Prof. Dr. Dursun  Eşiyok

Prof. Dr. Dursun Eşiyok

Bahçe Bitkileri

“Ege’de düzenlenen ot festivallerinde doğru bilinen yanlışlar”

Bitkilerin tanıtılması ve tüketicilere sevdirilmesi için Şubat, Mart ve Nisan aylarında yerel turizmi geliştirmek amacıyla birçok ot festivalleri düzenlenmektedir.

Sebze olarak değerlendirilen otlar sadece besin kaynağı olarak değil aynı zamanda halk sağlığında bazı rahatsızlıklara karşıda kullanılmaktadır. Halk sağlığı uzmanları sebze olarak değerlendirilen otları ister yiyecek ister içecek olarak düzenli ve bilinçli bir şekilde alınması durumunda bazı hastalıkların oluşumunu önlediğini, hatta tedavi edici rol oynadığını bildirmektedir. Tedavi amaçlı kullanılan bitki sayısı son yıllarda sürekli bir artış göstermektedir.

Prof. Dr. Dursun Eşiyok
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Bahçe Bitkileri Bölümü
dursun.esiyok@ege edu.tr

Ege bölgesinde doğada kendiliğinden yetişen sebze ve gıda kaynağı olarak değerlendirilen bitkilere olan talep son yıllarda artmaktadır. Bu bitkilerin tanıtılması ve tüketicilere sevdirilmesi için Şubat, Mart ve Nisan aylarında yerel turizmi geliştirmek amacıyla birçok ot festivalleri düzenlenmektedir. Bu festivallerden bazıları Alaçatı, Bodrum, Foça, Seferihisar, Urla ve benzeri ilçe ve beldelerde yapılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Ege Bölgesinde birçok ilçe ve beldemizde benzer ot festivallerinin düzenlenmesi planlanmaktadır. Ancak yapılan festivallerde sebze ve gıda kaynağı olarak değerlendirilmeyen birçok bitki türleri festivallere getirilmektedir. Bunlar arasında örneğin çitlenbik sürgünü, enginar, asma yaprağı vb. bitkiler ot festivallerine getirilmekte ve satışı yapılmaktadır. Ne yazık ki bu bitkiler ot festivallerinde yer almaktadır.

Birçok araştırıcı tarafından ot terimi şu şekilde açıklanmaktadır. “Doğada kendiliğinden yetişen toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayan genellikle kış ve ilkbahar aylarında kök, gövde, yaprak, çiçek sürgünü ve benzeri kısımları sebze ve gıda kaynağı olarak değerlendirilen bir veya iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere OT adı verilmektedir". Ot adı verilen bitkilerin çoğu doğada kendiliğinden yetişen ve tohumlarının etrafa yayılması ile çoğalan bitkilerdir. Ot adı verilen bu bitki türlerinin genel özellikleri, yetişme ortamları ve benzeri özelliklerinden dolayı çok yıllık olabilirler. Ayrıca ot olarak değerlendirilen bu bitkilerin bazıları iklim koşullarına bağlı olarak yaz ve sonbahar aylarında sebze ve gıda kaynağı olarak değerlendirilen kısımlarını oluşturabilirler.

Son yıllarda sağlıklı ve dengeli beslenmede doğal besin kaynaklarına olan talep gittikçe artmaktadır. Doğal besin kaynaklarının başında doğada kendiliğinden yetişen otlar veya diğer besin kaynakları gelmektedir. Yapılan çalışmalarda bu kaynakların gerçekten doğal olup olmadığı konusunda bazı sakıncalar olduğu bildirilmektedir. Sebze olarak değerlendirilen otların nereden ve nasıl toplandıkları konusunda bazı kuşkular bulunmaktadır. Besin kaynağı olarak değerlendirilen otların gerçekten sentetik kimyasal maddelerin uygulanmadığı alanlardan ve temiz akarsu kaynaklarının kenarlarından mı toplandığı bilinmemektedir. Pazarlarda tüketicilere satılan veya ot festivallerine getirilip festivallerde pazarlanan otların doğal ortama zarar vermeden toplanması için kontrol altına alınması gerekmektedir.

Festivaller için toplanan ve pazarlarda satılan bazı otların değerlendirilmeleri sağlık açısından sorunlar yaratabilecek otları da kapsamaktadır. Doğada kendiliğinden yetişen ve bilinçli bir şekilde toplanan otlar insan beslenmesinde uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Dünyada ekonomik ve sosyal yaşamın sürdürülebilmesi veya refahın yükseltilmesi kaynakların ihtiyaçları karşılama oranıyla yakından ilgilidir. Türkiye toprakları doğal kaynaklar bakımından zengin bir floraya sahiptir. Ancak ülkemiz florası içerisinde önemli yer tutan binlerce endemik tür ne yazık ki değişik dış etkenler nedeniyle ürkütücü bir hızla yok edilmektedir. Bu dış etkenler; aşırı otlatma, sanayileşme, tarla açma, çorak ve tuzlu alanların ıslahı, turizm, gölet ve baraj yapımı, kara ve demir yolları yapımı, tarımsal mücadele ve kirlenme, yangın, erozyon, ağaçlandırma, bilinçsiz toplama ve söküm bu etkenlerin başında gelmektedir. Türkiye’de özellikle kırsal kesimde bu bitkilerin kullanımı kentlere göre daha yaygındır. Kırsal kesimde insanlar doğadan ihtiyaçları olan otları taze olarak toplamakta ve yemeklik olarak değerlendirmektedir.

Ülkemiz bu nedenle çok şanslı durumdadır. Sebze olarak değerlendirilen otlar sadece besin kaynağı olarak değil aynı zamanda halk sağlığında bazı rahatsızlıklara karşıda kullanılmaktadır. Halk sağlığı uzmanları sebze olarak değerlendirilen otları ister yiyecek ister içecek olarak düzenli ve bilinçli bir şekilde alınması durumunda bazı hastalıkların oluşumunu önlediğini, hatta tedavi edici rol oynadığını bildirmektedir. Tedavi amaçlı kullanılan bitki sayısı son yıllarda sürekli bir artış göstermektedir.
Sonuç olarak jüri üyesi olarak katıldığım bazı ot festivallerinde yukarıda açıkladığım gibi sebze ve gıda kaynağı olarak tüketilemeyecek otların toplandığını gördüm. Ot festivallerine katılan toplayıcı ve pazarlayan kişilere sebze olarak tüketilemeyecek otları gösterdim ve bunların toplanmaması gerektiğini söyledim. Tüketici olarak ot festivallerine katılan kişilerin birçoğu otları tam olarak tanımadıklarını ve pazarlayan kişiler tarafından otlar üzerine bırakılan yazılı etiketlerden öğrendiklerini bildirmektedirler. Bazı otlar vardır ki çiçeklenmeden önceki genç ve taze yapraklı dönemde birbirine çok benzemektedir. Otları tanımıyorsanız pazarlayan kişinin açıkladığı ve söylediği şekilde alıp tüketiyorsunuz demektir. Ayrıca İzmir ve çevresinde sebze olarak değerlendirilen otların tanıtılması, tüketilme dönemleri ve kültüre alınmaları ile ilgili birçok eğitim çalışmalarına katıldım.

Bu eğitim çalışmalarında otları toplayıp pazarlayan kişiler ve satın alan kişilerin otları tam olarak tanımadıklarını gördüm. Son katıldığım bir ot festivalinde otlar ile ilgili bir sunum yapmamı istediler. Otların tanıtılması ve kültüre alınması konusunda bir sunum yaptım. Bu sunumda otları toplayan ve pazarlayan kişiler ile bu otları toplayıcıdan alıp tüketim merkezlerinde tüketicilere satan aracı kişilerin yaptığım sunumdan rahatsız olduklarını gördüm. Ot festivallerinde ve pazarlarda satılan otları hem toplayıcılar, hem satışında yer alan aracılar hem de tüketicilerin çoğunun otları tanımadığını yaptığım sunumda ot festivaline katılan kişilere açıklamaya çalıştım. Bu konuda otlar ile ilgili olarak hem toplayıcılar, hem aracılar hem de tüketicilerin doğal ortamı ve yaban hayatına zarar vermemesi için eğitimler verilmesi gerektiğini açıkladım. Bazı otların genç ve taze dönemde satıcılar tarafından radika olarak satılmakta olduğunu festivale katılanlara çiçek yapıları ile açıklamaya çalıştım.

Bu otlar taze dönemde birbirlerine çok benzediklerini ve çiçeklenme döneminde bu otların daha kolay teşhis edilebileceğini açıkladım.

   

Bu otlardan acımarul(Şekil 1), hindiba(Şekil 2), karahindiba(Şekil 3) ve radika(Şekil 4)’nın taze yaprakları, çiçeklenme şekli ve çiçek renkleri görülmektedir. Bu otların sebze olarak değerlendirildikleri taze dönemde birbirlerine çok benzedikleri, çiçeklenme döneminde çiçek şekli ve renk farklılığından dolayı daha kolay teşhis edilebileceğini festivale katılanlara açıkladım. Acımarul, hindiba, karahindiba ve radika taze ve tüketilme dönemlerinde birbirlerine çok benzemektedir (Şekil 5). Bu otlar genç ve taze dönemde satıcılar tarafından radika olarak satılmaktadır. Tüketiciler satın aldıkları otları tam olarak bilemedikleri için farklı ot türlerini satın almakta ve tüketmektedir. Bu konuda otların tanıtılması ve değerlendirilme zamanları ile ilgili eğitimler verilmesi gerekmektedir.

Kaynaklar

Akçiçek,E., Ötleş,S., Eşiyok,D., 2005. Cancer and its Prevention by Some Horticultural and Field Crops in Turkey. Asian Pac. J. Cancer Prev. 2005. Apr-Juin: 6(2): 224-230. Review. COMMENTARY.
Eşiyok, D.,2004. Sebze Olarak Değerlendirilen Otlar. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayın No. 116. TAYEK, 01-03 Haziran 2004. Menemen İzmir. 28-32s.
Eşiyok, D., 2008. Sebze Olarak Değerlendirilen Otlar. Dünya Yayıncılık. DÜNYA GIDA. Sayı:2008/11. 93-94. Beykoz-İstanbul.
Eşiyok, D., 2011. Sebze ve kahvaltılık olarak değerlendirilen bitkiler. Dünya Yayıncılık, DÜNYA GIDA, Sayı: 2011/10. 88-90. Beykoz/İstanbul.
Eşiyok, D., S. Ötleş, E. Akçiçek, 2004. Herbs as a Food Source in Turkey. Asian Pacific Journal of Cancer Prevention. Vol 5, 334-339 pp.
Ötleş, S., E. Akçiçek, D. Eşiyok, 2009. Otlar ve Sağlık, UZZY Konseyi Yayınları: 1. Ed., E. Akçiçek, S. Ötleş, M. Tan, (GIDALAR: 19. S. 253-262).
Zeybek, N., 1960. Medical Plants of Turkey (1. The North – Eastern “Pontus” of Anotolia). First Edition, İzmir, Ege Universitesi Tıp Fakültesi Matbaası, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Neşriyatı No: 8.

Yazarın diğer yazıları