Esra Teoman

Esra Teoman

Yaşama Dair

Merak ve meraklılık üzerine...

Merak duygusunun en fazla olduğu dâhiler, Leonardo da Vinci ile herhalde herkesin kabul edeceğini düşündüğüm ünlü fizikçi Richard Feynman'dır.


Esra Teoman
Profesyonel Koç-Kurumsal Eğitmen
www.adimkocluk.com
www.siradisibasari.com

Merak üstüne en bilenen meşhur cümlelerimiz;
“ merak kediyi öldürür”
“ başımıza iş açma”
“ ne kadar da meraklısın”
“eski köye yeni adet getirme” gibi cümlelerdir.
Peki acaba bu cümlelerin gerçeklik payı var mıydır?
Merak gerçekten bizi öldürür mü? Başımıza iş açar mı? Yoksa tam tersi yaşamda kalma becerimizi artırır ve bizi geliştirir mi?
Siz ne düşünüyorsunuz?
Ancak çocukluğumuzdan beri duyduğumuz bu cümleler bile bize aman fazla merak etme başına iş gelir sen en iyisi meraktan uzak dur ve böyle devam et anlamına geliyordu.
Bizler de merak etmekten korkarak meraksız yetiştik...

Oysa ki merak duygumuzun, her zaman içimizde var olan ve gerçek-yararlı merakın bizi nasıl ilerlettiğini biliriz. Merak duygusunun en fazla olduğu dâhiler, Leonardo da Vinci ile herhalde herkesin kabul edeceğini düşündüğüm ünlü fizikçi Richard Feynman'dır.

Farklı çağlarda yaşamış olsalar da onların ortak noktası bitmek bilmeyen merakları idi. Feynman ve Leonardo kendilerine ilginç gelen her konuyu araştırıyorlardı. Bu onların yaşam biçimleriydi.

Gerçekten meraklı olan kişilerin en büyük özellikleri farklı disiplinleri de merak etmeleri ve kendi esas uzmanı oldukları konuları bu farklı disiplinlerle beslemeleridir.

Neden merak?

Zira en başta hayatta kalma becerisinin artması için de olsa, insanlar sadece beş duyu ile ortama tepki vermiyor. Aynı zamanda da bitmek bilmez bir bilgi açlığını giderme arzusu içinde. Bugün nörobilim sayesinde bilinen bir gerçek de yeni bilginin beyinde nasıl haz noktasını aktive ettiğidir. Aslında özümüzde bildiğimiz bilgi ile bilmek istediğimiz bilgi arasındaki boşluğu doldurmak için merak duygumuz var. Ancak biz onu bastırıyor veya yok sayıyoruz. Vasat olduğumuzu fark etmeden öyle yaşamaya çalışıyoruz. Bazılarımız ise bunu başarabiliyor. Bunu başaran az sayıda insan ise zaten bugün dünyamıza katkı sağlamış olanlar.

Yalnız burada sözünü ettiğim merak, öğrenme aşkını besleyen merak. Faydasız bir meraktan söz etmiyorum. Her zaman kendimize şu soruyu sormalıyız "Bu benim için faydalı bir bilgi mi? Beni yukarı çekecek geliştirecek bilgiye mi ulaştım?” kendimize bu soruyu sormayı alışkanlık haline getirebilirsek böylece gereksiz bilgi çöplüğüne de düşmemiş oluruz.

Merak konusu neden önemli?

Merak dikkatimi çok çeken bir konu. Zira her yaş grubundan kişilerle çalışıyorum ve ne yazık ki merak duygusu kısmında ciddi problem olduğunu görüyorum.

Oysa ki yaratıcılığın temelinde merak vardır. Hayal gücünün kaynağında da merak vardır.
O zaman ilerlemek istiyorsak, gelişmek istiyorsak, markalarımızın olmasını istiyorsak merak duygusunu artırmamız gerekiyor.

Eğitimde, iş dünyasında bu yönde adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum. Bunu eğitimlerimde elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum.

Bu konuda harika bir yeni kitap yayınlandı. Mario Livio nun “ Neden” isimli kitabı. Ben de bu yazımı bu ay hep üzerinde durduğum ve gerçekten çok eksik olduğunu düşündüğüm merak duygusu üzerine yazdım.

Sizi bir soru ile bu ay başbaşa bırakmak istiyorum.
Geçtiğimiz yıl neleri merak ettiniz? Hangileri üzerinde ilerlediniz? Ve ne hissettiniz?

Belki de bu ay sizin kendi meraklarınıza bir bakmak ve ardından çevrenizdekilerin meraklarına yol açmak için uygun bir ay olur...


Sevgiyle kalın...

Ekim 2018 sayısının 82.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları