Dar gelirli tüketiciden nakitsiz ekonomiye dünya halleri

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ının yıllık geliri 1.500 ABD Doları'nın altında. Şirketler için bu grup, Asya, Afrika ya da Güney Amerika'da büyük potansiyel bir pazarı temsil ediyor.


Markaların yeni pazar hedefinde dar gelirli tüketiciler başrolde
Dünya genelinde düşük gelir seviyesindeki tüketici grubu, artık global şirketlerin iştahını arttıran büyük bir pazar oluşturuyor. Bu pazar her geçen gün daha fazla global şirketin dikkatini çekmeye başladı. Birçok çokuluslu şirketi gelir seviyesi düşük gruplara yönlendiren sadece sosyal sorumluluk duygusu değil. Gelir piramidinin en alt basamağı olarak nitelendirilen BoP- Base of the Pyramid grubuna ulaşmak için şirketler pazarlama, dağıtım ve finans kavramlarını yeniden biçimlendiriyor. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ının yıllık geliri 1.500 ABD Doları'nın altında. Şirketler için bu grup, Asya, Afrika ya da Güney Amerika'da büyük potansiyel bir pazarı temsil ediyor. Bu yüzden çokuluslu firmaların bir çoğu yaratıcılıkla harmanlanmış yeni stratejilerle “dar gelirli tüketici pastası” ndan pay almanın peşinde. Bu dezavantajlı gelir grubunun alım gücüne uygun dijital yenilikler ve yeni iş modelleri çoktan tasarlanmaya başlandı. Dijital çağın nimetlerinden faydalanan markaların, yeni pazar hedefinde dar gelirli tüketiciler başrolde. Uluslararası işe alım ve danışmanlık şirketi PageGroup, bu yeni trendi izleyen şirketlerin, dünyanın az gelişmiş bölgelerine gıdadan sağlığa kadar geniş bir yelpazede hizmet üretirken yeni istihdam imkanları yarattığını ifade ediyor. Global şirketler yoksul ülkelerdeki tüketim alışkanlıklarını yeniden biçimlendirmek ve dar gelirli tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamanın yeni yollarını keşfetmek için farklı pazarlama stratejileri dizayn etmenin telaşındalar.

BoP geniş ve bakir bir global pazar

Global şirketlerin hedefinde yoksul ülkelerdeki tüketim alışkanlıklarını küreselleştirmek var. Yani hesaplı fiyat politikasıyla dar gelirlilerin kesesine uygun ürünleri dünyanın her köşesinde pazarlayabilmekte kararlılar. Hal böyle olunca, BoP pazarında satış ve pazarlama için yeni yaklaşımlar, ürünlerin dağıtımında ise güvenilir bir altyapı oluşturmak şart. Bu işi şansa bırakmak istemeyen dünya devi şirketler, özellikle yerel girişimcilere işlerini verimli bir şekilde yürütebilecekleri kurumsal kaynak paketleri sağlıyor, akıllı telefon, bilgisayar gibi ofis ekipmanı ile muhasebe, satış konularında temel dersleri kapsayan bir hizmet ağı kuruyor.
Şirketlerin BoP grubuna yönelik pazarlama iletişimi de çok farklı. Yoksul bölgelerde ürünlerle ilgili mesaj bireye değil, topluluğa hitap ettiği oranda dikkat çekiyor. Çünkü bu gelir grubundaki bir tüketici tarafından düşüncesizce harcanan her kuruş o tüketicinin tüm aile bireylerini etkiliyor. O yüzden pazarlama iletişiminde, harcamaların bireysel değil, anonim kararlarla yapıldığını göz ardı etmemek en temel kural. Diğer yandan yoksul bölgelerde mali imkansızlıklar nedeniyle, işleri ancak mikro-kredi ile yapabilmek de mümkün. Günümüzde mikro finansman, BoP pazarlarında faaliyet gösteren hemen hemen tüm şirketler tarafından kullanılıyor. Global şirketler yerine göre, yerel işletme sahiplerine temel eğitimle mikro-kredi desteği de verebiliyor.
Dezavantajlı gelir grubuna yönelik iş yapmak için operasyonel maliyetleri düşürme ve daha iyi dağıtım sistemleri kurabilmede de yaratıcılık gerekiyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki en düşük gelir grupları için gerçekleştirilen uygulamalar başarıya ulaştıkça, genel piyasada da hızla yaygınlaşıyor.

Mobil cüzdanlarla nakitsiz ekonomi

Bir yandan yoksul tüketicilerin alışkanlıklarına uygun ürünler geliştiren global şirketleri mercek altına alan PageGroup, diğer yandan da geleceğin teknolojileriyle gelişen yeni pazarlar hakkında araştırmalara dayalı bilgiler sunuyor. Bu bilgilerde tüketim alışkanlıklarımızın yönü ile ilgili ilginç sinyaller var. Örneğin finans ve teknoloji entegrasyonuna dayalı yeni trend “Fintech”, nakitsiz ekonomide çığır açıyor. Fintech ile mobil cüzdanlar her an hizmetimizde ve artık para harcamaya sadece bir tık yakınlığındayız. Bu büyük bir rahatlık olmakla birlikte kolay para harcatma açısından da büyük bir imkan aslında... çünkü bu yeni teknolojinin ortaya çıkmasıyla birlikte insanlar artık dağ başında ya da şehirden uzak bir yerde bile cep telefonuyla bir şeyleri kolaylıkla satın alabiliyor. Türkiye’de 200 den fazla Fintech şirketinin faaliyet gösterdiği biliniyor. Bankacılıkta uygulamaları yaygınlaşmaya başlayan mobil cüzdanlar, online işlemlerin pabucunu dama atmaya hazır. AB ülkelerinde mobil cüzdan işlemlerinin gelecek dört yıl içinde yüzde 60 civarında artması bekleniyor. Üstelik Apple, Google ve Samsung gibi çokuluslu şirketler de bu teknolojiye yatırım yarışında. Fintech ile birlikte yazılım ve mobil uygulama uzmanları ve büyük veri analistleri gibi bilgi teknolojileri profesyonellerine yönelik istihdamda artış kaçınılmaz olacak. Bizler birer tüketici olarak, bu kolaylıkların keyfini sürerken, para harcamadaki irademiz de daha sık test edilecek gibi görünüyor.


Nur Coşkun İstanbulluoğlu
nurcoskun@net-iletisim.com

Mayıs sayısının 40.sayfasında yayımlanmıştır.