Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Duvardaki sineğin gözünden bakabilmek...

Kalp kırılması, hayal kırıklığı, ihanete uğramak, öfke gibi bizi acıtan duyguları uzaklaştırmak için ancak sıcak sistemden, soğuk sisteme geçerek kurtulabiliriz.

Esra Teoman

Profesyonel Koç-Kurumsal Eğitmen
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com

“Dünkü toplantıda yöneticim ekip arkadaşlarımın içinde bana hoşuma gitmeyen sözler sarf etti.
Akşam eve geldim. Zihnimde olayı düşündüm durdum.
Sabah kalktığımda hâlâ olayın etkisindeydim. Bir türlü olayın etkisinden kurtulamıyordum. Canım işe hiç gitmek istemiyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Ben bunu hak etmedim.
Çözüm ne olmalı idi?”

Yukarıdaki senaryo çok tanıdık gelebilir. Hemen her zaman böyle durumlarla karşılaşmak işten bile değil.
Peki biz bu durumu nasıl yönetebiliriz?

Böylesi bizi inciten anları uzattıkça uzatırız. Uzun süreler boyunca etkisinde kalır ve kurtulamayız. En sonunda bu yaşadıklarımızı kalıcı hale getiririz.

Kalp kırılması, hayal kırıklığı, ihanete uğramak, öfke gibi bizi acıtan duyguları uzaklaştırmak için ancak sıcak sistemden, soğuk sisteme geçerek kurtulabiliriz.

Sıcak sistem, tepkiseldir, basittir ve duygusaldır.
Beynimizin amigdala bölümünün bedenimizi ele geçirmesidir. Verdiğimiz her tepki aşırı duygusal ve çözümsüzdür. Sıcak sistemde kalmak bizim uzun zamanlı yaşadığımız acıtan duyguların içinde kalmamızı ve durumun dışına çıkmamızı engeller.
Yaşadığımız yüksek stres sıcak sistemin her an etkinleşmesine neden olur.

Soğuk sistem ise bizim biraz daha olay üzerinde düşünmemizi sağlayan, çözüme yaklaştıran, bizi etkin düşünmeye davet eden sistemdir.

Hal böyle olunca incinmiş benliğimizi korumak için soğuk sistemde kalınması gerekir.

Demek ki böyle incindiğimiz durumlarda yapılan en büyük hata sürekli olarak “neden” ile başlayan soruları ardı ardına kendimize sormaktır.
Bu, bizi yaşadığımız duygusal acının içerisine daha da fazla sokarak daha fazla öfke, kırgınlık, acı çekmemize sebep olur.

Oysa bunun tam tersi olan durum ise aramıza mesafe koymak ki, bu soğuk sistem işleyişidir, bizi daha çözümcü ve acının içerisinden çekip yolumuza yeni çözümlerle devam etmemizi sağlar.

En büyük ayrım ise duruma sıcak sistem ile yaklaşanlar yani olayın somut detaylarını halen yaşarmış gibi anlatırken, tersine, hislerini ve onların nedenlerini uzaktan duvara konmuş bir sineğin gözüyle anlatanlar, sıkıntılarını etkinleştirmek yerine olayı bir daha değerlendirerek daha düşünceli, daha az duygusal yaklaşıyorlar.

Kısacası ne kadar böyle durumlarda kişi kendine yaklaşan yani sıcak sistemle hareket ederse o kadar olayı tekrar tekrar yaşıyorken, soğuk sistemle yaklaşan yani duvardaki sineğin gözüyle anlatanlar daha uyumlu olabiliyor. Ve iyileştirici gücü yakalayabiliyorlar.

Denemeye değer diye düşünüyorum. Bize acı veren olaylara duvardaki sineğin gözüyle bakabilmeyi başardıkça daha çözümcü ve uyumlu olma şansımız artacak

Sonbaharın başlangıcı eylül ayında yeni alışkanlıklar edinmek ve bizi ilerletmeyen eski alışkanlıklarımızı değiştirmeye başlamak için en uygun zaman olduğunu düşünüyorum...

İncinmişliklerimize duvardaki sineğin gözüyle bakabildiğimiz güzel bir ay diliyorum.

Kaynak : Walter Mischel- Otokontrolde ustalaşmak

Eylül 2018 sayısının 88.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları