Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Kendine yolculuk yapmak...

Boş zaman dediğimiz aslında kaliteli zaman olması gereken ve bizim tekrardan şarj olmamızı sağlayan zamanlardır. Ancak biz buna çok da önem vermiyoruz.

Arkadaşlarınızla bir akşam bir yerde buluşup konuşmak eğlenmek istersiniz. Ancak ne var ki herkesin zamanı doludur ve bir türlü uygun zamanı bulamazsınız.

Sonrasında bir dahaki sefere denilir ve önümüzdeki günler için tekrardan telefonlaşılır ve uygun zaman yaratılır.

Bu arada belki de biraz sinirleniriz.

Herkes çok meşgul zamanımız yok...

Acaba gerçekten böyle mi?

İş, yaşamımızın oldukça önemli bir kısmını kapsıyor. Geriye kalan zamanda ise ne yaptığımız üzerine çok da düşünmüyoruz.

Boş zaman dediğimiz aslında kaliteli zaman olması gereken ve bizim tekrardan şarj olmamızı sağlayan zamanlardır. Ancak biz buna çok da önem vermiyoruz.

Oysaki dışsal hiç bir uyarı olmadan, geçireceğimiz zamanlar bizim kendimize dönüp kendimizi tanıyacağımız potansiyelimizi keşfedeceğimiz değerli zamanlarımız olabilir.

Yıllar öncesinde ben de boş zamanlar dediğim zamanlarda yalnız kalmaktan veya başka bir deyişle tek başına birşeyler yapmaktan hiç de hoşlanan biri değildim.
Sonradan kendi içime yaptığım yolculuk bana bir şeyi fark ettirdi.
Kendimden kaçıyordum. Her zaman etrafımda birilerinin olması ve bir şeyler yapıyor olmak beni meşgul ediyordu.

Oysa ki ara sıra hiç kimse olmadan ve hiçbir şey yapmadan sadece kendinle başbaşa kalmak kendinle ilgili iç gözlem yapmak, kapalı olan kapıların açılmasını ve kendi potansiyelini fark etmen için eşsiz bir zenginlik olduğunu fark ettim.

Ve şunu anladım ki aslında yalnız kalamamak kendimizden kaçışın bir yolu.

Ne kadar kendimizi tanırsak o kadar karşımızdaki kişileri tanıma becerimiz artar.
Ne kadar kendimizle arkadaş olursak o kadar diğer insanlarla arkadaş ve gerçek dost olabiliriz.

Demek ki ara ara iç yolculuğa çıkmak ve kendi iç hazinemizi keşfetmek kendimize verebileceğimiz en büyük hediye.

Ne kadar kendimizle arkadaş kalabilirsek çevremizdeki kişilerle o denli içten ve kalıcı bağlar kurabiliriz.

Yalnız kalmaktan değil asıl yalnız kalamamaktan kaçınmamız gerekir diye düşünüyorum

Böylece ne kadar ilginç bir insan olduğunuzu keşfedecek ve yalnızlık zamanlarında yaratıcılığınızın nasıl arttığını göreceksiniz.

Düşünmek ruhumuzun kendi kendisiyle konuşmasıdır.*( Bob Proctor)

Kendi iç yolculuğunuzun olacağı bir ay dilerim...


Sevgiyle kalın

Mayıs 2019 sayısının 84'ncü sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları