Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Her şey GÜVEN ile başlar !

İhanete uğradığımızda, hayal kırıklığına uğratıldığımızda, beklentimizin tersi davranışlarla karşılaştığımızda güven kaybına uğrarız. Güven kaybının ilk başlangıcı şüphe duymaktan geçer. İçimizde şüphe uyanmaya başladığında aslında güven kaybı da...



Esra Teoman Bener
Koç / Eğitmen / Yazar
www.adimkocluk.com


Bu ayki yazım GÜVEN duygusu üzerine .
Bu aralar oldukça ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm GÜVEN duygusu. Ve yine kaybettiğimiz GÜVEN duygusu...

Geçtiğimiz hafta hemen hemen tüm yazılı ve görsel basında yer alan bir fotoğraf vardı. Küçük Suriyeli mülteci ailesinin 3 yaşındaki Alyan’nın fotoğrafı. Ne yazık ki küçücük cansız bedeni Bodrum sahiline vurmuştu. Bu fotoğrafı gördüğüm anda dünyanın geldiği bu son noktadaki acımasızlığı ve şiddeti tüm gücüyle hissettiren bir fotoğraf olduğunu düşündüm. Bu ilk değildi belki son da değil. Ancak gelinen bu nokta hepimizin artık bireysel düşünmeden çıkıp, BİZ olabilmek ve en önemli ihtiyacımız olan GÜVEN duygusunu yeniden inşa etmek gerektiğini düşünüyorum.

Alyan’ın ailesi de birilerine güvenmişti. Diğerleri gibi. Ancak güvendikleri kişiler onların bu dünyadan göçmelerine neden oldu. Bedeli çok ağır oldu.

Güven duygusu doğduğumuz andan itibaren en çok ihtiyaç duyduğumuz en baş duygudur. Güven duygusu biz çocukken oluşur. Ya güvenli ve güvenerek büyürüz ya da güvensiz ve özgüveni düşük yetişkinler oluruz.

İhanete uğradığımızda, hayal kırıklığına uğratıldığımızda, beklentimizin tersi davranışlarla karşılaştığımızda güven kaybına uğrarız.  Güven kaybının ilk başlangıcı şüphe duymaktan geçer. İçimizde şüphe uyanmaya başladığında aslında güven kaybı da başlamıştır. 

Kaybolan güven tekrar geri kazanılabilinir mi ?

Bu sorunun cevabı aslında bazen evettir. 

Ancak bazı öyle durumlar vardır ki tekrar kaybolan güven kaybının telafisi mümkün değildir. Yazımın başında yer alan küçük Alyan’ın olayı gibi. Burada artık güven kazanılması mümkün değildir. Çünkü güven kaybı yaşayan kişiler artık bu yaşamda değiller. Dolayısıyla tekrar güven kazanılacak bir kişi veya durumda yok.

Bir kere güven kaybına uğradığımızda o an bunun artık telafisi olmadığını düşünürüz. Oysa bazı öyle durumlar vardır ki o durumlar için tekrar güven kazanılması mümkündür.

Bazı durumlarda Güven kaybının nedenlerinden biri de bizim karşımızdaki kişinin davranışlarını yorumlayış şeklimizdir. Bizim dışımızda üçüncü kişilerin de o kişi hakkında ki yorumları bizi  etkiler. 

Bazen kişilerin niyetleri iyi olmakla beraber sağlıksız davranış şekilleri yüzünden bizim tarafımızdan güvenilmez olarak nitelendirilirler. Bu kişilerle tekrardan ilişkiyi eski haline koymak artık bizim için zordur.  Oysa ki niyetlerinin hiç de böyle olmadığını anlattıklarını görürüz. İşte tam da bu noktada zor da olsa ümitsizliğe kapılmayın çünkü bazen bu gibi durumlarda o kişiyle ilişkimizin eskisinden daha da güçlü hale gelebileceğini söyleyebilirim. Diyelim ki çocuğunuz size doğru olmayan bir haber verdi. Ve öyle bir şey oldu ki doğru olmayan haber bir anda sizin aleyhinize olacak bir olaya sebep oldu. Bu durumda haklı olarak çocuğunuza olan güveniniz sarsılır. Ancak çocuğunuz sebep olduğu bu sıkıntıyı fark eder ve sizin tekrar güveninizi kazanmaya yönelik davranışlarda bulunmaya ve bunu sürdürmeye devam ederse, artık eskisinden daha sağlam güvene dayalı bir ilişki kurarsınız. 
Demek ki bazı güven kayıplarında güven kaybı yaşadığımız kişiye tekrar bir şans vermek ve altında yatan esas sebebi sorgulamak, niyetini anlamak önemlidir.

Burada güven kaybının bir başka şekli de kendimize olan güven kaybıdır. Karşımdaki kişiyi nasıl davranışlarını yorumlayarak yargılıyorsam, kendimi de niyetim doğrultusunda yargılarım. 
Genelde en zor geri gelen kendimize olan güvenimizdir. Şayet kendimize verdiğimiz sözleri tutmuyorsak, kararlarımızı uygulamıyorsak, değerlerimize aykırı olan şeyler yapmışsak kendimize olan güvenimizi kaybederiz. Bunu da geri kazanmak oldukça zordur. Sonuç olarak kendimizi o kadar kötü hissederiz ki tekrar eski durumumuza gelmek zorlaşır. Bu durumda yapmamız gereken, durumu oldukça açıklığıyla dolambaçlı yollardan değil açık ve net olarak düşünmek, davranışımızı haklı çıkarmak adına çeşitli bahanelere sığınmamak ve en önemlisi kendimizi ikna edecek senaryolar üretmemek olmalıdır. Bunların yerine kendinize bu durumda ne yapmanız gerektiğini sorun ve önce kendinize karşı dürüst olun. Bu davranışınızın hangi değerlerinizi beslediğini veya hangi değerlerinizi beslemediğini fark edin.

Güveni tekrar kazanma sürecinde tutumunuz çok önemli. Güven kazanmanın önünde zorlukların olacağını ve bu zorluklara çözümler üretmek gerektiği bilinciyle hareket etmelisiniz. Evet ne yazık ki bazı güven kayıplarının telafisi mümkün olamaz. Acı veren bir ihanet, derin hayal kırıklıkları telafisi oldukça zor durumlardır. En iyisi güven kaybedecek davranışlar sergilememek ancak bazı öyle durumlar vardır ki yanlış anlaşılmalar sebebiyle de bize duyulan güveni sarsabiliriz. İşte böyle durumlarda da durumu tüm açıklığıyla anlatmak ve niyetimizi ortaya dürüstçe koymak önemlidir. Duruma göre değerlendirme yaparak, şans verdiğimiz veya aldığımız durumlarda davranış değişikliğinin kararlı bir şekilde sürdürülmesi gerekiyor. 

Güven, ihtiyaç duyduğumuz birincil duygularımızdan biridir. Önce kendimize güven duymamız  gerekiyor. Kendine güveni olmayan biri, çevresine de güven duyamaz.  Kendimde yabancı olduğum duyguyu karşı tarafta göremem zira tanıyamam.

Son olarak güveninizi sarsmış olan kişiye tekrar güven duymak sizin vereceğiniz bir karardır. Ancak bu konuda size tekrar güven duygusunu kazandıracak kişiyi yargılamadan uzak, kinlenmeden, hınç duymadan, bağışlayıcı olmayı deneyerek yaklaşırsanız sonuç daha sağlıklı olacaktır.

Evet küçük bir çocuğun hepimizi derinden etkileyen hikayesi bize Güven duygusu üzerine tekrardan düşünmemiz gerektiğini ve değerlerimizi kaybetmeden, “ben ne yapabilirim ki ?” demeden insanlığa, yaptığımız işlerle  varoluşumuzla nasıl katkı sağlıyorum diye kendimize sormamız gerektiğini hatırlattı. İnsanlığın kaybı üzerine yazılacak fazla bir şey yok. Bu asla kazanılamayacak bir güven kaybıdır. Umuyorum tekrardan her konuda güven duyabileceğimiz özlediğimiz dünyaya kavuşmak dileğiyle yeni başlangıçlar diliyorum..


Yazarın diğer yazıları