Hukukumuzda iflasın ertelenmesi kurumu

İflasın ertelenmesi kurumunun alacak-borç dengesi geçici olarak bozulan ve iyileşme ihtimali bulunan sermaye şirketleri ile kooperatifler bakımından mali durumlarını düzeltebilmeleri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtmek mümkündür.

İflasın ertelenmesi kurumunun alacak-borç dengesi geçici olarak bozulan ve iyileşme ihtimali bulunan sermaye şirketleri ile kooperatifler bakımından mali durumlarını düzeltebilmeleri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtmek mümkündür. Geçici ekonomik sıkıntıların, mali durumunu düzeltme ihtimali olan ticari girişimlerin ekonomik faaliyetlerini tümü ile sekteye uğratmaması ve ekonomik faaliyetlerinin devamının sağlanması iflasın ertelenmesi kurumu ile amaçlandığından bu kurum ekonominin istikrarı açısından da önem arz etmektedir.


Av. Emine BAŞCI DEVRES
Devres Hukuk Bürosu
www.devres-law.com


Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarında ve gazetelerdeki günlük haberlerde iflas ertelemesi isteyen firmaların sayısında artış olduğu gözlenmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yaptığı bir çalışmaya göre 2006 yılında 61 olan iflas erteleme sayısı 2015 yılında 492’ye çıkmıştır. Yılın ilk 4 ayında ise yaklaşık 200 şirket iflas erteleme talebiyle mahkemelerin yolunu tutmuştur. Adalet Bakanlığı verilerine göre ise, 1150’si İstanbul’da olmak üzere, 2831 iflas erteleme davasından bahsedilmektedir (Serhat Aligil, Dünya Gazetesi, İflas Erteleme Kazanı Kaynıyor, 4 Haziran 2016). Bu durum karşısında genel bir fikir vermesi açısından konunun ana hatları ile incelenmesinde fayda bulunmaktadır.

İflasın ertelenmesi, mali durumu bozulan sermaye şirketleri ve kooperatiflerin mahkemelerce iflaslarına karar verilmesinden evvel başvurabilecekleri bir hukuki yol olarak hukukumuzda düzenlenmiştir. Bu bakımdan iflasın ertelenmesi müessesesi, prensip olarak hem ilgili tüzel kişiyi hem de ertelemeye konu olan tüzel kişinin alacaklılarını korumayı amaçlar.

İflasın ertelenmesi kurumunun hukuki niteliği,

a) Borca batık durumda olan bir sermaye şirketi veya kooperatifin iflasının ilan edilmesini belirli koşullar altında geçici olarak önleyen ve
b) Böylelikle iflasın engellenmesini amaçlayan bir yöntem olarak tarif edilebilir.

Uygulamada iflasın ertelenmesi talebinin bağımsız bir talep ve dava türü olduğuna dair yanlış bir kanı hâkimdir. Oysaki iflasın ertelenmesi talebi bağımsız bir talepten ziyade,

a) Alacaklının tüzel kişilik aleyhine açtığı iflas davası ya da
b) Borca batık tüzel kişiliğin kendi iflas başvurusu içerisinde mali durumunun düzeltilmesi ümidiyle iflas halinin geçici bir süreliğine ertelenmesini öngören özel bir geçici koruma önlemidir.

İflasın ertelenmesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 179 ve 179/b maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu’nun 377. maddesinde düzenlenmiştir. Sermaye şirketleri ve kooperatifler, borca batık olmakla birlikte mali durumlarının iyileştirilebilmesinin mümkün olduğunu ticaret mahkemesine bildirerek ve iyileştirme projelerini de sunarak iflasın ertelenmesini talep edilebilirler.

Dolayısıyla sermaye şirketleri ile kooperatifler bakımından iflasın ertelenmesi kurumunun işletilebilmesi, ilgili tüzel kişiliğin borca batık olmakla birlikte mali durumunun ciddi ve inandırıcı olarak düzeltilmesinin mümkün olmasına bağlıdır. Esas itibari ile mevzuatımız açısından borca batık olma durumu, doğrudan iflas sebeplerinden biridir. Bu nedenle, tüzel kişiliğin borca batık olmasına rağmen mali durumunun düzeltilebilmesinin mümkün olması iflas ertelemesinin olmazsa olmaz koşuludur.

İflasın ertelenmesi talebi sermaye şirketi veya kooperatifin faaliyet merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine yapılacaktır. İflasın ertelenmesi talebi, tüzel kişiliğin yönetim kurulu (idare ve temsil yetkisi bulunan kişiler) veya tasfiye memurları veya alacaklılarından biri tarafından, mali durumun nasıl düzeltileceğini gösteren bir rapor (iyileştirme raporu) ile birlikte yapılır.

Mahkeme, iflasın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine tüzel kişiliğe bir kayyım atayarak tüzel kişiliğin malvarlığının korunması için gerekli tedbirleri alacak, tüzel kişiliğin borca batık olup olmadığı ve iyileştirme projesinin ciddi, inandırıcı ve alacaklılar yararına olup olmadığı gibi iflasın ertelenmesi kurumu için önem arz eden hususları değerlendirme konusu yapacaktır.
İflasın ertelenmesi talebi ile birlikte kayyım ataması aynı zamanda yetkili mahkeme tarafından ilan ve ticaret siciline tescil ettirilmektedir. Böylelikle tüzel kişilik alacaklılarının iflasın ertelenmesi talebi hakkında varsa itirazlarını bildirebilmeleri ve sürece müdahil olabilmeleri sağlanmakta; borca batık tüzel kişilik ile alacaklıları arasındaki menfaat dengesinin korunması amaçlanmaktadır.

Mahkeme, yapacağı değerlendirme neticesinde iflasın ertelenmesi koşullarının bulunduğuna kanaat getirdiği takdirde ilgili tüzel kişilik bakımından iflasın azami bir sene olarak ertelenmesine karar verecektir. Bu süre, mahkeme tarafından görevlendirilen kayyımın süreç içerisinde vereceği raporlar dikkate alınarak mahkeme tarafından uygun görülecek süreler ile toplam dört yıl uzatılabilecektir.

Erteleme süresi içerisinde istisnai durumları saklı kalmak kaydıyla,

a) Tüzel kişilik aleyhine amme alacaklarını konu alanlar da dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz,
b) Evvelce başlatılan takipler durur,
c) Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.

Böylelikle erteleme döneminde tüzel kişilik üzerindeki haciz baskısı ile alacaklılarının malvarlığına el koyma riski kaldırılarak, borca batık tüzel kişiliğin bu dönem içerisinde mali durumunu düzeltmeye yoğunlaşması hedeflenir.

Yukarıda da belirtildiği üzere iflasın ertelenmesi kurumu tüzel kişiliğin mali durumunu düzeltebilmesi için geçici bir koruma olarak düzenlenmiştir ve erteleme süresi tüzel kişilik bakımından mali durumun düzeltilmesi için bir fırsattır. Erteleme süresi içerisinde tüzel kişiliğin mali durumu iyileştiği takdirde mahkeme tarafından iflasın ertelenmesi kararı kaldırılır ve tüzel kişilik normal durumuna geri döner. Mali durumun iyileşmemesi ve iyileşme ihtimalinin de olmaması halinde mahkeme tarafından tüzel kişiliğin iflasına karar verilmektedir.

Sonuç olarak iflasın ertelenmesi kurumunun alacak-borç dengesi geçici olarak bozulan ve iyileşme ihtimali bulunan sermaye şirketleri ile kooperatifler bakımından mali durumlarını düzeltebilmeleri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtmek mümkündür. Geçici ekonomik sıkıntıların, mali durumunu düzeltme ihtimali olan ticari girişimlerin ekonomik faaliyetlerini tümü ile sekteye uğratmaması ve ekonomik faaliyetlerinin devamının sağlanması iflasın ertelenmesi kurumu ile amaçlandığından bu kurum ekonominin istikrarı açısından da önem arz etmektedir. Bununla birlikte, ülkemizde iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemelere yapılan başvuru sayısının fazlalığı dikkate alındığında ticari girişimlerin bu özel koruma tedbirine sıklıkla başvuruyor oluşu, çeşitli çevrelerce eleştirilmektedir. Tüzel kişilerin, borçlarını ödemekten imtina etmek ve zaman kazanmak amacı ile iflas erteleme kurumu arkasına gizlendikleri, iflas erteleme müessesesinin alacaklılar aleyhine çalıştığı şikâyetleri sıklıkla dile getirilmektedir. Oysaki iflas erteleme talebinde bulunabilme şartlarından biri, alacaklıların, iflasın ertelenmesi halinde, iflasın derhal açılmasına nazaran daha kötü duruma düşürülmemesidir. Bu ve benzeri eleştiri ve şikâyetlerin önüne geçebilmek açısından, mahkemelerin iflas erteleme kararı verirken söz konusu bu prensibe daha fazla dikkat etmeleri faydalı olacaktır.

Haziran 2016 sayısının 81.sayfasında yayımlanmıştır.

Yazarın diğer yazıları