Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Hadi beynimizi tazeleyelim...

Sürekli olarak çocukluluğumuzdan itibaren sıklıkla duyduğumuz “Çok çalış gece yarılarına kadar çalış ki başarılı olasın” mitini kısmen yıkan bir terimle karşı karşıyayız.

Esra Teoman
Profesyonel Koç- Kurumsal Eğitmen
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com


Beyin üzerine yapılan araştırmalar bu çağda hiç olmadığı kadar ilerledi. Her gün yeni yapılan araştırma sonuçlarını açıklayan makaleler geliyor.

Duygusal dayanıklılık iş yaşamında aranılan bir yeterlilik haline geldi. Bir çok bileşenden oluşuyor. Ve zorlu deneyimlerle kazanılıyor. Duygusal dayanıklılığın anahtarı çok çalışmak, çalıştığımız kadar dinlenebilmek ve tekrar çalışmak ile artıyor. Daha çözümcü, yaratıcı, olumlu tutum sergileyebilmemiz için duygusal dayanıklılık becerimizi artırmamız gerekiyor.

Homeostaz, beynin kendini sürekli yenileyip sağlığını koruma becerisini ifade eden biyolojik bir terimdir.

Sürekli olarak çocukluluğumuzdan itibaren sıklıkla duyduğumuz “Çok çalış gece yarılarına kadar çalış ki başarılı olasın” mitini kısmen yıkan bir terimle karşı karşıyayız.

Kısmen dememin bir sebebi ise tabii ki başarılı olmak için gereken çalışmayı göstermeliyiz. Aksi mümkün değil. Ancak burada nasıl çalıştığımız konusu önemli.

Hiç ara vermeden, hiç dinlenmeden kesintisiz çalışmanın uzun vadede başarı yerine kısmen başarısızlık getirdiğini beynin çalışma sisteminde görüyoruz.

NASIL MI?

Bilim dünyası işkolikliği şöyle tanımlıyor.

“İş için hayatın diğer alanlarını ihmal edecek kadar zaman ve emek harcamak, kontrol edilemeyen bir istek ve saplantılı bir gayretle çalışmak” bu tanım büyük bir çoğunluk için tanıdık geliyor olmalı.

Çok çalışmak adına uykumuzdan fedakarlık ediyoruz. Ancak ne kadar çalışırsak çalışalım uykusuzluk bizim üretkenliğimizi engelliyor.

Öyleyse demek ki ;
çok çalışmak, sonra durup dinlenmek ve tekrar çalışmak. Duygusal dayanıklılığı artıran bir durumdur.

Vücudumuz aşırı çalışmaktan dolayı dengesini kaybettiğinde tekrar yola çıkmak için bu dengeyi tekrar sağlamamız gerekiyor.

Kaynaklarınızı daha çok çalışıp çabalamak için bir araya getirmeniz, düşük motivasyon düzeyini yükseltmek için enerji yakmanızı gerektirir. Ve sonucunda kendimizi daha fazla yorgun hissederiz.

Kısaca çalışmaya ne kadar zaman harcıyorsak tazelenmek için de o kadar zaman harcamamız gerekiyor.

Yalnız dinlenmek ile tazelenmeyi birbirine karıştırmamak gerekiyor. İkisi farklı durumlardır.
İç tazelenme, üzerinde yoğunlaştığınız işte fiziksel ve zihinsel kaynaklarınız tükendiğinde dikkatinizi başka konulara çevirerek kısa süreli ve önceden belirlenmemiş olan molaları işaret ediyor. İş yerinden öğle molalarında dışarı çıkmak, yürüyüş yapmak, arkadaşlarla buluşmak ancak iş konuşmadan ve en önemlisi tüm izinleri kullanmak.

Aksi takdirde tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya kalırız.

Şimdi yaz ve ağustos ayı yıllık izinlerin kullanıldığı zaman. İşten uzaklaşarak bazen de hiç bir şey yapmadan tatilin keyfini çıkarma zamanı. Aktivite tuzağına düşmeden beynimizi tazeleme uyku, spor, doğru beslenme, bizi dinlendiren uğraşlarla yeni döneme keyifle geçerek motivasyonumuzu ve üretkenliğimizi artırma zamanı.

Yenilendiğimiz, tazelendiğimiz bir yaz tatili dilerim....

Kaynak
Harvard Business Review Duygusal Dayanıklılık

Ağustos 2018 sayısının 90.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları