazinemiz.
Gıda aroma uygulama laboratuvarlarında çalışmak çok zevklidir yeter ki çokça hayal gücü ve denemeye sabrınız olsun. Laboratuvarda çalışmak her zaman ofis çalışma ortamından farklı disiplinler gerektirir. Düzen, planlama, dikkat, sabır olmazsa olmazlarıdır.

Neden mi bunları anlatıyorum? Günümüzde işsizlik oranın ne kadar yüksek olduğundan bahsetmeme hiç gerek yok.Peki bu kadar işsiz var: mutsuz; bir de işi olanlar var onlar da mutsuz bunun sebebi ne? Okurken herkes kafasında belli şirketleri hedefleri arasında koyuyor, genelde en rahat, en çok para kazanacağı bölümü seçiyor ve şansı yaver giderse mezun oluyor ve işe başlıyor. Ya da hangi işe girebilirse orada başlıyor. Sonra bir şok, iş hayatı hiç beklediği gibi değil. İş tatmin etmiyor…Devamlı negatif enerji yayan, işini sevmeyen ama bırakmayan insanlar. Lütfen çevrenize şimdi dikkatlice bakın var mı bu insanlardan ya da sizde mi öylesiniz? Bu mutsuzluğu düzeltmek için ne yaptınız? Başka bir pozisyon sizi daha mı mutlu edecek? Bu mutsuzluğu dile getirebiliyor musunuz? En önemli soru aslında kendinize bakıp hedeflerinizle, becerilerinizin, bilgi birikiminizin, kişiliğinizin gerçekten uyuşup uyuşmadığını ölçtünüz mü ? Bir insanın kendine karşı dürüst olması, kedini tanımaya çalışması, hayatının her alanında mutlu olmasını en çok etkileyen kriterdir.
Özellikle yeni mezunlarda gözlemlediğim bir mutsuzluk çukuru var ve bu çukura çok çabuk düşüyorlar. Oysaki en güzel deneme yanılma zamanınız, istediğiniz kadar düşebilirsiniz(deneyebilirsiniz). Mutsuz olmayın, başarısız hissetmeyin. Önemli olan vazgeçmeyin, deneyin tekrar deneyin. Her seferinde farklı bir deneyim yaşayacaksınız sonuçta mutlaka yeni şeyler öğreniyorsunuz. Bu ilke sadece yeni mezunlar için geçerli değil tabii işinden mutsuz olan, kendi yolunu henüz çizememiş olan herkes için geçerli.

Cam tavan etkisi ile yetişen nesillerin sabırsız çocukları, işiniz hiç kolay değil farkındayım. Birçok faktör var. En vurucu olan ise denemenize fırsat verilmemesi ki bunda çok haklısınız. Gıda sektöründe rekabetin artık dişe diş olduğu günlerde zaman en kıymetli şey, zaman demek para demek …Amma artık öyle değil, çalışan mutluluğunun bir şirketin en önemli değeri olduğunu ispatlayan bir çok çalışma var. Birçok firma bu konuda daha etkin daha mutlu çalışanlar için projeler üretiyor. Nerede denemenize şans veriliyorsa ve nerede kendinizi değerli hissediyorsanız orada kalın, istediğiniz şeye ulaşıncaya kadar savaşın, anlatın, yaratın, çaba gösterin, mutlaka fark edilirsiniz.
Mutlu insanların ürettikleri, mutluluk verir.
Sevgiler,
Ragibe Özkütükçü