Dr. Cem Toker

Dr. Cem Toker

Renklerin mucizesi

Renklerin mucizesi: Kayısı

Kayısı, A, B1, B2, B3, B6, B9, C, E ve K vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir (USDA, 2018a)

“Meyve zengin vitamin A içeriği ile hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin gelişmesine, kemik dokusu ve üreme sisteminin düzenli çalışmasına, gözde özellikle karanlığa uyum sağlayarak daha iyi görüşün sağlanmasına, endokrin bezlerinin düzenli çalışmasına, vücut organlarını kaplayan epitel dokunun oluşmasına ve gelişmesine yardımcı olmaktadır.”


Dr. Cem TOKER

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü
c.toker@zae.gov.tr

Ülkemizde bol miktarda yetiştirilen kayısı (Prunus armeniaca L.) meyvesinin anavatanı Orta Asya’dan Çin’e kadar uzanmaktadır. Kayısı, organik maddece zengin, derin, geçirgen, kumlu, tınlı ve humuslu topraklarda, yarı sıcak ve sıcak iklimlerde yetişebilmektedir. Meyve; çeşit ve coğrafik orijine bağlı olarak mayıs ayının ortasından ağustos ayı sonuna kadar hasat edilebilmektedir (ZHEBENTYAYEVA ve ark., 2012). 2016 yılı verilerine göre, Dünya’da toplam 3.881.204 ton kayısı üretilmiş, üretim sırası ile Türkiye (730.000 ton), Özbekistan (662.123 ton), İran (306.115 ton), Cezayir (256.771 ton), İtalya (237.021 ton), Pakistan (177.658 ton) ve İspanya (125.335 ton)’da gerçekleşmiştir (FAO, 2018). Kayısı üretiminde Dünya’da birinci sırada olan ülkemizde üretim yoğun olarak, Malatya (380.551 ton), Mersin (104.310 ton), Elazığ (58.876 ton), Kahramanmaraş (33.169 ton), Iğdır (31.329 ton) ve Antalya (21.217 ton) illerinde yapılmıştır (ANONYMOUS, 2018). Kayısı meyvesi kurutmalık ve sofralık olarak yetiştirilmekte olup ülkemizde kurutmalık çeşitlere daha çok önem verilmektedir. Ülkemizdeki en yaygın kurutmalık çeşitler; Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Çataloğlu, sofralık çeşitler ise; Hasanbey, Şekerpare, Tokaloğlu, Alyanak çeşitleridir. Kayısı, çoğunlukla taze ve kuru olarak tüketilmekte olup bunun yanı sıra gıda endüstrisinde meyve suyu, pulp, nektar, reçel, marmelat, şekerleme, pasta ve dondurma üretiminde kullanılmaktadır.

Kayısı, A, B1, B2, B3, B6, B9, C, E ve K vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir (USDA, 2018a)


Kayısı, majör olarak malik ve sitrik organik asitlerini çeşide bağlı olarak şikimik, fumarik, süksinik, izositrik, kuinik ve tartarik asitleri içermektedir. Meyvede fruktoz, glikoz ve sukroz şekerleri ve sorbitol şeker alkolü bulunmaktadır. Kayısının karotenoid içeriğini temel olarak ß-karoten oluşturmaktadır. Meyvede minör olarak ß-kriptoksantin, ?-kriptoksantin, lutein, ?-karoten, zeaksantin, likopen, fitofluen ve fitoen karotenoidleri yer almaktadır. Taze kayısı 16mg/100 g ß-karoten içerirken, kuru kayısı 33.5 mg/100 g ß-karoten içermektedir (FRATIANNI ve ark., 2018; RAI ve ark., 2016; ROUSSOS ve ark., 2011). Meyvenin fenol profilini hidroksibenzoik (gallik asit, protokateşik asit) ve hidroksisinnamik (ferulik asit, kafeik asit, klorojenik asit, neoklorojenik asit, p-kumarik asit, sinnamik asit) asitler oluşturmaktadır. Kayısıda temel flavonol olarak kuersetin-3-rutinozit bunun yanında mirisetin, kamferol-3-rutinozit, kuersetin-3-glikozit bulunmaktadır. Meyve her biri sağlık açısından oldukça faydalı olan flavon (luteolin), flavanon (prunin), flavan-3-ol ((+)-kateşin, (-)-epikateşin ve (-)-epigallokateşin-3-gallat) ve proantosiyanidin (prosiyanidin B2, B3 ve C1) fitokimyasallarını içermektedir. Kayısıda, flavanon türevi dihidrokalkon bileşen floridzin fitokimyasalı bulunmaktadır. Kayısı özellikle menopoz semptomları ve osteoporoz üzerinde pozitif yönde katkısı olan bitkisel östrojenler (445 µg/100 g kuru kayısı) bakımından zengindir. Meyve yapısında izoflavon (daidzein, genistein, biokanin A) ve lignan fitoöstrojenlerini bulundurmaktadır (ALI ve ark., 2015; CHANG ve ark., 2016; FRATIANNI ve ark., 2018; RAI ve ark., 2016). Kayısı içerisindeki fitokimyasallara bağlı olarak 10.59-13.41 µmol/g aralığında antioksidan kapasiteye (oksijen radikal absorbans kapasiteye (ORAC)) sahiptir (USDA, 2018b)

Kayısı yapısındaki zengin fitokimyasal içeriği ile antioksidan, antikanserojen, antiinflamatuvar, antinosiseptif, antimikrobiyal, antialerjik, antimutajenik, antiiskemik özelliklerinin yanı sıra osteoporoz, menopoz semptomları ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici etkiye sahiptir (ALI ve ark., 2015; CHANG ve ark., 2016; FRATIANNI ve ark., 2018; RAI ve ark., 2016; RAJ ve ark., 2012)

Kayısıda bulunan klorojenik asit, neoklorojenik asit, (+)-kateşin, (-)-epikateşin, rutin (kuersetin-3-rutinozit) ve karotenoidler antioksidan kapasiteyi yükselten en önemli biyoaktif bileşenlerdir (DRAGOVIC-UZELAC ve ark., 2007). Meyve yapısındaki vitamin A, ß-karoten ve fenolik asitler, vücutta reaktif oksijen ve nitrojen kaynaklı oluşabilecek oksidatif stresi ve bunun sonucunda oluşabilecek kardiyovasküler, diyabet, kanser ve nörolojik hastalıkların oluşumunu engellemekte ve tedavilerine yardımcı olmaktadır. Kayısı, organizmada endojen antioksidanlardan süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz (GSH-Px) enzim aktivitelerini artırarak ve lipid peroksidasyon ürünü malondialdehit (MDA) oluşumunu azaltarak antioksidan etki göstermektedir (EGHBALIFERIZ ve IRANSHAHI, 2016).

Kayısının ve özellikle kuru kayısının günlük beslenme alışkanlığı içerisinde tüketimi, suda çözünür lif, flavonol ve fenolik bileşen profiline bağlı olarak lipit plazma metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Taze meyve 2 g/100g lif içerirken, kuru kayısı 7.3 g/100 g lif içeriğine sahiptir (USDA, 2018a; USDA, 2018c). Meyvenin günlük tüketimi, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen limitlere göre günlük diyette alınması gereken (25 gr/gün) lif ihtiyacının karşılanması açısından önemlidir (WHO, 2016). Kayısı, fekal safra asidi atılımını artırarak kolesterol (özellikle düşük yoğunluklu protein (LDL)) seviyesinin azalmasını sağlamaktadır (KAHLON ve SMITH, 2007). Meyve yapısındaki fenol, flavonol ve flavan-3-ol bileşenleri ile kollajen ve ADP (adenozindifosfat) ile indüklenen trombosit agregasyonunu önemli düzeyde azaltarak kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu etki göstermektedir (ALI ve ark., 2015). Kayısı özellikle kuru hali ile potasyum (1162 mg/100g) açısından oldukça zengin bir besindir (USDA, 2018c). Potasyum içeriği ile vücutta sıvı elektrolit dengesini sağlamakta aynı zamanda kan basıncını belirgin biçimde düşürerek sistolik ve diastolik basıncın düzenlenmesine yardımcı olmakta ve felç riskini önlemektedir (FRATIANNI ve ark., 2018).

Kayısıda bulunan (+)-kateşin flavan-3-olü inflamasyon sürecinde kilit rol oynayan enzimleri bağlayarak ve inhibe ederek inflamasyon oluşumunu önlemektedir (FRATIANNI ve ark., 2018). Yapılan klinik çalışmada, günlük 3 adet kayısı tüketiminin mide mukazasındaki inflamasyonu önlediği belirtilmiştir. Meyve karotenoid içeriğine bağlı olarak mide ve duodenal ülserin % 80-90’ında etken ajan olan Helicobacter pylori bakterisinin gastrointestinal sistem mukozasına yapışmasını önleyerek önce kronik aktif gastrit, sonra kronik atrofik gastrit, intestinal metaplazi ve mide kanserine kadar gidebilen hastalıklara karşı koruyucu etki göstermektedir (ALI ve ark., 2015).

Kayısı, özellikle flavonol profili ve bunun yanında fenolik ve karotenoid bileşenlere bağlı olarak canlı organizmada hücre döngüsünde (G1, S, G2 ve M fazları) hücrenin kendini herhangi bir anormalliğe karşı kontrol ettiği üç farklı kontrol noktasında (G1-S, G2-M ve M kontrol noktası) herhangi bir problemle karşılaştığında hücre döngüsünü bloke ederek ve apoptozise neden olarak karaciğer, kolon ve pankreatik kanserlerine karşı koruyucu ve tedavi edici özelliğe sahiptir (BEHL ve ZIEGLER, 2013; NEUHOUSER, 2004). Kayısı çekirdeği içerisinde siyojenik glikozit bileşen amigdalin bulunmaktadır. Kayısı çekirdeği, yeşil erik çekirdeğinden sonra ikinci sırada en yüksek amigdalin konsantrasyonuna (14,37 mg/g) sahip bir besindir (BOLARINWA ve ark., 2014). Meyve amigdalin içeriğine bağlı olarak prostat kanseri hücrelerini (LNCaP ve DU145) programlanmış hücre ölümüne neden olarak inhibe etmekte ve aynı zamanda antitümoral aktivite göstermektedir (CHANG ve ark., 2006; MAKAREVIC ve ark., 2016).

Meyve zengin vitamin A içeriği ile hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin gelişmesine, kemik dokusu ve üreme sisteminin düzenli çalışmasına, gözde özellikle karanlığa uyum sağlayarak daha iyi görüşün sağlanmasına, endokrin bezlerinin düzenli çalışmasına, vücut organlarını kaplayan epitel dokunun oluşmasına ve gelişmesine yardımcı olmaktadır (ALI ve ark., 2015).

Kayısı, vitamin A, potasyum, flavonol (rutin), flavan-3-ol ((+)-kateşin), flavon (luteolin), flavanon (prunin) proantosiyanidin, fenolik bileşen ve fitoöstrojen fitokimyasalları ile kardiyovasküler hastalıklar, inflamasyon, osteoporoz, menopoz semptomları, karaciğer, kolon, pankreatik ve prostat kanserlerine karşı koruyucu ve tedavi edici özelliklerinden dolayı fonksiyonel bir gıda maddesi olarak tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Kaynaklar

ALI, S., MASUD, T., ABBASI, K.S., MAHMOOD, T. and HUSSAIN, A., 2015. APRICOT: NUTRITIONAL POTENTIALS AND HEALTH BENEFITS-A REVIEW. Annals. Food Science and Technology. 16(1): 175-189.

ANONYMOUS, 2018. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu. https://biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=92&locale=tr

BEHL, C. and ZIEGLER, C., 2013. Cell aging: Molecular mechanisms and implications for disease. Chapter 2: Cell cycle: The life cycle of a cell. ISBN: 978-3-642-45179-9 (eBook), pp: 9-19.

BOLARINWA, I.F., ORFILA, C. and MORGAN, M.R.A., 2014. Amygdalin Content of Seeds, Kernels and Food Products Commercially-available in the UK, Food Chemistry. 152: 133-139.

CHANG, H.K., SHIN, M.S., YANG, H.Y., LEE, J.W., KIM, Y.S., LEE, M.H., KIM, J., KIM, K.H. and KIM, C.J., 2006. Amygdalin Induces Apoptosis through Regulation of Bax and Bcl-2 Expressions in Human DU145 and LNCaP Prostate Cancer Cells. Biol. Pharm. Bull., 29(8): 1597-1602.

CHANG, S.K., ALASALVAR, C. SHAHIDI, F., 2016. Review of dried fruits: Phytochemicals antioxidant efficacies, and health benefits. Journal of Functional Foods. 21: 113-132.

DRAGOVIC-UZELAC, V., LEVAJ, B., MRKIC, V., BURSAC, D. and BORAS, M., 2007. The content of polyphenols and carotenoids in three apricot cultivars depending on stage of maturity and geographical region. Food Chem., 102: 966-975.

EGHBALIFERIZ, S. ve IRANSHAHI, M., 2016. Prooxidant Activity of Polyphenols, Flavonoids, Anthocyanins and Carotenoids: Updated Review of Mechanisms and Catalyzing Metals. Phytother. Res., 30: 1379-1391.
FAO, 2018. Statistics Division of Food and Agriculture Organization of the United Nations). Available from: http://www.fao.org/faostat/en/#data/QC

FRATIANNI, F., OMBRA, M.N., D’ACIERNO, A., CIPRIANO, L. and NAZZARO, F., 2018. Apricots: biochemistry and functional properties. Current Opinion in Food Science. 19: 23-29.

KAHLON, T.S. and SMITH, G.E., 2007. In vitro binding of bile acids by bananas, peaches, pineapple, grapes, pears, apricots and nectarines. Food Chem., 101(3):1046-1051.

MAKAREVIC, J., TSAUR, I., JUENGEL, E., BORGMANN, H., NELSON, K., THOMAS, C., BARTSCH, G., HAFERKAMPA, A. and BLAHETA, R.A., 2016. Amygdalin Delays Cell Cycle Progression and Blocks Growth of Prostate Cancer Cells in vitro. Life sciences. 147: 137-142.

NEUHOUSER, M.L., 2004. Dietary flavonoids and cancer risk: evidence from human population studies. Nutrition and Cancer.50(1): 1-7.

RAI, I., BACHHETI, R.K., SAINI, C.K., JOSHI, A. and SATYAN, R.S., 2016. A review on phytochemical, biological screening and importance of Wild Apricot (Prunus armeniaca L.). Orient Pharm Exp Med., 16: 1-15.

RAJ, V., JAIN, A. and CHAUDHARY, J., 2012. Prunus Armeniaca (Apricot): An Overview. Journal of Pharmacy Research. 5(8): 3964-3966.

ROUSSOS, P.A., SEFFEROU, V., DENAXA, N.K., TSANTILI, E. and STATHIS, V., 2011. Apricot (Prunus armeniaca L.) fruit quality attributes and phytochemicals under different crop load. Scientia Horticulturae. 129: 472-478.

USDA, 2018a. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/301042?manu=&fgcd=&ds=&q=Apricots, raw

USDA, 2018b. United States Department of Agriculture, Agricultural Research Service. Oxygen Radical Absorbance Capacity (ORAC) of Selected Foods, Release 2. Nutrient Data Laboratory Home. Page: http://www.orac-info-portal.de/download/ORAC_R2.pdf

USDA, 2018c. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/09032?fgcd=&manu=&format=&count=&max=25&offset=&sort=default&order=asc&qlookup=apricot+&ds=SR&qt=&qp=&qa=&qn=&q=&ing=
ZHEBENTYAYEVA, T., LEDBETTER, C.A., BURGOS, L. and LLACER, G., 2012. Apricot, Chapter 12. pages: 415-458. In: Fruit breeding, handbook of plant breeding. M.L. BADENES and D.H. BYRNE, ed. Springer Science+Business Media, New York.

Haziran 2018 sayısının 89.sayfasında yayımlanmıştır.