Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Güzel bir yaş alan olmak için…

Bu bayramda onun arkasından bunları düşündüm ve aşağıda sizlere gözlemlemlediklerimi maddeler halinde yazdım.

Bir bayram daha geride kaldı.

Bayramlar aynı zamanda keyiflice bir araya gelinen aile sofraları, ziyaretler, kavuşmalar demek. Şanslı isek bayramlarda aile sofralarının etrafında üç kuşaktan aile bireyleri bir araya gelir. Ailenin en büyük annesi özel aile yemekleri yapar.

Benim çocukluğumda anneannem bizi bayramın ilk günü öğlen sofrasında bir araya getirirdi. Kalabalık aile olarak o sofra oldukça çeşitli yemeklerden oluşurdu. Çerkez tavuğu, tas kebap, beğendi ve kayısılı tart benim en sevdiklerim arasındaydı. Bir de vişne likörü kahve ile birlikte verilir yanında ise krokanlı çikolata olurdu. Hala o tatları ararım.
Anneannem çok uzun yaşadı. Öldüğünde yüz sekiz yaşındaydı. Aklı başında ve ölümünden birkaç gün öncesine kadar sofraları açık, misafirlerini ağırlıyordu.
Anneannem benim rol modelimdi.
Bu uzun yaşamında bu kadar güzel yaş almıştı. Zira etrafımda anneannem kadar yaşlılığını güzel geçiren bir başka yaşlı göremedim. Peki anneannem ne yapıyordu ki bu kadar güzel yaş alabilmeyi başarmış ve ölümüne kadar yaşam enerjisinden hiçbir şey kaybetmemişti. Oysa ki onun da yaşamında bir çok zorluklar olmuştu.

Bu bayramda onun arkasından bunları düşündüm ve aşağıda sizlere gözlemlemlediklerimi maddeler halinde yazdım.
Maddelere geçmeden size mevsimler ve yaşam döngülerinden söz etmek istiyorum.
Şu an yaz mevsimine geçtik . Yaz hepimizin kendini daha iyi hissettiği aydınlık pırıl pırıl güneşin olduğu iç açıcı bir mevsim demek.Yaz demek neşe demek, hasat zamanı demek, bilgelik demek. İnsanlarda yaşamlarının başlangıçı olarak ilk bahar alınır, arkasından yaz yani gençlik zamanımıza denk gelen ve sonbahar ile eşleşen orta yaşlılık ve son evre ise yaşlılık kış ile eşleşir. Özet olarak yaşlılık kısmını hep kış ile eşleştirirler. Ben ise bunun tam tersi olması gerektiğini savunuyorum.
Yani benim için yaz mevsimi yaşlılık dönemi olmalı. Çünkü şayet bizler iyi yaş almayı başarabilirsek yaşamımızın son evresi olan yaşlılık kısmını bir şölene çevirebiliriz. Yaz artık ektiklerimizi biçme zamanıdır. Hasat zamanıdır. Tüm deneyimlerimizi aktarabileceğimiz bilgelik dönemimizdir. Daha az sorumluluk aldığımız yaşamla dans etme zamanımızdır. Hırslarımızdan arındığımız, egomuzu yönetmeyi başardığımız özgürlük zamanımızdır.
Her ne kadar çevremizde oldukça sayıda mutsuz yaşlı insan olsa da ben yine de yaz mevsimini yakalayabileceğimizi düşününlerdenim. Bunlar benim anneannemde gözlediklerim

1. Bugüne kadar nasıl bir yaşam yaşadık?
Bu soruyu kendimize sormak ve cevabı dürüstçe vermek önemli. Pişmanlıklarla dolu keşkelerle dolu bir yaşam mı? yoksa doyumlu cesur ve güzel anların olduğu bir yaşam mı?
Zira her pişmanlık ve keşkeler ile yaşanan yaşantı bizi esir alıyor ve bizleri mutsuz saldırgan hale getiriyor. Her birimizin keşke ve pişmanlıkları vardır. Önemli olan yaşadıklarımızı arkada bırakarak deneyimlerimizi kazanmak ve kabullenebilmek.
Bunun için de öncelikle bu dünyaya geliş nedenimiz yani yaşam amaçımızı bulmak. Bir başka deyişle ikinci doğum günümüzü bulmak. Ne kadar doyumlu, kabullenici bir yaşam yaşarsak o kadar mutlu bireyler ve etrafımıza feyz veren oluruz.

2. Pozitif zihinsel tutum alışkanlığı
Bunu çok önemsiyorum. Zira gerçekten bu öğrenilebilen bir alışkanlıktır. Zihnimizi yönetmeyi öğrenmek ve negatif zihin alışkanlığından kurtulmak. Bu alışkanlık bizi ileride çevremizle kuracağımız iletişim dili ve ilişkilerimizde kilit rol oynayacaktır. Kim negatif zihinsel alışkanlığına sahip bir yaşlı ile zaman geçirmek ister ki? Ayrıca eminim ki bu zihin alışkanlığına sahip bireyler en çok da kendilerine zarar veriyor.

3. Sürekli öğrenme ve merak duygusunu canlı tutmak
Kendimizi zamana göre güncelleyebilmek. Öğrenme ve merak duygusunu daima canlı tutarak ömür boyu öğrenmeyi amaç edinmek. Çok okumak çok seyahat etmek ve merak duygusunu kaybetmemek. Burada neler oluyor? Evren, dünya nasıl değişiyor? Ne gibi yenilikler var ? Teknolojik gelişmeleri takip etmek ve kullanmak. Yani bu benden geçti demek yerine nasıl öğrenebilirim? Nasıl yaparım kısmına geçerek açık öğrenen zihin yapısı ile olaylara durumlara ve kişilere yaklaşmak.
Yargısızlık burada kilit nokta.

4. Sağlık
Yaş sınırı arttıkça bir takım yeni hastalıklar ortaya çıkıyor. Ancak tıptaki gelişmelerle de bir çok hastalığın çaresi bulunuyor. Hal böyle olunca bizler de sağlıklı yaşam için egzersiz ve sağlıklı beslenme ile ileriye yönelik önlemler alabiliriz. Ayrıca ruhsal dengemizi koruyabilmek mindfulness tekniklerinden faydalanmak bize katkı sağlar.

5. Hobiler edinmek
Özellikle genç yaşlarda ilgi alanlarımızı belirleyerek aslında boş zaman denilen zamanları hiç de boş değil son derece verimli hale getirebiliriz. Her birimizin iş dışında kendi becerilerimiz doğrultusunda iyi yaptığı şeyler vardır. Bunların üzerine eğilerek hobi haline getirmek ve bunlarla uğraşırken meditatif zihin yapısı ile akış haline geçmek bize fayda getirecektir. Zihinsel ve ruhsal anlamda sağlıklı olmamızı sağlayacaktır.

6. Sosyalleşme
Her yaştan her kültürden mümkün olduğunca kişilerle iletişim ve ilişki kurabilme becerisi geliştirmek. Bu bizi zenginleştirir ve başkalarına anlatacak bir dolu hikayemiz olur. Bu da bizi çekici yapar. Ayrıca başka bakış açıları kazandırır. Kimseyi yargılamadan küçümsemeden ve herkesten öğrenecek birşeyler olduğunu hatırlamak önemli.

7. Katkı sağlayan
Her yaşta yaşadığımız çevreye, gezegene ve canlılara fayda sağlayacak işler içerisinde olmak bizi mutlu edeceği için çevremiz de mutlu olacaktır. Fayda sağlayan olmak için yaptığımız işler ve değerlerimizle paralel oluşumlar içerisinde yer almak keyifli olacaktır.

8. Refah düzeyi…
Bunu en son olarak koydum zira yine yaş almanın en iyi yollarından biri de yaşlılık için kabul edilebilecek bir maddi refahın olması gerekir. Bu herkes için farklı miktardır. Ancak şimdiden tasarruflu yaşamaya başlamak ve kazancımızı belli bir miktarını kendimiz için ayırmak ve bolluk bilincine geçmek de bizi rahatlatacaktır.
Her ay kazancımızın yüzde onluk bir kısmını tasarrufa ayırmak bolluk bilincimizi artırmayı sağlayacaktır.

İşte benim gözlemlerim anneannem sayesinde bunlardı.
Yaz mevsimi keyfinde bir yaşlılık için hemen bu günden başlayarak eksik olan maddeler üzerinde çalışabiliriz.
Kış mevsimi gibi soğuk, herkesin içinde yaşadığı dondurucu bir yaşlı olmak istemiyorsak ki bu mümkün. O zaman üzerimizde çalışarak öz
farkındalığımızı artırarak kışı yaza çevirebiliriz.

Güzel bir ay diliyorum

Esra Teoman Bener

Yazarın diğer yazıları