Protein kaynakları gelecek nesillere yatırım

Uzmanların tespitlerine göre az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde günlük protein ihtiyacının yüzde 30-40’ı hayvansal, yüzde 60-70’i bitkisel kaynaklardan karşılanırken, gelişmiş ülkelerde tersi geçerli.

Dünya nüfusunun bir bölümünün hala açlık ve yokluk ile mücadelesi, ömürlerin uzaması, gençleşen yaşlıların çoğalmasıyla tezatlık gösterse de, gelişmiş ya da geri kalmış toplumların en temel ortak paydası beslenme... Kimisi bir parça gıda, kimisi daha sağlıklı gıda için mücadelesini sürdürüyor.
 
Nur Coşkun İstanbulluoğlu
nurcoskun@net-iletisim.com

Kuralına uygun yaşadığınızda hayatı uzun ve kaliteli yaşama şansınız çoğalıyor.
Bilinçli beslenme, sağlıklı ve kaliteli yaşlanma şifrelerinin önde gelenlerinden... şifreler; düzenli egzersiz, tasasız hayat, iç huzuru, dış güzelliği diye listeler halinde devam ediyor....yeni buluşlar ve gelişmeler bizi neredeyse ölümsüzlüğün bulunacağına inandırdı inandıracak... ömürler uzadı, yaşlanma geriledi. Ancak, kuralına uygun yaşadığınızda hayatı uzun ve kaliteli yaşama şansınız çoğalıyor.
Dünya nüfusunun bir bölümünün hala açlık ve yokluk ile mücadelesi, ömürlerin uzaması, gençleşen yaşlıların çoğalmasıyla tezatlık gösterse de, gelişmiş ya da geri kalmış toplumların en temel ortak paydası beslenme... Kimisi bir parça gıda, kimisi daha sağlıklı gıda için mücadelesini sürdürüyor.
Örneğin AB ülkelerinde kişi başı et tüketimi yıllık 68 kg, ABD de 94 kg, Türkiye’de 37 kg iken Hindistan 2,4 kg Tuik 2015 verilerine göre... bu tüketim rakamlarında kanatlı et miktarı ise, AB ülkelerinde 22 kg, ABD de 47 kg, Türkiye’de 23 kg ve Hindistan’da 1,7 kg civarında...

Protein ihtiyacı açısından kanatlı

Uzmanların tespitlerine göre az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde günlük protein ihtiyacının yüzde 30-40’ı hayvansal, yüzde 60-70’i bitkisel kaynaklardan karşılanırken, gelişmiş ülkelerde tersi geçerli. Aslında  bu günün dünyasında hayvansal protein tüketimi bir gelişmişlik ve medeniyet göstergesi de denebilir. Tabi bu gösterge vejetaryen beslenenler harici için düşünülebilir....
Türkiye’de kişi başına toplam hayvansal protein tüketim miktarları gelişmiş ülkelerin maalesef gerisinde.  Oysa mental ve fiziksel olarak sağlıklı  gelişim için protein vazgeçilmez temel taşlardan...
Ülkemizde artan nüfusun talebini karşılayabilecek, kırmızı et üretimi yeterli gelmediği noktada, kanatlı et üretimi oldukça önemli bir sektör haline geliverdi. Bu sektörde hem üreticilerin gayretleri ve motivasyonları hem de entegre firmalar ile Bakanlık düzeyinde destek, teşvik ve hibelerinin dünya ölçeğinde çok önemli mesafeler kat edilmesine katkısı büyük oldu.  
 
Kanatlı üretime teşvik
 
Kanatlı et sektörünün güvenilir üretiminin teşvik edilmesi, kaliteli proteinin, ucuz ve yeterli seviyelerde üretimini destekleyecek. Bu sektörde üretim ve tüketimdeki artışa rağmen; maliyetlerin yüksekliği ve sektörün girdi temininde büyük ölçüde dışa bağımlı olması sorunları da beraberinde getiriyor.  Özellikle kanatlı yemlerinde kullanılan mısır, soya ve balık ununun büyük oranda ithal edilmesi sektörün rekabet gücünü etkiliyor. İşte bu noktada üretim maliyetlerini düşürebilmek ve damızlık materyal teminindeki dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilmek için politikalar üretme ihtiyacı gündeme geliyor. Uygulanacak politikaların sektöre faydalı olması ve sektörün gelişimini hızlandırması diğer bir beklenti.
 
FAO verilerine göre dünya tarımında hayvancılığın toplam gelir açısından payı yüzde 40 iken gelişmiş ülkelerde yüzde 20 üzerinde... 1990'lardan itibaren gelişmiş ülkelerde hayvancılık üretimi azalırken, gelişmekte olan ülkelerde artış gözleniyor.
Diğer taraftan Ekonomi Bakanlığı 2017 verilerine göre dünyada kanatlı eti ihracatında Brezilya ve ABD küresel ihracatın yüzde 41’ini karşılarken, Türkiye dünya ihracatında 11’inci ülke konumunda.
Tarım Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de kanatlı sektörü ihracat pazarları açışından önemli oranda Ortadoğu ülkelerine bağımlı bir yapıda. Bu durumun olası bir hayvan sağlığı ya da  bölgesel politik kriz durumunda sektör açısından hassasiyet teşkil edebileceğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Destekler yatırımcıların can suyu

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), IPARD I Programı kapsamında, tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik yatırımlara hibe desteği veriyor. Kurum geçtiğimiz yıllarda, kanatlı eti üretiminde toplam yatırım tutarı 981 milyon TL’lik 731 projeye 543 milyon TL hibe ödemiş.
2020 yılına kadar ise IPARD II Programıyla beraber, 801 milyon avrosu AB katkısı olmak üzere ulusal bütçeden alınacak katkı ile birlikte yaklaşık 1 milyar avroluk kaynağı yatırımcıların kullanımına sunuyor. Üstelik beyaz et üretimi kapsamında kaz yetiştiriciliği de destek kapsamına alınmış. Ayrıca kanatlı eti kesimhanelerinin kurulumuna verilen destek IPARD II’de de sürüyor.

Gençlere ve kadın yatırımcılara pozitif ayırım

Ne güzel ki desteklere başvuruda gençlere ve kadın yatırımcılara pozitif ayrımcılık var.  Desteklerden faydalanacak olan yatırımcıların, projesini hayata geçirirken uygun görülen harcamalar için IPARD desteklerinin yanı sıra kendi öz kaynaklarını da kullanarak yatırımını tamamlaması gerekiyor. Projesine destek alacak girişimcilerin 40 yaşın altında olması, kadın yatırımcı olması durumunda destekte en az  yüzde 5 oranında, tüm şartların sağlanması durumunda ise destekte yüzde 10 oranında artış var.
Unutmayalım ki; proteinler vücudun değerli yapı taşları ve özellikle büyüme çağındaki neslin beyin ve vücut gelişiminde vazgeçilemeyecek kadar önemli. Bu kaynağı mevcut ve gelecek nesiller için güçlendirecek üretim projelerine destek veren kurum ve girişimcilere kapıları sonuna kadar açalım...

Nisan 2019 sayısının 36.sayfasında yayımlanmıştır. 

Yazarın diğer yazıları