Prof. Dr. Mustafa Koç

Prof. Dr. Mustafa Koç

Gıda Politikaları

Plastik Balıklar

Prof. Dr. Mustafa Koç Ryeron Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Toronto-Kanada mkoc@ryerson.ca

 

Nisan ayı içinde pek çok gazate ve internet sitesi Anadolu Ajansının verdiği kısa haberi kelimesini bile değiştirmeden verdiler.
“Akdeniz'deki balık türlerinden 40'a yakınının birkaç yıl içerisinde tükenebileceği bildirildi. En büyük tehlikeyle karşı karşıya bulunan türlerin orkinos, levrek, barlam balığı ve esmer orfoz olduğu kaydedildi.

İsviçre merkezli Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN)’nin yürüttüğü çalışmanın sonuçlarına göre, Akdeniz’deki köpek balığı ve vatoz türlerinin hemen hemen yarısı tükenme tehlikesi altında. Türlerin Akdeniz’den kaybolma tehlikesi altında bulunmasının başta gelen nedenleri aşırı avlanma, deniz kirliliği ve balıkların yaşam alanlarının bozulması.”
Adnan Menderes Üniversitesi’nden Doç, Dr. Murat Bilecenoğlu’nun da dahil olduğu 15 kişilik bir bilimsel kurulun kaleme aldığı raporu hazırlayanlar arasında Avustralyalı, Amerikalı, İngiliz ve Akdeniz’e sınırı olan pek çok ülkeden, bilim insanları da bulunuyor. 
Rapor Akdeniz’e has 519 tuzlu su balığından 43’ünün yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, yarıdan fazla balık türünün avlanma nedeniyle tükenme tehlikesi altında olduğunu bildiriyor.  Rapor 151 balık türü hakkında yeterince veri bulunamadığından bunların ne derecede tehlikede olduğunun bilinemediğini duyuruyor.
Artık kanıksadığımız bir haber türü olduğu için olsa gerek haberi sitelerine alan yayın organları bile merak edip 61 sayfalık rapordan daha ayrtıntılı özet vermek gereği görmemişe benziyor.  Hoş, kimilerinin köpek balıklarının ve vatozların soyunun kurumasının endişe değil sevinçle karşılayabileceğini, ‘artık rahat rahat denize de girebiliriz’ diyebileceklerini düşünmek pek mübalağa olmasa gerek.
‘Hem canım, orfozu, orkinosu zaten herkes bulup da yiyemiyor. Levrek desen, artık onu da balık çiftliğinden temin ediyoruz. Yani ne tasaya,  ne yasaya gerek var. Çipura da bol bu yıl. Levrek yiyemeyen de çipura yer, olur biter.’
Şaka da olsa, bu tür bir pragmatik düşünce tarzı yabancı oluğumuz bir şey değil. Artık doğayla ve birbirimizle olan ilişkileri bile kâr zarar hesabına göre düzenler olduk. Balığı deniz ürünü, doğayı meta gören modern pazar ekonomisinde sürdürülebilirlik kavramı, ilerideki yıllarda verim düşmesini önleme tasasıyla sınırlı.
     *****
2010 yılında Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi  (United States Geological Survey) Doğu Akdeniz’de Tartus fay hattının altında kalan Levant havzasında 1,7 milyar varil petrol ve 37 trilyon metreküplük doğalgaz rezervleri bulduklarını ilan ediyordu. Bu raporu daha sonra Akdeniz genelinde bir dizi yeni rezerv haberleri izlerken, en son olarak Kıbrıs’ın doğusunda sondaj başlaması haberi Akdeniz’e komşu ülkeleri adeta savaşın eşiğine getirdi.
Mali iflasın eşiğinde olan Yunanistan kurtuluşu adeta bu kaynaklarda görürken, yıllardır petrol konusunda dışa bağımlılığın acısını çeken İsrail, Kıbrıs ve Türkiye’de piyango bulmuşçasına bir coşkuyla sorgusuz sualsiz bu projeleri kendi kamuoylarına milli güvenlik meselesi olarak sunuverdiler.  Gazze sahillerinden Girit’e kadar uzanan havzada bulunduğu iddia edilen petrol ve doğalgaz rezervlerini İsrail veya Kıbrıs’tan başlayan sualtı petrol boru hattıyla Yunanistan ve İtalya üzerinden Avrupa’ya taşımayı akıl edenlerin gözünde dolarlardan ve varillerden başka bir şey yoka benziyor. Akdeniz’in belki de en az kirletilmiş biyo-çeşitliliğin en yüksek olan bölgelerinden biri olan Doğu Akdeniz’de, doğacak bir sızıntının doğaya yapacağı tahrip kimsenin umurunda değil adeta.
Fay hatlarının ortasında, jet uçakları, füzeler ve donanmalar eşliğinde sondaj yapıp, denizaltı boru hatlarıyla gaz taşımak fikri bir korku filmi senaryosuna benziyor. Sadece bir deprem, bir insan hatası, bir kibrit eksik bu senerayonun sonunu tahmin edebilmek için. Yeni gerçekçilik bunu gerektiriyor anlaşılan. Belki de o yüzden Akdeniz’de ki balıklar da,  çocuklar da, adı duyulmadık manken hanımların verdiği frikikler kadar basınımızın ilgisini çekmiyor. 
Bu vurdumduymazlık bize has değil. Küresel acımasızlık ne balık tanıyor, ne insan. Artık Irak’ta neredeyde her hafta öldürülen onlarca insan, Libya’nın çöllerini kana boyayan kıyımlar haber niteliği taşımıyor. Kanada’nın Batı’sında Alberta eyaletinde bitümlü topraklardan buharla petrol çıkaran zihniyet, atık havuzlarında kaç kuşun telef olduğu, akıntı aşağı nehir yatağında kaç balığın zehirlendiği, bu balıkları avlayan yerli halkın yaşadığı hastalıklarla ilgilenmiyor. Temel soru: kaç varil, varil başına kaç dolar? Bu yetmezmiş gibi Kanada hükümeti Kuzey Buz Denizinde petrol ve doğal gaz için sondaj izni verme uğraşında. Karadaki bitmeden, denizler altında kalan rezervleri pompalama telaşındaki petrol şirketleri yaşanan çevresel tahribatı da gözlerden ırak tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
22 Nisan 2010’da Meksika Körfezinde batan Deepwater Horizon petrol platformu Beyaz Saray enerji danışmanı Carol Browner tarafından ABD’nin karşılaştığı en büyük çevresel felaket olarak adlandırılıyor. Resmi duyurulara göre 15 Temmuz 2010’a kadar durdurulamayan petrol kaçağının 4,9 milyon varil civarında olduğu tahmin ediliyor. Çin Xinhua haber ajansı, the Mobile Press Register adlı Alabama gazetesine atıfla, 2011 Ağustos’unda deniz yüzeyinde gözlenen petrol tabakasının geçen yıl kapatılan kuyuda hâlâ sızıntı olduğu anlamına gelebileceğini belirtiyor.
Petrol sızıntısının kıyıları tehdit etmesini kontrol altına alabilmek için kullanılan Corexit adlı seyrelticinin karsinojen olabileceği dile getiriliyor. Seyrelticiler petrolün yüzeye çıkmasını büyük ölçüde önlemeyi başarmış ama gözle görünmeyen binlerce ton petrol deniz dibinde, ya da su yüzeyinin altında asılı kalmış durumda. Su içinde askıda kalan bu petrol tabakasının Gulf Stream akıntısını etkilediği, bunun ise iklimsel değişimlere yol açtığı iddia ediliyor.
Aradan bir yılı aşkın zaman geçmesine rağmen Deepwater kazasının çevresel tahribatı ve doğa ve insan sağlığına etkileri konusunda yeterince bilgiye ulaşmak mümkün değil. İlk furyada petrolle temas eden sayısız kuş ve balığın telef olduğu tahmin ediliyor. Uzun vadade ise çevre kirliliğinin körfez ve civarındaki canlılar için ciddi yan etkileri bekleniyor. Polisiklik aromatik hidrokarbonlar olarak tanınan bileşiklerin karsinojen, mutajen ve teratojen oldukları biliniyor.
Kazadan bir yıl sonra, Eylül 2011 de Forbes yazarı Christopher Helman, Chevron-BP-Samson ortaklığının Meksika Körfezinde 9,5 kilometrede (geçen seneki kazanın olduğu kuyudan 4 kilometre daha derinde) zengin petrol rezervleri bulduklarını duyuruyor.
Korkutucu olan da yaşanan felaketlerden ders almayıp Arktik’ten Akdeniz’e, denizlerin dibini delip, doğalgaz ve petrol arama yarışında olmamız ve bunlar olurken de kimsenin bu yarışın doğal ve insani maliyetini sorgulamayışı. Böyle giderse gelecek nesiller sadece plastik balıkları tanıyacaklar.

Kaynaklar:
IUCN, 2011. Overview of the Conservation Status of the Marine Fishes of the
Mediterranean Sea. IUCN-MED http://cmsdata.iucn.org/downloads/overview_of_the_conservation_status_of_the_marine_fishes_of_the_mediterranean_sea_rep.pdf adresinde erişildi.


Helman, Christopher 2011. Chevron And BP Reveal Big New Deepwater Finds In The Gulf Of Mexico. Forbes. 7 Eylül, 2011 http://www.forbes.com/sites/christopherhelman/2011/09/07/chevron-and-bp-reveal-big-new-deepwater-finds-in-the-gulf-of-mexico/ adresinde erişildi.

Renner, Rebecca 2010. US oil spill testing ground for dispersants. Royal Society of Chemistry. 7 Mayıs 2010. http://www.rsc.org/chemistryworld/News/2010/May/07051001.asp adresinde erişildi.

Schor, Elana (2010-06-09). Ingredients of Controversial Dispersants Used on Gulf Spill Are Secrets No More. The New York Times. 9 Haziran 2010. http://www.nytimes.com/gwire/2010/06/09/09greenwire-ingredients-of-controversial-dispersants-used-42891.html adresinde erişildi

USGS, 2010. United States Geological Survey. Assessment of Undiscovered Oil and Gas Resources of the Levant Basin Province, Eastern Mediterranean
http://pubs.usgs.gov/fs/2010/3014/pdf/FS10-3014.pdf adresinde erişildi.

Xinhua, 2010. BP well may be leaking again: U.S. newspaper. http://www.china.org.cn/business/2011-08/26/content_23286508.htm adresinde erişildi.