Gıdayı zengin ülkeler tüketirken, fakir ülkeler üretirken israf ediyor

Orta ve yüksek gelire sahip ülkelerde gıda kayıp ve israflarının önemli bir bölümü dağıtım ve tüketim aşamasındayken; düşük gelirli ülkelerdeki kayıp ve israflar hasat ve işleme aşamalarında yaşanıyor. Yani zengin ülkelerde gıdalar tabaklarda israf...






Nur Coşkun İstanbulluoğlu
Danışman-Net İletişim Danışmanlık Şirketi
nurcoskun@net-iletisim.com



Günlük beslenme sırasında gıdaları kalori değerlerini dikkate alarak tüketmeye çalışırken acaba kaç kişi gıda israfına dikkat ediyor? Sağlıklı beslenmeye dikkat ettiğimiz kadar sağlıklı tüketimine dikkat ediyor muyuz? Yani gıdaları israf etmeden tüketmeye özen gösteriyor muyuz?

“Dünyada herkese yetecek kadar gıda kaynağı olmasına rağmen pek çok yetersizlik yüzünden gıda kayıpları yaşanıyor.” Bu bilgi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu FAO'nun araştırmalarının çarpıcı bulgularından biri.

FAO’nun Sürdürülebilir Gıda Sistemlerinde Gıda Kayıp ve Atıkları Raporundaki en dikkat çekici noktaların başında ise, gıda kayıp ve israfı ile tüketici arasındaki ters orantı geliyor. Şöyle ki orta ve yüksek gelire sahip ülkelerde gıda kayıp ve israflarının önemli bir bölümü dağıtım ve tüketim aşamasındayken; düşük gelirli ülkelerdeki kayıp ve israflar hasat ve işleme aşamalarında yaşanıyor. Yani zengin ülkelerde gıdalar tabaklarda israf edilirken, fakir ülkelerde tabakta ne varsa yeniyor ama o gıda tabağa kolay gelemiyor, üretim aşamasında teknik yetersizlikler nedeniyle kayba uğruyor. Örneğin Avrupa’da tahılların yüzde 25’i tüketiciler tarafından israf edilirken, bu oran Afrika’da sadece yüzde 1. 

Her yıl gıdanın üçte biri çöpe

Yine FAO bilgilerine göre, Avrupa’da yıllık kişi başı 300 kg civarı gıda israfı yaşanırken, gıda kaybı ve israfı birlikte düşünüldüğünde tüm dünyada 1,3 metrik ton civarını buluyor. Bu ise dünyadaki yıllık gıda üretiminin üçte birine denk geliyor. Azımsanmayacak bu oran için gerekli önlemler alınırsa açlık, yetersiz beslenme ve gıda güvensizliği içinde yaşayan 845 milyona yakın insan için umut ışığı doğabilir. 

Bu durum gösteriyor ki; dünyadaki üçte bir'lik gıda kaybının önüne geçmek için gerekli önlemler sadece tüketici israfını engellemekle sınırlı olmayıp, gıda üretim ve tüketiminin tüm aşamalarını kucaklayan bir politika ile sonuç verebilir.

Galiba gıdanın kaybı ve israfı sorunu, gıda oluşum sürecinin tüm aşamalarını içine alabilecek bir çözüm modeli ile mutlu sona gidebilir. Böylece tohumdan, tarlaya, hasattan, taşımaya, depolamadan pazarlamaya kadar tüm aşamalardaki teknik donanım ve altyapı yatırımı, çiftçilerin eğitimi, gıda üretici ve işletmecilerinin güncel bilgi ile donanımı için özel sektörü teşvik edici politikalar üretilebilir. 

Ülkemizde gıda üretimindeki israf ve kayıplar, büyük gıda sanayicilerine kıyasla, küçük ve orta ölçekli üreticiler aşamasında daha yaygın gözlemleniyor. Ancak umut verici çabalar ve projeler sosyal sorumluluk bilinci ile hayata geçiriliyor. 





Gıda kayıplarını önlemek için Kobiler eğitilecek

Bir Avrupa Birliği projesi olan “Gıda Kayıpları ve Gıda İsrafı / Food recovery and Waste Reduction ( Foodward ) işte bu gerçeklerden yola çıkmış. Ülkemizde TÜGİS’in ( Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) ortakları ile birlikte yer aldığı bu proje ile ilgili ilk çalışmalar geçtiğimiz Şubat ayında başladı. Projenin ortakları arasında TÜGİS’in yanısıra Avrupa Birliği Bakanlığı, Türkiye Ulusal Ajansı,  T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı / TAGEM Genel Müdürlüğü, ODTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü, MKV Consulting yer alıyor. Projenin Avrupa Birliği Üyesi ülke ortakları olarak İtalya SPES GEIE, İtalya EURO CREA, Almanya Mönchengladbach Niederlain Üniversitesi ve Slovakya Cassavia / Kosica kuruluşları bulunuyor. 

Proje ülkemizde yaygın olarak üretilip tüketilen et, süt ve süt ürünleri ile konserveciliği kapsıyor.  Eğitimlerle 500 üreticiye ulaşılması hedefleniyor. Proje çerçevesinde ülke raporları hazırlanacak, yayınlar yapılacak ve çeşitli seminerler, eğitim programları gerçekleştirilecek. Projenin son aşamasında eğitimlerin daha yaygın bir kitleye ulaşabilmesi için e- öğrenim (e-learning) sistemi ile online model uygulamaya alınacak. 

TÜGİS yetkilisi İrfan Demiryol  2016 yılına kadar devam edecek proje çerçevesinde Erzurum, Kayseri, İzmir, Balıkesir, Denizli’de, bu illerdeki Ticaret ve Sanayi Odaları ile işbirliği içinde özellikle küçük ve orta ölçekli gıda üreticilerini gıda kayıplarını önlemeye yönelik bilgilendirici eğitimlere başladıklarını ifade ediyor. Ülkemizde küçük ve orta ölçekli şirketlerin gıda işleme ve dağıtım aşamasında ciddi kayıp ve israf problemi yaşadıklarından yola çıkarak, projenin hedef kitlesinin KOBİ niteliğindeki işletmeler olduğunu belirtiyor. Görülen o ki; büyük şirketlerin teknolojisi daha donanımlı olduğu için üretim sürecinde kayıplar fazla olmuyor.  Ancak ülkemizde Kobilerin üretimde teknolojik donanım ve bilgi birikiminin geliştirilmeye ihtiyacı var. Onları, gıda zincirindeki kayıp ve hasarları azaltmaya yarayacak yeni teknolojilere teşvik etmek gerekiyor. Küçük ölçekli çiftlikler ise pazara ürününü zamanında ulaştırmada yaşayabileceği sorunlarla başa çıkmanın yollarını doğru kaynaklardan öğrenmeliler.

Gıda israfını önleme bilinci, kişisel sosyal sorumluluktur

Gıda kayıp ve israfları üzerine konuşurken İrfan Demiryol’un verdiği örnek beni fazlasıyla düşündürdü. Bir arının hayatı doksan gün ve hayatı boyunca sadece bir çay kaşığı kadar bal yapıyor. Artık bal yerken çay kaşığında bir damla bile bal bırakmamaya, arının hayatı boyunca yaptığı balı bir çırpıda israf etmemeye daha fazla özen göstereceğim. 

Arının yaptığı bal kadar mucizevi olmasa da ekmek üretimi de fazlasıyla emek isteyen bir başka süreç. Bir parça ekmek için kullanılan buğdaydan una dönüşene kadar harcanan enerji, zaman, insan emeği ve üretimde çevreyi kirletmenin ölçüsü düşünüldüğünde, o gıdayı sadece parasını ödedim aldım, tadını beğenmedim yada bayatladı attım demek, alışkanlığa dönüşmemeli. Bir gıda ürününü tüketebileceğimiz zaman dilimi içinde uygun miktarda satın almak ve israf etmeden tüketme bilincini yaşam tarzına dönüştürmek, gıda israfını azaltmada ilk kişisel adımları olabilir. 



Yazarın diğer yazıları