Dr. Cem Toker

Dr. Cem Toker

Renklerin mucizesi

Renklerin mucizesi: Kivi

Güneydoğu Asya kökenli bir meyvedir. Yaklaşık 50 çeşidi bulanan kivinin en yaygın olarak yetiştirilen çeşidi Hayward’dır.

Dr. Cem TOKER

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bornova-İZMİR.
c.toker@zae.gov.tr

Geçmişi M.Ö. 720 yılına kadar dayanan kivi (Actinidia Deliciase) Güneydoğu Asya kökenli bir meyvedir. Yaklaşık 50 çeşidi bulanan kivinin en yaygın olarak yetiştirilen çeşidi Hayward’dır. Ilıman ve nemli iklimlerde, derin, geçirgen ve organik madde bakımından zengin topraklarda yetişebilmektedir. Ülkemizde 1988 yılından itibaren yetiştirilmeye başlayan kivi için iklim olarak Karadeniz ve Marmara Bölgeleri uygundur. Meyve, ekim sonu kasım ayı başında hasat edilmektedir (MOTOHASHI ve ark., 2002). 2016 yılı verilerine göre Dünya’da toplam 4.274.870 ton kivi üretilmiş, üretim sırası ile Çin (2.390.287 ton), İtalya (523.595 ton), Yeni Zelanda (434.048 ton), İran (294.413 ton), Şili (225.797 ton), Yunanistan (182.589 ton), Fransa (65.036 ton) ve Türkiye (43.950 ton)’de gerçekleşmiştir (FAO, 2018). Kivi üretiminde Dünya’da sekizinci sırada olan ülkemizde üretimin büyük bölümü, Yalova (21.535 ton), Rize (5.554 ton), Ordu (4.841 ton), Samsun (2.337 ton) ve Trabzon (2.035 ton) illerinde yapılmıştır (ANONYMOUS, 2018). Kivi çoğunlukla taze tüketilmekte bunun yanı sıra gıda endüstrisinde püre konsantresi, reçel, marmelat, pasta ve dondurma üretiminde kullanılmaktadır.

Kivi, A, B1, B2, B3, B6, B9, C, E ve K vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir (USDA, 2018a)

Kivi, glikoz, fruktoz, sukroz ve maltoz şekerlerini, kuinik, malik ve sitrik organik asitlerini içermektedir. Meyvenin pigment profilini, ß-karoten, lutein, violaksantin, zeaksantin ve neoksantin karotenoidleri, klorofil a ve klorofil b klorofilleri oluşturmaktadır. Düşük protein içeriğine rağmen yapısında hemen hemen bütün aminoasitler bulunmaktadır. Majör olarak aspartik ve glutamik asit devamında alanin, arginin, fenilalanin, glisin, glutamat, histidin, izolösin, lisin, lösin, metiyonin, prolin, serin, sistein, tirozin, treonin, triptofan ve valin aminoasitlerini içermektedir (USDA, 2011). Meyvenin yağ asidi içeriği yapısındaki çekirdeklere bağlıdır. Kivi, çoklu doymamış yağ asitleri (linoleik ve linolenik) başta olmak üzere tekli doymamış (oleik) ve doymuş (palmitik ve stearik asit) yağ asitlerini içermektedir (CRAVOTTO ve ark., 2011). Fenol profili, hidroksibenzoik (protokateşik ve vanilik asit) ve hidroksisinnamik (kafeik, klorojenik, p-kumarik ve sinnamik asit) asitlerden oluşmaktadır. Meyve yapısında, flavonol (kamferol, kuersetin) ve flavanon (naringenin) bileşenleri bulunmaktadır (PINELLI ve ark., 2013; SHEHATA ve ark., 2013). Kivi, vücutta endojen antioksidan olarak L-sistein, L-glutamik asit ve glisin aminoasitlerinden sentezlenen glutatyon (225 µg/g) tripeptidini içermektedir (WITSCHI ve ark., 1992). Meyvede, vücuda canlılık ve zindelik sağlayarak ruh halini iyileştiren nörotransmitter serotonin (6 µg/g) bulunmaktadır (HERRAIZ ve GALISTEO, 2003). Kivi içerisindeki fitokimyasallara bağlı olarak 3.84-13.03 µmol/g aralığında antioksidan kapasiteye (oksijen radikal absorbans kapasiteye (ORAC)) sahiptir (USDA, 2018b)

Kivi, antioksidan, antikanserojen, antimutajenik, antiinflamatuvar, antidiyabetik, antimikrobiyal, antikonstipasyon, antitrombotik, sitotoksik, hepatoprotektif özelliklerinin yanı sıra astım, kardiyovasküler hastalıklar ve uyku bozukluklarına karşı koruyucu ve tedavi edici etkiye sahiptir (FUNK ve ark., 2007; HERRAIZ ve GALISTEO, 2003; HUNTER ve ark., 2010; SALIYAN ve ark., 2017; SINGLETARY, K., 2012; STONEHOUSE ve ark., 2015).

Trombosit hiperaktivitesi, kardiyovasküler hastalıkların oluşumuna sebep olan en önemli risk faktörlerindendir. Meyve ve sebzelerde, trombosit fonksiyonunu düzenleyen flavonoid ve fenolik bileşenlerin dahil olduğu birçok fitokimyasal bulunmaktadır. Kivide bulunan arginin, glutamat ve vitamin C metabolizmada nitrik oksit sentaz (NOS) enzimi vasıtası ile endotel hücrelerden nitrik oksit (NO) sentezini sağlamaktadır. Nitrik oksit damarlardaki düz kas hücrelerinin elastikiyetini düzenleyerek (özellikle damar genişlemesi) kan basıncının kontrolüne önemli bir katkıda bulunarak, hipertansiyon, ateroskleroz (damar sertliği) ve trombosit agregasyonunu önlemektedir (SALIYAN ve ark., 2017; STONEHOUSE ve ark., 2015). Yapılan klinik çalışmada, 30 yetişkin bireye 28 gün boyunca günlük 2-3 adet kivi verilmiştir. Sonuçta, bireylerin plazmalarında ADP (adenozindifosfat) kaynaklı trombosit agregasyonunun önemli düzeyde azaldığı görülmüştür (DUTTAROY ve JORGENSON, 2004). Plazma lipitlerin (trigliserit ve LDL) seviyelerindeki artış devamında damar tıkanıklığı başta olmak üzere kardiyovasküler hastalıkların ve inmenin temelini oluşturmaktadır. Düzenli kivi tüketimi plazmada trigliserit, LDL ve fibrinojen (plazmada bulunan pıhtılaşmada önemli rol oynayan kan proteini) seviyelerini azaltmaktadır. Fibrinojen, vücutta inflamasyon ve aterogenezis oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Yaşları 20-80 aralığında 1469 yetişkin (bay ve bayan) üzerinde yapılan çalışmada, bireylere haftada 1 adet (veya daha az) ve 1 adetten daha fazla kivi verilmiştir. Haftalık 1 adetten fazla kivi tüketen bireylerde HDL’nin % 7.75 daha yüksek, trigliserit % 15.91 ve fibrinojen’in % 3.53 daha düşük seviyede olduğu saptanmıştır (RECIO-RODRIGUEZ ve ark., 2015).

Hücrelerde normal metabolizma döngüsü içerisinde oksidatif strese neden olan reaktif oksijen türleri (ROS) oluşurken, bu duruma düzensiz yaşam stili, beslenme bozuklukları ve çevresel faktörler de eklenince reaktif oksijen türleri (ROS) miktarı daha da artmaktadır. Sonuçta, hücrenin DNA yapısı zarar görerek inflamasyon başta olmak üzere kansere kadar uzanan çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Düzenli kivi tüketimi, fenol, flavonol, vitamin ve lif içeriğine bağlı olarak DNA yapısında nükleotid çıkarma, yanlış eşleşme ve çift zincir kırıkları onarımını gerçekleştirmekte aynı zamanda hücrelerde hipoksi (oksijen yetersizliği) sorununu gidermekte ve apoptozisi düzenlemektedir. Meyvede bulunan hidroksisinnamik asitler ve ß-karoten, indüklenen nitrik oksit sentetaz (İNOS) ve siklooksijenaz 2 (COX 2) enzimlerinin ekspresyonunu azaltarak inflamasyonu önlemektedir (BOHN ve ark., 2010).

Et ürünlerinin pişirilmesi (özellikle ızgara) sırasında oluşan heterosiklik aromatik aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar, sebzelerle alınan veya et ürünlerine aroma vermek amacı ile kullanılan nitrat ve nitritden oluşan nitrozaminler diyet mutajenlerinin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Kivi, suda çözünmeyen lignin lifi içeriğine bağlı olarak antimutajenik etkiye sahiptir. Lignin, hidrofobik bir yapıya sahip olduğundan metabolizmada mutajenik bileşenleri adsorbe ederek vücuttan atılımını sağlamaktadır (FUNK ve ark., 2007). Meyve antimutajenik özelliği ile gastrik ve kolon kanserlerinin oluşumuna yol açan genlerin mutasyonunu önlediğinden dolayı antikanserojen etkiye sahiptir (SALIYAN ve ark., 2017).

Kivi, suda çözünmeyen diyet lifi içeriği ile antikonstipasyon etkiye sahiptir. Düzenli olarak kivi tüketimi, bağırsak mikroflorasında bulunan Lactobacillus rhamnosus, Lactobacillus acidophilus ve Bifidobacterium breve mikroorganizmalarının popülasyonunu artırmaktadır. Meyve, bağırsaktaki probiyotik mikroorganizma yoğunluğunu artırdığından dolayı prebiyotik bir besindir (ANSELL ve ark., 2013).

Meyve yapısındaki lutein ve zeaksantin (0.122 mg/100g) karotenoidleri, yaşa bağlı ortaya çıkan kalıcı santral görme kaybına yol açan makula dejenerasyonu hastalığına karşı koruyucu etki göstermektedir. Hastalık riskini önlemek ve azaltabilmek için günlük diyette 5.8 mg/gün lutein+zeaksantin alınması gerekmektedir (SEDDON ve CHEN, 2006; USDA, 2018c).

Kivi; vitamin B9, vitamin C, vitamin K, fenolik bileşen, flavonol (kamferol, kuersetin), flavanon (naringenin), glutatyon ve lif içeriği ile kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, inflamasyon, gastrik ve kolon kanseri hastalıklarına karşı koruyucu ve tedavi edici etkilerinin yanı sıra antimutajenik özelliğe sahip besin olmasından dolayı fonksiyonel bir gıda maddesi olarak tüketilmesi gereken bir meyvedir.

KAYNAKLAR

ANONYMOUS, 2018. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu. https://biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=92&locale=tr

ANSELL, J., PARKAR, S., PATURI, G., ROSENDALE, D. and BLATCHFORD, P., 2013. Modification of the Colonic Microbiota. Advances in Food and Nutrition Research, 68: 205-216.

BOHN, S.K., MYHRSTAD, M.C., THORESEN, M., HOLDEN, M., KARLSEN, A., TUNHEIM, S.H., ERLUND, I., SVENDSEN, M., SELJEFLOT, I., MOSKAUG, J.Q., DUTTAROY, A.K., LAAKE, P., ARNESEN, H., TONSTAD, S., COLLINS, A., DREVON, C.A. and BLOMHOFF, R., 2010. Blood cell gene expression associated with cellular stress defense is modulated by antioxidant-rich food in a randomised controlled clinical trial of male smokers. BMC Medicine. 8(54): 1-15.

CRAVOTTO, G., BICCHI, C., MANTEGNA, S., BINELLO, A., TOMAO, V. and CHEMAT, F., 2011. Extraction of kiwi seed oil: Soxhlet versus four different non-conventional techniques. Natural Product Research, 25: 974-981.

DUTTAROY, A. and JORGENSON, A., 2004. Effects of kiwifruit consumption on platelet aggregation and plasma lipids in healthy human volunteers. Platelets. 15: 287-292.

FAO, 2018. Statistics Division of Food and Agriculture Organization of the United Nations). Available from: http://www.fao.org/faostat/en/#data/QC

FUNK, C., BRAUNE, A., GRABBER, J.H., STEINHART, H. and BUNZEL, M., 2007. Model studies of lignified fiber fermentation by human fecal microbiota and its impact on heterocyclic aromatic amine adsorption. Mutat. Res. Fund. and Mol. Mec. Mutagenesis. 624(1-2): 41-48.

HERRAIZ, T. and GALISTEO, J., 2003. Tetrahydro-b-carboline alkaloids occur in fruits and fruit juices. Activity as antioxidants and radical scavengers. Journal of Agricultural and Food Chemistry. 51: 7156-7161.

HUNTER, D., SKINNER, M., FERGUSON, A. and STEVENSON, L., 2010. Kiwifruit and health. In: R. WATSON and V. REEDY, ed. Bioactive Foods in Promoting Health: Fruits and Vegetables. Atlanta, GA: Elsevier, Inc. pages: 565-580.

MOTOHASHI, N., SHIRATAKI, Y., KAWASE, M., TANI, S., SAKAGAMI, H., SATOH, K., KURIHARA, T., NAKASHIMA, H., MUCSI, I., VARGA, A. and MOLNAR, J., 2002. Cancer prevention and therapy with kiwifruit in Chinese folklore medicine: a study of kiwifruit extracts. Journal of Ethnopharmacology. 81(3): 357-364.

PINELLI, P., ROMANI, A., FIERINI, E., REMORINI, D. AND AGATI, G., 2013. Characterisation of the Polyphenol Content in the Kiwifruit (Actinidia deliciosa) Exocarp for the Calibration of a Fruit-sorting Optical Sensor. Phytochem. Anal., 24: 460-466.

RECIO-RODRIGUEZ, J.I., GOMEZ-MARCOS, M.A., PATINO-ALONSO, M.C., PUIGDOMENECH, E., NOTARIO-PACHECO, B., MENDIZABAL-GALLASTEGUI, N., DE LA CAL DE LA FUENTE, A., OTEGUI-ILARDUYA, L., MADERUELO-FERNANDEZ, J.A., DE CABO LASO, A., AGUDO-CONDE, C. and GARCIA-ORTIZ, L., 2015. Effects of kiwi consumption on plasma lipids, fibrinogen and insulin resistance in the context of a normal diet. Nutrition Journal. 14(97): 1-9.

SALIYAN, T., SHAKHEEL, M., SATISH, S. and HEDGE, K., 2017. A Review on Actinidia deliciosa International Journal of Pharma And Chemical Research. 3(1): 103-108.

SEDDON, J.M. and CHEN, C.A., 2006. Epidemiology of age-related macular degeneration. Ed. S.J. Ryan, In Retina, 4th Ed., Vol 2, Macular Disease. 58: 1017-1027.

SHEHATA, M..M.S.M. and SOLTAN, S.S.A., 2013. Effects of Bioactive Component of Kiwi Fruit and Avocado (Fruit and Seed) on Hypercholesterolemic Rats. World Journal of Dairy & Food Sciences. 8(1): 82-93.

SINGLETARY, K., 2012. Kiwifruit: Overview of Potential Health Benefits. Nutrition Today. 47(3): 133-147.

STONEHOUSE, W., GAMMON, C.S., BECK, K.L., CONLON, C.A., VON HURST, P.R. and KRUGER, R., 2015. Kiwifruit: our daily prescription for health. Natural health product therapies. 1(1): 442-447.

USDA, 2011. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. National Nutrient Database for Standard Reference, Release 24. Nutrient Data Laboratory Home Page.

USDA, 2018a. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/2253?manu=&fgcd=&ds=

USDA, 2018b. United States Department of Agriculture, Agricultural Research Service. Oxygen Radical Absorbance Capacity (ORAC) of Selected Foods, Release 2. Nutrient Data Laboratory Home. Page: http://www.orac-info-portal.de/download/ORAC_R2.pdf

USDA, 2018c. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. USDA Food Composition Databases.
https://ndb.nal.usda.gov/ndb/nutrients/report?nutrient1=338&nutrient2=&nutrient3=&fg=&max=30&subset=0&offset=450&sort=c&totCount=5349&measureby=m

WITSCHI, A., REDDY, S., STOFER, B. and LAUTERBURG, B., 1992. The systemic availability of oral glutathione. European Journal of Clinical Pharmacology. 43: 667-669.

Nisan 2018 sayısının 88. sayfasında yayımlanmıştır.