Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Eleştirilme Korkusu ile Nasıl Baş Edebiliriz ?

Esra Teoman Bener Bireysel / Kurumsal Koç esra@adimkocluk.com www.adimkocluk.com







En yaygın korkulardan biri de eleştirilme korkusudur. Eleştirilme korkusu yaşayanlar yaşamda risk almaktan kaçınırlar, inisiyatif kullanamazlar dahası yaratıcı ve fark edilir bir şey ortaya koyamazlar. İlerlememizin ve gelişimimizin önündeki en büyük engel korkularımızdır.  Korkularımızla baş edemediğimiz noktada ilerleme ve gelişim de gösteremeyiz. 
Bu ay size korkuların en yaygın ve sinsi olanından eleştirilme korkusundan bahsetmek istedim. Gerek iş yaşamında gerekse özel yaşamda bizleri en fazla tehdit eden korku türü diye düşünüyorum.

Vaktiyle ben de aynen bir çoğunuz gibi eleştirilme korkusunu yaşayanlardandım. Aldığım eğitimler ve koçluk mesleğim sayesinde bu durumun üstesinden gelmeyi başarabildim. Bu konuyla ilgili okuduğum en aydınlatıcı kitap ise Dr. DavidBurns‘ un “İyi Hissetmek” isimli kitabı oldu. Ben de size, bu kitaptan da yararlanarak eleştirilme korkusunun üstesinden nasıl gelinebileceği hakkında bilgi vermek istiyorum.

Eleştiriyi aslında en fazla biz kendi kendimize yapıyoruz. Gereksiz iç konuşmalarımız  ve başka bir deyişle iç eleştirmenimiz  yüzünden zaman zaman kendimizi yargılarız, suçlarız; bazen yargıç oluruz, savcı oluruz, mahkum oluruz, bu döngü böyle sürer gider. Eleştirilme korkusunun altında yatan en baş sebeplerden biri  değersizlik duygumuzdur. Kendini yeterince değerli görmemek ve değerli olduğuna inanmamak yatar altında.

İç konuşmalarımız ise genellikle de başkalarının sert sözleriyle tetiklenir. Eleştirildiğimizde bu tetiklenmeyi yaşarız. Eleştiri kısaca tetiklenmemizdir. Geçmişimizden getirdiğimiz birtakım inanç kalıplarının ve olumsuz düşünce kalıplarının karşı taraftan gelen sert bir söz veya davranış ile tekrardan su yüzüne çıkmasıdır.

Öncelikle sizi üzen şeyin hiçbir zaman eleştirel yorumlar yani eleştirinin kendisinin olmadığını bilin. Her ne kadar şaşırtıcı da olsa gerçek budur. Sizi üzen şey olumsuz düşüncelerinizdir. Bir başka deyişle sizin zihinsel durumunuzdur.  Sizi üzen yine sizsiniz. Bu çarpıcı ama gerçek. Çok kolay değil kabul etmek ancak sizi sizden daha fazla kimse üzemez.

Şöyle açıklamaya çalışayım. Biri sizi eleştirmeye başladığında direkt olarak sizin olumsuz düşünceleriniz tetiklenmeye başlıyor (olumsuz düşüncelerden kastım sizin kendinizle ilgili olan olumsuz düşünceleriniz) . Dolayısıyla verdiğiniz tepki size eleştiri yapanın söylediğinde değil aslında sizin kendi tetiklenen düşüncelerinizdedir. Siz kendinizle ilgili olumsuz düşünceleriniz tetiklendiği için eleştirilere tepki veriyorsunuz.

Size eleştiri yöneltildiğinde bir düşünün ilk ne yapıyorsunuz ? 
Öncelikle, bu eleştirinin doğru ve mantıklı olduğuna aniden karar veriyorsunuz. İç konuşmanız başlıyor “Ben değersizim, ben başarısızım, beceriksizim, ben sevilmeye layık değilim” diye kendinizle ilgili çoğunlukla gerçek olmayan veya bazen gerçek olan bir dizi düşünceyi zihninizden geçiriyorsunuz. Evet, eleştiri doğru olabilir de olmayabilir de ancak burada sizin bu eleştiri karşısında aldığınız tavrınız çok önemli.  Zira o an için eleştiri doğru bile olsa siz bütün olumlu olan her şeyi bir anda olumsuza çeviriyorsanız işte buna dikkat etmek gerekiyor. Olumsuzu yaşadığımızda tüm olumlu olanları da bir kenara bırakıyoruz.

Eleştirilme korkusu ile baş edebilmek için ilk adım ne olmalıdır ? 
İlk adım, eleştirildiğiniz andaki zihin yapınızı iyice anlamaya çalışmak olmalıdır. Bir başka deyişle eleştirildiğinizde zihninizden geçen olumsuz düşünceleri tanımayı öğrenmeye başlayın. Daha da iyisi bu düşüncelerinizi yazıya dökün bakalım neler fark edeceksiniz. Hangi durumlarda mantıklı düşüncelere  hangi durumlarda yanlış düşüncelere kapılmışsınız.

İnsanlar sizi eleştirdiklerinde sizinle ilgili yorumları doğru veya yanlış olabilir. Yorumlar yanlışsa zaten üzülecek fazla bir şey de yoktur. Ancak eleştiri doğru ise işte o zaman durup hatanızı düzeltmek için bir fırsat yakaladığınızın farkında olun. Bunu bir uyarı olarak görün ve alın. Hemen gerekli düzeltmeleri yapmak için harekete geçin. Şunu her zaman hatırlayın ne siz ne de sizi eleştiren kişi mükemmel olmak durumunda değil. Eleştiri yorum olarak yanlış ise bu yapan kişinin hatasıdır. Siz niye üzülüyorsunuz ki ?

Hiç şüphe yok ki hepimiz eleştiriden korkarız. Zira hepimizin kabul görme, onaylanma ve sevilme ihtiyacı oldukça yüksektir. Ancak burada da şöyle bir tehlike söz konusudur: tüm yaşantısını başkalarının isteği üzerine kurmuş ve onları memnun etmek üzerine inşa etmiş biri gerçekte bu yönde harcadıkları enerjilerini esas gerekli olan yaratıcı ve üretken bir yaşam üzerine harcayamazlar. Bu durum, o kişilerin yaşamdan tat almalarına engel olmaktadır. Zira eleştirilmemek için o kadar enerji harcarlar ki bir süre sonra hareket alanları oldukça daralır. 

Kısacası eleştirilme korkusu altında yalnızca sizin olumsuz düşüncelerinizin yattığını ve ancak sizin düşüncelerinizin sizi üzebileceğini gördük. Bunu anlamak size ne kazandırır? Bu sizin gerçekçi düşünmeye başladıkça artık daha az üzgün hissedeceğinizi gösterir.

Eleştirilme korkusunun altında yatan sebebi biliyorsak şimdi kendimizi eleştiri karşısında güvenle, savunma yapmadan, aşırı tepkiler vermeden nasıl koruyacağımızı öğrenelim.

Bunun iki yöntemi var. 

1- Eleştiri yapan kişiye empati ile yaklaşmak.  Bir ihtimal olarak biri sizi eleştirdiğinde amacı gerçekten size destek vermek olabilir. Bir diğer ihtimal ise sizin canınızı acıtmak istiyordur. Bu durumda en iyi yapacağınız şey gerçeği anlamak olmalıdır. Bir başka deyişle o kişinin gerçekte ne söylemek istediğini anlamak. Bunun için önce doğru soruları sorarak işe başlayın. Gerçeğin netleşmesini sağlayın. Alacağınız cevaplar durum ile ilgili olarak size netlik kazandıracaktır. 
Burada yapılmaya çalışılan eleştiri yapanın penceresinden bakabilmektir. Duruma eleştirenin tarafından bakabilme becerisini kazanmak. Böylece eleştiren kişiyle sizin aranızdaki  iletişimin daha saygılı olmasını sağlar. Daha duyarlı bir tartışma için zemin hazırlarsınız.

2- Bu yol o kadar basit görünmese bile denemeye değer. Sizi eleştiren kişi haklı da olsa haksız da olsa aynı fikirde olmak için bir yol bulmanız gerekiyor. 
Nasıl mı ?
Diyelim ki sizin yöneticinize karşı kayıtsız kaldığınız ile ilgili yöneticinizden eleştiri aldınız. İlk olarak bu eleştirinin haklı bir eleştiri olduğu durumdan gidelim. Böyle bir durumda sizin yaklaşımınız şöyle olmalıdır. Bu durumda “evet haklısınız siz aradığınızda başka bir iş ile meşguldüm ve size istediğiniz bilgileri vermekte geç kaldım siz de kayıtsız olduğumu düşündünüz ” veya “ haklısınız bu cümleyi sizden birkaç defa daha duydum ve bu konuda bir şeyler yapmam gerekiyor.”  Bu tarz bir yaklaşım sizin ile sizi eleştiren kişi arasında bir çözüme gidecek ve bu çözüm sakin zemin üzerinde gerçekleşecektir. 

Bu sefer aynı örnek üzerinde sizin kısmen haklı olduğunuz varsayımıyla gidelim. Bu durum daha da güç; hem haklısınız hem de aynı fikre gelmeniz lazım. Buradaki yaklaşımda siz  “Evet kayıtsız kaldığım konusunda sıkıntınız olduğunu görüyorum. Bu durum iş yapmamızı ciddi boyutlarda etkiler. Hal böyle olunca da kimse böyle biri ile çalışmak istemez bunu çözmek için ne yapmamız gerekiyor?” Bu yaklaşım sizi eleştiren kişinin kızgınlığının azalmasını sağlar. Savunmaya geçmediniz suçlamadınız sadece bu durumun iş açısından etkisini  yani gerçekliği ortaya koydunuz. Şunu hatırlayın, sizi eleştirenin karşısında savunmaya geçtiğinizde sadece eleştirenin elini kuvvetlendirmiş oluyorsunuz.

Eleştiren kişi tümüyle haksız ise bunu nasıl anlatabiliriz ?

En iyi yol iletişim esnasında durum ve olgu üzerinden iletişime geçmektir. Kişi üzerinden değil. Yine aynı örnek üzerinden gidersek: 
“Ne söylemek istediğinizi çok iyi anlıyorum kayıtsız kaldığım durum için haklı olduğunuz yanlar var ancak bu durum her zaman için geçerli değil. O durum için haklıydınız. Kesin düşüncem ve hissettiğim gerçek bu. ” 

Bu durumda önemli olan duygularınızı hangi tarz ile ifade ettiğiniz. Duygularınızı ifade ettikten sonra kendinizi iyi hissediyorsanız o size ait demektir. Yok “Duygularımı ifade ettim ancak kendimi kötü hissediyorum diyorsanız demek ki size ait olmayan bir tarz ile ifade ettiniz demektir.” Bu iyi bir uyarı. 

Eleştiri aldığınızda doğru yaklaşımla doğru karşılık vererek ve en önemlisi kendi düşüncelerinizi tanıyarak eleştirilme korkunuzun üstesinden gelebilirsiniz.

Eleştirilme korkusuyla baş edebileceğiniz verimli bir ay geçirmenizi diliyorum.








Yazarın diğer yazıları