Ayşe Dinçer

Ayşe Dinçer

Lezzet Yolcusu

Monako Lezzetleri

Grace Kelly adı gibi güzel ve zarifti. Gençliğimde birçok filmini seyretmişimdir. En meşhuru tabii "Mogambo". Afrika'da çekilmiş, hem de bu filimde bir zamanların "Clark" bakan aktörü Clark Gable ile birlikte oynamıştı.


Monako çok küçük bir ülke. Vatikan'ın ardından en küçük topraklara sahip. Ama önemli bir geliri var. Bildiğiniz gibi en bilinen şehri Monte Carlo, kumarhaneleri ile ünlü. Avrupa ve dünyanın jet sosyetesi, kumar meraklıları ve zenginlerin uğrak yeri. Ülkede 3 adet belediye var. Monaco-Ville, Monte Carlo ve liman bölgesi La Condamine. Bu bölgede yer alan büyük yat limanı ünlülerin birbirinden şık ve son model yatlarına ev sahipliği yapıyor. Monako Prensliğinin diğer adı Monégasque veya Monegue. Üç tarafı Fransa ile çevrili ve bir yanı da Akdeniz'e açılarak Fransız Rivierasında yer alıyor. Halkının çoğu Fransız. Fransızların ardından Monako'nun yerlileri geliyor. Milattan önce 6. yüzyılda bölgede yaşayan Liguryalılar buraya "Monoikos" Tek-Yalnız Ev demişler. Bir efsaneye göre Tanrı Herkül, Monako bölgesinden geçerken bir tapınak yaptırmış. Buradaki tek tapınak bu olduğu için tek tapınak "ev" in şehrine "Monoikos" denmiş. Monako diğer ülkeler gibi pek fazla savaş görmemiş. 1297 yılında Francisco Grimaldi ülkeyi yönetmeye başlamış. Ülke hâlâ aynı ailenin yönetiminde. Monako'nun ünü kumarhanelerinden geliyor. 19. yüzyılda ülke ekonomik sıkıntıya düşmüş. Prens 3. Charles o zamanın kumarhane patronları The Blanc'ları davet etmiş ve 1858 yılında Le Grand Casino de Monte Carlo açılmış.  Para durumları düzelince de önce Oşinografi Müzesi ardından Monte Carlo Opera binası inşa edilmiş. Şehir otellerle dolmuş. 
Görülecek çok yer var
Ülke küçük ama görülecek çok yer var. Oşinografi Müzesi 1910 yılında Prens Albert I tarafından yaptırılmış. Kaptan Cousteau'yu hepimiz biliriz. Kaptan Jacques Cousteau aslında Fransız ama uzun yıllar (1957-1973) Oşinografi Müzesinde direktörlük yapmış. Yıllarca onun denizaltı filimlerini, denize olan tutkusunu izledik. Deniz altındaki hayata onun gözlerinden bakıp hayran kaldık. Birçoğumuz dalgıç olup denizlere merak sardıysak onun sayesindedir. Cousteau kendisini "Oşinografik teknisyen" olarak ifade edermiş. 87 yıllık hayatına 120 televizyon belgeseli, 50 kitap ve 300 bin üyeli bir çevre koruma vakfı sığdırmış. Peki, biraz tarih oldu ama The Beatles'in "Yellow Submarine"şarkısını bilir misiniz?  Paul McCartney 1966 yılında bestelemiş.

Doğduğum şehirde
Bir adam yaşardı denizlere yelken açan
Bize hayatını anlattı
Denizaltı ülkesinde

Güneşe yelken açtık
Taaki yeşil denizi bulana kadar
Dalgaların altında yaşadık
Sarı denizaltımızda

Bir rivayete göre bu şarkı, Kaptan Cousteau'nun deniz altındaki deneyleri için kullandığı sarı denizaltı için yazılmış. İşte bu sarı denizaltı (Yellow Submarine) şimdi Oşinografi Müzesinin bahçesinde sergileniyor. Uçan daireden esinlenerek "dalan daire" adı verilen bu küçük denizaltya binmek herkesin harcı değil. Tek kişilik. Denizaltında kapalı bir kutuda tek başına muhteşem bir su yaşamı izliyorsunuz. Klostrofobiniz yoksa tabii.

Monako Bahçeleri

Monako bahçeleri ile ünlü bir ülke. 1933 yılında açılan Egzotik Bahçeler, La Condamine'de Burgovilleri ile tanınan Prenses Antoinette Parkı, Monte Carlo'daki Afrika Bahçesi ve terasları ile ünlü Casino Bahçeleri, yine Monte Carlo'daki Japon Bahçeleri gezmekle bitmiyor. Ama benim en beğendiğim Prenses Grace Gül Bahçesi. Küçük havuzlarla süslü, zeytin ve palmiye ağaçlarına ev sahipliği yapan bu bahçede 4 binin üzerinde gül varmış. Mutlaka güllerin açtığı Mayıs ayında gidip görmek gerek. Monako'da ilginç bir de heykel sergisi var. "Heykel Patikası" adı verilen yol üzerinde ünlü heykeltraşların eserleri görülebiliyor.

Monako Lezzetleri

Monako lezzetlerine gelince...Bu kadar küçük ülkede buaraya has lezzetler olur mu diyeceksiniz. Evet Monako lezzetleri çok özel. Tabii Akdenz ağız tadı burada da geçerli. Bar a la Monégasque: Monako usulü levrek; havuç, patates ve domatesle fırında pişiriliyor ve Aioli: sarımsaklı mayonezle yeniliyor. Tomates Monégasque: Monako usulü domates, geleneksel bir Monako yemeği. Domates, ton balığı, haşlanmış yumurta, mayonez ve sarımsakla yapılıyor. Bouillabaisse, daha önce de yazmıştım aslında bir Marsilya yemeği ama burada da çok beğenilerek yeniliyor. Akdeniz balıklarıyla ve pırasa, soğan, domates, kereviz ve patates eklenerek yapılan bir buğulama. Buraya has özelliği ise şöyle: Önce buğulamanın balık suyu çorba gibi servis ediliyor. Ekmek ve rouille-sarımsak, safran, acı biber ve zeytinyağı ile yapılan bir mayonez- ile birlikte içiliyor. Kızarmış ekmek üzerine rouille sürülüyor ve çorbaya eşlik ediyor. Daha sonra büyük tabaklarda balık servis ediliyor. Barbaguians bir başka Monako yemeği, daha doğrusu böreği. İçi pırasa, ıspanak, ricotta peyniri ve parmesan peyniri karışımı ile dolduruluyor ve kızgın yağda kızartılıyor.
Socca ise nohut unu ve zeytinyağı ile yapılıyor. Yöreye has diğer çeşitler Pan Bagnat: Nisuaz salatalı sandöviç; Fougasse: fındık ve anasonlu ekmek; Stocafi: domates soslu kurutulmuş balık.


Tomates   Monégasque
Malzemeler
8 büyük domates
200 gm. ton balığı
2 haşlanmış yumurta
400 gm karışık sebze (haşlanmış)
150 gm. mayonez
2 tatlı kaşığı hardal
2 diş sarımsak
1 kaşık kuru ot karışımı (biberiye, kekik, mercanköşk)

Yapılışı
Domateslerin tepelerini kesin içini çıkarın. Tuzlayıp ters çevirerek suyunun akmasını sağlayın. Yumurtayı çatalla ezin, ton balığı ve sebzeleri ekleyin. Mayonez ve hardalı koyarak karıştırın. Sarımsak ve otları da ekleyerek iyice karıştırın. Daha sonra domateslerin içlerini bu malzeme ile doldurup buz dolabına kaldırın. Yemek öncesi starter olarak servis edebilrsiniz. Afiyet olsun.