Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Kahvaltı sofralarımızdan günümüze

Zamanın bu kadar hızlı akmadığı yıllarda, sabahları tüm aile bireylerini bir araya getiren kahvaltı sofraları vardı.

Esra Teoman
Profesyonel Koç
Kurumsal Eğitmen
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com

Bu kahvaltı sofralarının özelliği ise o gün içinde her ne varsa paylaşılır, olası gün içinde karşılaşılacak problemler paylaşılır, öneriler dinlenir bu önerilere bazen katılınır bazense sinirlenilir ve kulak ardı edilir. Ancak şimdi anlıyorum ki kahvaltı sofraları bir nevi terapi seansları görevini de görüyormuş.

Her zaman böyle tatlı kahvaltı sofraları olmuyordu elbette. Bazen de zor aile büyüklerinin de olduğu kahvaltı sofrasında tartışmalar olurdu. Bu sofralarda bizi zorlayan aile büyükleri aslında hem kendimizi ve karşımızdakini yönetmeyi öğretiyormuş. Kim bilir belki de bugün bu kadar ihtiyaç hissettiğimiz kişisel gelişim, bilişsel ve farkındalık eğitimlerini biz o kahvaltı sofralarının doğallığı içerisinde kendiliğinden alıyormuşuz.

Bugüne geldiğimizde ise sabahın erken saatlerinde başlayan koşuşturma, trafiğe kalmadan çıkayım telaşı ile daha gün ağarmadan çocuklar ile birlikte kendimizi sokağa atıyoruz. Ve haliyle kahvaltı sofraları çok geride kaldı. Şanslı isek kahvaltı sofraları pazar sabahları ritüeli olarak devam ediyor. Ki pazar sabahları da artık çoğunlukla dışarıda kahvaltı tercih ediliyor.

Demek ki zamanın hızlı akması bizi yeni alışkanlıklara ve dolayısıyla yeni ihtiyaçlara götürüyor.
Ayak üstü yenilen sandviçler ve yanında kahve eşliğinde yapılan hızlı ayak üstü kahvaltı artık yaşamımızın içerisinde yerini aldı.

Bazen yalnız, çabuk tüketilen, telaşla yaptığımız kahvaltılar...
Bu yaşam tarzı bizi yalnızlık ve paylaşımın az olduğu başka bir yaşama götürdü.

İş yaşamının hızı ve rekabeti içerisinde kahvaltı alışkanlıkları değişirken iş yaşamında da eskiye göre değişimler kendini gösterdi.
İş yerinde en çok aranılan yetkinlikler birden bire değişmeye başladı. Duygusal zeka, duygusal çeviklik, empati, ilişki yönetimi gibi daha dokunsal ve işbirliği doğuran insana önem veren yetkinlikler aranılır oldu.
İş becerisi, yüksek zeka, rasyonellik gibi yetkinlikler ise bugünkü iş yapış tarzında çok da eskiye oranla aranılan yetkinlikler olmaktan çıktı.
Zira iş becerisinin en kolay öğrenilebilecek olması ve aynı zamanda yeni teknolojik gelişmelerle bu becerilerin robotlar tarafından yapılıyor olması başka yetkinlikleri ön plana çıkardı.

Bizler de yeni dünya düzeninde yerimizi almak için kendimizi yeniliklere direnme yerine, anlama, öğrenme ve uygulama kısmına geçirerek bu düzende yer bulabileceğiz.

Kahvaltı sofrasında sabah gerçekleştiremediğimiz sohbetlerimizi çalışma arkadaşlarımızla, ekibimizle, arkadaşlarımızla yapacağız.
Ben dediğimizde, biz olmayı ve işimize sadece rasyonel yaklaşım ile değil de ruhumuzu da katarak var olmaya çalışacağız.

Böyle olduğunda verimli ve tatmin olmuş olacağız. Aksi bizi daha da robotlaştıran biteviye bir yaşamı yaşamaya iteceği için dönüşümü en katkı sağlayacak şekilde yeniden tasarlamaya başlayacağız.

Evet belki eski kahvaltı sofralarımız yok. Ancak yeni bir şeyler var. Yaşantımızı daha kolaylaştıran teknoloji, akıllı telefonlarımız doğru bir şekilde kullandığımızda bize zaman kazandırıyor... Belki de bu sayede kazandığımız zamanı, ofis içi iletişim ve ilişkilerimizi kuvvetlendirmeye ayırabiliriz. Belki de günde ortalama yüz elli dakika akıllı telefonumuza gelen mesajlara, sosyal medyaya bakıyoruzdur.

Geçmişe takılıp kalmak bizi ileriye taşımıyor. Bu yüzden kendimiz için en iyi ve sağlıklı olanı yaratmak bizim elimizde.

Kahvaltı sofralarımız artık eski bilindik haliyle kalmadıysa da yerine koyabileceğimiz başka şeyler var. Bunları en iyi hale getirerek yaşamımıza geçirmek ve şikayet etmeden çözümler getirerek yaşamak yeniliklere açık olmak bizzat belki de biz, yeninin uygulayıcısı ve yaratanı olmak bizi daha tatminkar yapar diye düşünüyorum.
Belki de kahvaltılarımızı, yeniden daha paylaşımcı hale getirecek yeni çözümler bulabiliriz.

Sevgiyle kalın....

Şubat 2019 sayısının 92.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları