İneğin eti mi sütü mü? İkisi birlikte neden olmuyor....

Hayvancılık sektöründeki pek çok kişi süt ineklerinin kesiminden yakınıyor. Kimine göre kesilen hayvanların yüzde 60'ı kimine göre yüzde 80'i süt ineği. Süt ineklerinin kesilmesi nedeniyle et arzı yükseliyor ve fiyat düşüyor görüşünde olanlar hiç...

Nur Coşkun İstanbulluoğlu
nurcoskun@net-iletisim.com

Et ve süt temel gıda maddelerinin vazgeçilmez ikilisi...
Uzmanlara göre günlük alınması gereken protein miktarı erişkin bir erkekte 55 gram kadında ise 45 gram civarı. Bu miktar hastalık ve yüksek aktivite gibi durumlarda artabiliyor. Gelişme çağındakilerin ise hayvansal proteinlere ihtiyacı fazlalaşıyor. Proteinin yüksek kaliteli ve sindirilebilir olması tercih sebebi. Hayvansal gıdaların içerdiği protein bitkisel gıdalara kıyasla çok daha kaliteli. Hayvansal proteinlerin yüzde 75’inden, bitkisel proteinlerin yüzde 50’sinden faydalanılabiliyor. İşte bu çerçevede kırmızı et en değerli hayvansal protein kaynağı olarak başı çekiyor. Uygun miktarlarda tüketildiği sürece kansızlığı önlemesi, bedeni canlı ve güçlü kılması, zihinsel gelişmeyi sağlaması ve şişmanlığı önlemesi de değerini fazlasıyla arttırıyor.

Son zamanlarda kırmızı et talebinin yeterince karşılanamaması, ne yazık ki inek sütü üretimini de etkiler oldu.

Konu şu ki TÜİK verilerine göre Türkiye'de kırmızı et üretimi son 5 yılda yüzde 48 artış göstermiş. Bu sevindirici bir durum. Eğer bu üretim artışı süt ineği kesiminden geliyorsa bu çok ciddi sonuçlar içeriyor da olabilir. Çünkü et üretimindeki artışın süt fiyatlarından memnun olmayan üreticinin hayvanlarını kesime götürmesinden de kaynaklandığı öne sürülüyor. Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonunun bu bilgiyi destekleyen açıklamaları var. Özellikle dişi hayvanların kontrolsüz olarak kesime alınması hayvanların çoğalması açısından tehlikeli görülüyor. Çiğ süt fiyatının beklenen düzeyde olmaması inek kesiminin tek nedeni değil. Süt hayvancılığı yapanlar ineklerini kesmek istemese de yüksek girdi maliyeti, piyasadaki istikrarsızlık, alınan kredilerin geri ödenmesindeki zorluklar kesim sürecini tetikleyen etkenler arasında gösteriliyor.?
Hem eti hem sütü neden olamıyor?

Konuyla ilgili ortaya atılan görüşlere göre; özellikle süt ineğinin kesilmesi ne yazık ki piyasayı doğrudan etkiliyor. Buzağı doğuracak inekler kesildiği sürece besilik hayvanların üremesi zorlaşıyor. Günümüzde besicilerin bir bölümü buzağı ihtiyacını ithalatla karşılamaya çalışıyor.

Hayvancılık sektöründeki pek çok kişi süt ineklerinin kesiminden yakınıyor. Kimine göre kesilen hayvanların yüzde 60'ı kimine göre yüzde 80'i süt ineği.
Süt ineklerinin kesilmesi nedeniyle et arzı yükseliyor ve fiyat düşüyor görüşünde olanlar hiç de az değil.
Süt ineklerinin kesilmesinin diğer nedenleri, yem fiyatının çok yükselmesi, uygun fiyata kaliteli yem bulunamaması. Buna karşılık üreticinin ürettiği et ve sütün fiyatı değişmiyor. Hayvan sahipleri sattığı et ve sütle yem alamaz duruma geldiğinde de ineğini kesmek zorunda kalabiliyor. Et ve süt üreticiliği alanında bilinçlenmenin yeterli olmaması sorunların ana kaynağını oluşturuyor aslında. Bu sorunların her geçen gün artan önemi, üreticilerin gündemi meşgul eden yorumlarından da anlaşılıyor.
Aslında genç girişimcileri hayvan üreticiliğine özendiren teşvik programları da mevcut. Şehirden doğaya kaçmak isteyen genç girişimcilerin bu tür desteklerden yararlanması hem kendilerine hem de topluma fazlasıyla fayda sağlayabilir.

Gıda İsrafını Önleme Projeleri

Gıda da israf ve özellikle ekmek israfı üzerine kamuoyunu bilinçlendirici sosyal sorumluluk projeleri önemini koruyor.
Ekmek israfı konusundaki yazımız sonrasında Toprak Mahsulleri Ofisi yetkililerinden proje ile ilgili sevindirici bilgiler ulaştı elimize. TMO Fındık Dairesi Başkanı Mustafa Bahar’dan gelen bilgilere göre; “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” ile elde edilen kazanımları yakından takip eden FAO, Kampanya’yı dünyada israf konusundaki çalışmalara katkıda bulunan “Örnek Uygulama” olarak göstermiş. FAO, IFAD, D-8, G-20 gibi uluslararası platformdaki toplantılarda da Kampanya’da elde edilen deneyimler diğer ülkeler ile paylaşılmaya devam ediliyor. Ekmek israfının önlenmesi çalışmalarının bir model olarak diğer israfların önlenmesine de katkı sağlaması hedefleniyor. Ocak 2013'te başlayan bu kampanya için 800 farklı kurum ve kuruluşla iş birliği yapılmış. Bir yıl içinde millî ekonomide yıllık 2,8 milyar TL tasarruf sağlanması üzerine kampanya geçtiğimiz aylarda alınan bir karar ile 2018 yılına kadar uzatılmış.
Bu sevindirici uygulamaların yaygınlaşarak ve süreklilik içinde devam etmesi dileğiyle...

Mart 2016 sayısının 22.sayfasında yayımlanmıştır.

Yazarın diğer yazıları