Lezzetli balık sadece sahil kentlerinde mi yenir?

Soğuk zincir su ürünleri için ayrı bir önem taşıyor.

Su ürünleri gibi hassas bir sektörde “Soğuk Zincir”le ürünün sofralara ulaşması konusunda bilinçlenmek her tüketici için kaçınılmaz. Ancak balığı tüketiciye hijyenik ve kaliteli olarak ulaştırmak için sağlıklı soğutma koşullarını sağlamak üretici ve lojistik firmalarının sorumluluğunda.


Nur Coşkun İstanbulluoğlu
nurcoskun@net-iletisim.com


Ilık yaz akşamlarında bir saksı fesleğenin taze kokusu eşliğinde zeytinyağlılarla süslenen sofralarda taze balık menülerinin keyfi bir başka olur. Balık tüketiminde dünya standartlarının oldukça altında kalsak da keyifli balık sofraları kurmayı severiz. Özellikle yurdun sahil bölgesindekiler bu keyfi fazlasıyla yaşar. Sahil şeridine uzakta yaşayanların lezzetli ve sağlıklı deniz ürünleri ile buluşmasına ise “soğuk zincir” lojistiği olanak sağlar. Ancak tekniklerine uygun şartlarda yapıldığı ölçüde...

Kaliteli ve sağlıklı balık ürünlerinin ülke çapında yaygın düzeyde tüketiciye ulaşabilmesi, gelişmiş bir soğuk zincirin etkin kullanımı ile doğru orantılı.

Su ürünleri gibi hassas bir sektörde “Soğuk Zincir”le ürünün sofralara ulaşması konusunda bilinçlenmek her tüketici için kaçınılmaz. Ancak balığı tüketiciye hijyenik ve kaliteli olarak ulaştırmak için sağlıklı soğutma koşullarını sağlamak üretici ve lojistik firmalarının sorumluluğunda.

Bu nedenle uzmanlar diyor ki; balıkların avlanma ya da üretim noktasından satış noktasına kadar süren yolculuğunda, belirli sıcaklık oranlarına dikkat edilerek, enzimatik ve mikrobiyal bozulma hızının mümkün olduğunca yavaşlatılmasına özen göstermek gerek. Taze pazarlanmak, işlenmek veya dondurulmak üzere avlandıktan sonra işletmeye getirilen balıkların mikrobiyal, dokusal ve kimyasal bakımdan kalitesi belli bir düzeyde tutulabilmeli.

Balık için soğuk zincir çok önemli

Taze balıklar, suda bulunan mikroorganizmaları taşıdıkları için diğer hayvanların etlerine oranla daha çabuk bozuluyor.  Üstelik,  genelde balık yağlarının yüksek düzeyde doymamış olması oksidatif bozulmaya karşı daha duyarlı olmasına neden oluyor. O yüzden soğuk zincir su ürünleri için ayrı bir önem taşıyor.

"Su ürünleri endüstrisinde ürün kalitesinin korunması için tüm bozucu etmenlerin kontrolü zorunlu olmakla birlikte en önemli bozulma mikrobiyal kaynaklı olandır" diyor Leröy Turkey Genel Müdürü Ümit Güvenç. Global su ürünleri pazarı liderlerinden Leröy firması Norveç’ten taze ve donmuş türde ürünleri en hijyenik haliyle tüketiciye ulaştırmada dünya çapında deneyime sahip. Güvenç, “Her gün dünyanın 70 farklı ülkesinde 4 milyondan fazla kişi Leröy tarafından üretilmiş deniz ürünlerini en hijyenik ve lezzetli hali ile tüketebiliyor. Bu ürünler arasında, entegre üretim tesisinde üretilen sushi bile var. Bu süreçte “Soğuk Zincir” mucizesinin payını unutmamak gerek. İşin sırrı; üretim aşamasında en az düzeye düşürülmesi gereken mikrobiyolojik yük oranı ve taşıma sırasında üreticiden, son tüketiciye kadar ‘Soğuk Zincir”in özenle korunması” diyor.

Üretici, toptancı, perakendeci, satıcı ve tüketiciye kadar “Soğuk Zincir”in bir halkasındaki kırılma, aksama ürünün büyük ölçüde bozulmasına ortam yaratıyor. Bu nedenle sürecin her aşamasında görev alan personelin bilinç ve bilgi düzeyi, takip, ölçüm teknolojisinin güncelliği ve bu teknolojiyi kullananların periyodik eğitimleri, en az soğuk zinciri korumak kadar önemli.

Ürünlerin üreticiden satış noktasına ulaşımında uluslararası standartlarda hizmet veren şirketler de bu sürecin önemli bir aşamasına eşlik ediyor. Örneğin “ Sıcaklık Kontrol ve Takip Sistemi”, özellikle sıcaklığın denetim ve yönetiminin önemli olduğu gıda taşımacılığına yönelik olarak, Arvento tarafından geliştirilmiş özel bir sistem. Bu sistem sayesinde, şirketler frigofirik araçlarının, soğuk hava depolarının ve üretim tesislerinin sıcaklık değerlerini, internet üzerinden anında kontrol ediyor. Sistem, şirketlerin bütün operasyonlarını tek bir merkezden yönetebilmelerine imkan veriyor.


Tüketici “Soğuk Zincir” in de takipçisi olabilmeli

Balık ürünlerinin sağlıklı tüketimi için temel hedef ise“Raf Ömrü” diyor uzmanlar. Ürünün üretim ve avlama koşulları, dokusal özellikleri, doymuş ve doymamış yağ oranları gibi pek çok yapısal özellik göz önüne alınarak, üretici tarafından belirlenen her ürüne özel bir raf ömrü var. Tüketici raf ömrü kriterlerini bildiği oranda ürünü sağlıklı koşullarda tüketir.

Özellikle su ürünleri satın alırken, güvendiğiniz, daha önceden soğuk zincir konusunda hassasiyet gösterdiğini bildiğiniz ve kontrol altındaki noktalardan alışveriş yapmaya özen gösterin diyor uzmanlar. Raftaki ambalajın orijinal yapısında herhangi bir bozulma, ezilme, şişme gibi belirtilere aman dikkat. Ürün üzerindeki etiket bilgisi ve etiket okumak yararlı bir alışkanlık. Özellikle üretim ve son tüketim tarihini, ürün saklama koşullarını kontrol etmek ve hatta ürün satış yerinin saklama koşullarına uygunluğunu, üretici bilgilerinin doğruluğunu sorgulamak bilinçli tüketicinin ideal davranış örneklerinden. Ayrıca allerjik bünyeler ve yaşlılar ve çocuklar için, ürünün içerik ve allerjen bilgilerinin net ve anlaşılır bir şekilde belirtilmiş olmasını kontrol etmeyi de unutmamalı...

Sonuç olarak; “Soğuk Zincir” su ürünleri dahil tüm gıda ürünlerinin sadece ithalat ve ihracat aşamalarında dikkate alınması gereken kanuni zorunluluk değil. Aksine toplum sağlığının korunması bilinciyle, konunun her aşamasındaki ilgililerce takipçisi olunması gereken önemli bir süreç olduğunu daima aklımızda tutalım. Bizler de tüketici olarak konunun takipçisi olmaya devam edelim....

Ağustos 2017 sayısının 24.sayfasında yayımlanmıştır.