Esra Bener Teoman

Esra Bener Teoman

Yaşama Dair

Hiç bir şey yapmamak: çok şey olabilir mi?

Çok şaşkındım. İlk kez gerçekten canım bir şey yapmak istemiyordu. Bu durum canımı sıkmıştı.

Bu yaz tatilinde ilk kez işimle ilgili bir şey yapmak gelmedi içimden.
Son on yıldır özellikle tatillerde yeni eğitimler hazırlamak ve almak, çıkan literatürü takip etmek, yazılar yazmak benim için bir rutindi.
Çok şaşkındım. İlk kez gerçekten canım bir şey yapmak istemiyordu. Bu durum canımı sıkmıştı.

Ne zaman masama otursam kendimce güzel ve ikna edici bir bahane bulup masadan kalkıyordum. Bir kaç gün bu durum devam etmeye başlayınca benim içimde de tehlike çanları çalmaya başladı. Suçluluk duymaya başladım. Bu defa da suçluluk duygumu nasıl dönüştüreceğim konusunda kendi üzerimde çalışmaya başladım. Kısacası keyfim kaçmıştı. En kötüsü ise dinlenmek yerine her geçen gün daha fazla yorulmaya başlamıştım.

Bir sabah kalktım ve bir karar aldım.
Madem canım farklı bir şeyler istiyordu, o zaman kendimle ve bu durumla mücadele etmek yerine bu durumumu kabul edecektim. Üzerimde baskı kurmaktan vaz geçerek gerçekten ne istediğime kulak verecektim.


Her gün üzerimde kurduğum bu baskı beni masamdan daha da uzaklaştırmıştı. Benim ve masamın ilişkisi mız mız bir arkadaşlığa dönüşmek üzereydi. Mız mız bir arkadaşı kim isterdi ki! Masam da bu durumda her geçen gün benden uzaklaşıyordu. İlişkimiz biraz ara istiyordu. İkimizde düşünecek ve yeniden başlayacaktık. Son on yılımızı hiç ayrılmadan sadece ve sadece işi geliştirmek üzere geçirmiştik. Evet ruhumuz farklı bir beslenme istiyordu. Onu dinlemeliydik. Öyle yaptık?

Hepimiz ara ara yaptığımız iş ile ilgili kaçış noktaları ararız. Ve kaçtığımız zamanlarda ise suçluluk duyarız. Çünkü bizler başarılı olmanın kuralları içinde, süreklilik ve verimlilik için işine odaklı ve tüm zamanlarını işini geliştirecek şekilde yaşamalısın şeklinde dış uyaranlara maruz
bırakıldık.
Gerçek başarıyı yakalamış kişilerin biyografilerine baktığımızda ise bir şey daha görüyoruz. O da iç uyaranlarımız. Yani başarı noktası bir sonuç ise bir de süreç kısmı var. Sürekli grafiğin aynı çizgide kalması diye bir şey yok. İniş ve çıkışlar var. Ara ara uzaklaşmak ve ihtiyacımız olduğu şekilde ruhumuzu yeniden beslemek yani yakıtımızı doldurmamız gerekiyor. Bu her birimiz için farklı olabilir. Önemli olan tekrar bıraktığımız noktadan coşkuyla başlayabilmek.

Ben de önceleri duyduğum suçluluk duygusunu dönüştürmeye başladım. Kendime izin verdim. İzin vermeye başladığım andan itibaren duygularım yükselmeye ve kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Bu durum günümü verimli bir şekilde planlamamı sağladı. Tatilim boyunca ruhumu besleyecek ve kaybettiğim yakıtı tekrar kazandıracak aktivitelere yöneldim.

Öncellikle sergileri gezdim. Konserlere gittim. Cam sanatı ile ilgilendim. Ve tahmin edeceğiniz gibi kaybettiğim yakıt dolmaya başladı. Doldukça zihnimde yeni düşünceler oluşmaya başladı. Yenilikler yapmaya başladım. En önemlisi işimle ilgili yepyeni projeler oluşturmaya başladım. Aynı doğum gibi adeta yeniden projeler doğdu. Heyecanım arttı. Coşkum arttı.
Artık yeni döneme hazırdım?

Ne öğrendim?

Aslında hiç bir şey yapmadığımızı düşündüğümüz zamanlarda kendimize izin verirsek ve sabırlı davranırsak yeniden doğabileceğiz. Başarının önündeki engeli tükendiğimiz, yaratamadığımız zamanlarda ısrarcı olmak yerine kısa süreliğine uzaklaşmak olduğunu deneyimledim. Sanat, seyahat, spor, ne istersek onu yaparak kaybettiğimiz yakıtı yeniden kazanmak bizi işimize geri döndürüyor. Bazen de kanepede uzanıp hiç bir şey yapmamak bile olsa...Kural yok, sınır yok, sadece şu anda gerçekten ihtiyacım olan şey nedir? Sorusuna bulacağımız cevabımız var.

Bazı zamanlarda tükendiğiniz, kaçma isteğinizin arttığını hissediyorsanız korkmayın, biraz uzaklaşmaya ve ruhunuzu beslemeye ihtiyacınız olduğunu fark edin.

Çok sevdiğim bir söz vardır.
Kapalı gözler, ruhu seyretmenin en güzel şeklidir.
Victor Hugo

Bedenimiz bazen ruhumuzun önüne geçiyor. Onun için yaptığımız işten uzaklaşarak gözümüzü kapatarak ruhumuzun sesini dinlemek, bu tatilde bana iyi geldi.

Yeniliklerle dolu harika bir başlangıç yaptığımız yepyeni dönemler diliyorum.
Sevgiyle kalın....

Esra Teoman Bener
KOÇ- KURUMSAL EĞİTMEN
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com
esra@adimkocluk.com

Eylül 2017 sayısının 74.sayfasında yayımlanmıştır.