Dr. Cem Toker

Dr. Cem Toker

Renklerin mucizesi

Renklerin mucizesi: Muz

Muz, A, B1, B2, B3, B6, B9, C, E ve K vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini içermektedir (USDA, 2018a)

Muz, vitamin, mineral, lif, flavonol, flavan-3-ol, inülin, dopamin, serotonin, fitosterol ve fenolik bileşenleri ile güçlü antioksidan etkinin yanında, ülser, kardiyovasküler hastalıklar, göğüs, prostat ve kolon kanserlerine karşı koruyucu ve tedavi edici özelliklerinden dolayı fonksiyonel bir gıda maddesi olarak her gün tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Dr. Cem Toker

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü
c.toker@zae.gov.tr

Muz (Musa L.) tarımsal verilere göre Dünya’da en çok üretimi yapılan meyvedir. Musaceae familyasına ait olan meyvenin anavatanı Güneydoğu Asya’dır. Muz, derin, geçirgen, kumlu-tınlı, pH 5.5-6.5 topraklarda ve nisbi nemi ortalama % 60’ın altına düşmeyen tropik iklimlerde yetişebilmektedir. Dünya’da en çok yetiştirilen ticari muz çeşidi “Dwarf Cavendish”dir (ARVANITOYANNIS ve MAVROMATIS, 2009; ELAYABALAN ve ark., 2017; FAO, 2018). Ülkemizde geçmişten günümüze üretim miktarı tüketim miktarını karşılayamadığından dolayı halen ithal edilmekte olan muz, yoğun olarak Antalya ve Mersin illerinde yetiştirilmektedir. Ülkemizde muz, çeşit ve coğrafik orijine bağlı olarak eylül ayının sonundan mart ayına kadar hasat edilebilmektedir. Meyve hasadı, kabuk rengi koyu yeşilden açık yeşile dönmeye başladığında yapılmaktadır. 2016 yılı verilerine göre, Dünya’da toplam 113.280.302 ton muz üretilmiş, üretim sırası ile Hindistan (29.124.000 ton), Çin (13.066.778 ton), Endonezya (7.007.125 ton), Brezilya (6.764.324 ton), Ekvator (6.529.676 ton), Filipinler (5.829.142 ton), Angola (3.858.066 ton), Guatemala (3.775.150 ton) ve Tanzanya (3.559.639 ton)’da gerçekleşmiştir (FAO, 2018). 2017 yılı verilerine göre, Türkiye’de 369.009 ton muz yetiştirilmiştir. Üretim, Mersin (253.728 ton), Antalya (109.668 ton), Hatay (3.900 ton), Adana (1.213 ton) ve Muğla (500 ton) illerinde yapılmıştır. Muz çoğunlukla taze olarak tüketilmekte olup gıda endüstrisinde süt ürünleri, bebek maması, marmelat, reçel, dondurma, pasta, puding ve bisküvi üretiminde kullanılmaktadır (ANONYMOUS, 2018).

Muz, A, B1, B2, B3, B6, B9, C, E ve K vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini içermektedir (USDA, 2018a)



Muz, fruktoz, glukoz, sakkaroz, maltoz, ramnoz ve kestoz şekerlerini, malik, sitrik ve oksalik organik asitlerini içermektedir (ANYASI ve ark., 2013; ELAYABALAN ve ark., 2017). Meyve, çeşide bağlı olarak 137-9400 mg/100g aralığında karotenoid içermektedir. ?-karoten, ß-karoten, ß-kriptoksantin, lutein ve likopen meyvenin karotenoid profilini oluşturmaktadır (PEREIRA ve MARASCHIN, 2015). Meyvede, hidroksibenzoik (gallik asit, gentisik asit, p-hidroksibenzoik asit, salisilik asit, şiringik asit, vanilik asit) ve hidroksisinnamik (ferulik asit, p-kumarik asit, sinapik asit) fenolik asitleri bulunmaktadır. Muzun flavonol profili, kamferol, kuersetin ve mirisetin bileşenlerinden oluşmaktadır (SINGH ve ark., 2016). Meyvede, (+)-kateşin, (-)-epikateşin, (+)-gallokateşin ve (-)-epigallokateşinden oluşan flavan-3-ol bileşenleri bulunmaktadır (HARNLY ve ark., 2006). Muz, bağırsak sağlığı açısından oldukça önemli olan prebiyotik özelliğe sahip oligosakkarit bileşik inülin (0.870-1.025 g/100 g) içermektedir (SHALINI ve ANTONY, 2015). Meyvede vücutta önemli fizyolojik etkileri olan dopamin, norepinefrin ve serotonin biyojen aminleri bulunmaktadır. Çeşit ve olgunluk durumuna bağlı olarak muzdaki serotonin miktarı 8-50 µg/g, dopamin miktarı 5.5-54 µg/g aralığında değişmektedir. Olgunlaşmış muzlarda dopamin miktarının yüksek olduğu fakat aşırı olgunlaşma durumunda bu miktarın azaldığı saptanmıştır (SINGH ve ark., 2016). Meyve yapısında özellikle antihiperlipidemik etkiye sahip olan ß-sitosterol, kampesterol, stigmasterol ve sikloartenol fitosterolleri bulunmaktadır. Muz major olarak ?-linolenik ve palmitik yağ asitlerini içermektedir (VILELA ve ark., 2014). Meyve biyoaktif profiline bağlı olarak 6.31-9.76 µmol/g aralığında antioksidan kapasiteye (oksijen radikal absorbans kapasiteye (ORAC)) sahiptir (USDA, 2018b).

Muz, fitokimyasal içeriğine bağlı olarak antioksidan, antikanserojen, antiinflamatuvar, antimikrobiyal, antidiyareik, antilitik ve antihipoglisemik özelliklerinin yanı sıra ülser ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu etki göstermektedir (ELAYABALAN ve ark., 2017; PEREIRA ve MARASCHIN, 2015; QAMAR ve SHAIKH, 2018; SINGH ve ark., 2016).

Günlük yaşantımızda endojen ve ekzojen etkenlere bağlı olarak organizmada sürekli oluşan serbest radikaller nötralize edilmediği takdirde hücrelerin lipit, protein ve DNA yapısına zarar vererek devamında yaşlanma ve çeşitli kronik hastalıklara neden olmaktadır. Muz, vitamin C, vitamin E, ß-karoten, (+)-gallokateşin, dopamin ve fenolik bileşen içeriği ile organizmada endojen antioksidanlardan süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz (GSH-Px) enzim aktivitelerini artırarak antioksidan etki göstermektedir (MATHEW ve NEGI, 2017; QAMAR ve SHAIKH, 2018; SINGH ve ark., 2016).

Gastrik ülser genellikle gastrik mukozal tabakayı koruyan faktörler ile mukozanın maruz kaldığı aşınmaya yönelik faktörler arasındaki dengenin bozulması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Özellikle yeşil muz içerisindeki lesitin, pektin ve leukosiyanidin bileşeni mide mukoza tabakasının aşınarak zarar görmesini engelleyerek ülseri tedavi etmekte ve önlemektedir (QAMAR ve SHAIKH, 2018).

Daha çok sebzelerde bulunan oligosakkarit bileşen inülin meyveler arasında sadece muzda bulunmaktadır. İnülin oligosakkariti, bağırsak mikroflorasında bulunan Lactobacillus rhamnosus, Lactobacillus acidophilus ve Bifidobacterium breve mikroorganizmalarının popülasyonunu artırma, üriner ve genital sistem enfeksiyonlarını önleme, kalsiyum ve magnezyum emilimini artırma gibi önemli fizyolojik etkilere sahiptir (ANYASI ve ark., 2013; SHALINI ve ANTONY, 2015).

Muz yapısında aynı zamanda organizmada da sentezlenen merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yapan serotonin, dopamin ve nöroepinefrin bulunmaktadır. Serotonin, vücuda canlılık ve zindelik sağlayarak ruh halini iyileştirmektedir. Dopamin, motor kontrol, uyku, duygu durumu, dikkat, öğrenme, davranış ve bilişsel işlevleri düzenlemektedir. Düzenli muz tüketimi, beyin fonksiyonlarını düzenlemekte ve nörodejeneratif hastalıkların ortaya çıkmasını engellemektedir (PEREIRA ve MARASCHIN, 2015; SINGH ve ark., 2016).

Meyvenin günlük düzenli tüketimi ile göz yapısında makula içerisinde bulunan lutein pigment içeriği desteklenmektedir. Lutein karotenoidi, ultraviyole kısa dalga boylu mavi ışığı (430-490 nm) absorbe ederek oksidatif hasarı engellemekte ve serbest radikallerin oluşumunu önlemektedir. Bu duruma bağlı olarak, muz yaşa bağlı ortaya çıkan kalıcı santral görme kaybına yol açan makula dejenerasyonu hastalığına karşı koruyucu etki göstermektedir (FRASER ve BRAMLEY, 2004; PEREIRA ve MARASCHIN, 2015). Muz, zengin potasyum içeriği ile günlük beslenme sırasında alınan sodyumun zararlarını azaltmakta, sıvı elektrolit dengesini sağlamakta, kan basıncını düşürerek sistolik ve diastolik basıncın düzenlenmesine yardımcı olmakta ve felç riskini önlemektedir (KUMAR ve ark., 2012).

Muz içeriğindeki flavonol, fenolik asit, vitamin C, vitamin E, dopamin, inülin ve lif içeriğine bağlı olarak HT 29 kolon kanseri hücrelerinde, hücre döngüsünü bloke ederek ve apoptozise neden olarak kanseri önlemekte ve tedaviye yardımcı olmaktadır (PRAVEENA ve ark., 2018; ; QAMAR ve SHAIKH, 2018). Meyve yapısındaki fitosteroller, tümör gelişimini düzenleyen sinyal yolaklarını inhibe ederek ve apoptozise neden olarak göğüs ve prostat kanserlerine karşı koruyucu etki göstermektedir (QUILEZ ve ark., 2003).

Muz, vitamin, mineral, lif, flavonol, flavan-3-ol, inülin, dopamin, serotonin, fitosterol ve fenolik bileşenleri ile güçlü antioksidan etkinin yanında, ülser, kardiyovasküler hastalıklar, göğüs, prostat ve kolon kanserlerine karşı koruyucu ve tedavi edici özelliklerinden dolayı fonksiyonel bir gıda maddesi olarak her gün tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Kaynaklar

ANONYMOUS, 2018. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu. https://biruni.tuik.gov.tr/medas/?locale=tr

ANYASI, T.A., JIDEANI, A.I.O. and MCHAU, G.R.A., 2017. Functional Properties and Postharvest Utilization of Commercial and Noncommercial Banana Cultivars. Comprehensive Reviews in Food Science and Food Safety. 12: 509-522.

ARVANITOYANNIS, I.S. and MAVROMATIS, A., 2009. Banana Cultivars, Cultivation Practices, and Physicochemical Properties. Critical Reviews in Food Science and Nutrition. 49: 113-135.

ELAYABALAN, S., SUBRAMANIAM, S., SHOBANA, V.G. and KUMAR, K.A., 2017. An Overview on Phytochemical Composition of Banana (Musa spp.) Indian Journal of Natural Sciences. 7(42): 12408-12419.

FAO, 2018. Statistics Division of Food and Agriculture Organization of the United Nations). Available from:
http://www.fao.org/faostat/en/#data/QC

FRASER, P.D. and BRAMLEY, P.M., 2004. Review: The biosynthesis and nutritional uses of carotenoids. Progress İn Lipid Research. 43: 228-265.

HARNLY, J.M., DOHERTY, R.F., BEECHER, G.R., HOLDEN, J.M., HAYTOWITZ, D.B., BHAGWAT, S. and GEBHARDT S., 2006. Flavonoid content of U.S. fruits, vegetables, and nuts J. Agric. Food Chem., 54: 9966-9977.

KUMAR, K.P.S., BHOWMIK, D., DURAIVEL, S. and UMADEVI, M., 2012. Traditional and Medicinal Uses of Banana. Journal of Pharmacognosy and Phytochemistry. 1(3): 51-63.

MATHEW, N.S. and NEGI, P.S., 2017. Traditional uses, phytochemistry and pharmacology of wild banana (Musa acuminata Colla): A review. Journal of Ethnopharmacology. 196: 124-140.

PereIra, A. and Maraschın, m., 2015. banana (Musa spp) from peel to pulp: Ethnopharmacology, source
of bioactive compounds and its relevance for human health. Journal of Ethnopharmacology. 160: 149-163.

Praveena, M., Prabha, M.S. RavI, I. and Vaganan, M.M., 2018. Anti-Colorectal Cancer Properties of Hill Banana (Cv.Virupakshi AAB) fruits: An in vitro assay Indian Journal Of Natural Sciences. 8(47): 13226-13233.

QAMAR, S. and SHAIKH, A., 2018. Therapeutic potentials and compositional changes of valuable compounds from banana- A review. Trends in Food Science & Technology. 79: 1-9.

QUILEZ, J., GARCIA-LORDA, P. and SALAS-SALVADO, J., 2003. Potential uses and benefits of phytosterols in diet: Present situation and future directions. Clinical Nutrition. 22: 343-351.

SHALINI, R. and ANTONY, U., 2015. Fructan distribution in banana cultivars and effect of ripening and processing on Nendran banana. J. Food Sci. Technol. 52(12): 8244-8251.

Sıngh, b., Sıngh j.p., Kaur, a. and Sıngh, n., 2016. Bioactive compounds in banana and their associated health benefits - A review. Food Chemistry. 206: 1-11.

USDA, 2018a. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/09040?fgcd=&manu=&format=&count=&max=25&offset=&sort=default&order=asc&qlookup=Bananas%2C+raw&ds=SR&qt=&qp=&qa=&qn=&q=&ing=

USDA, 2018b. United States Department of Agriculture, Agricultural Research Service. Oxygen Radical Absorbance Capacity (ORAC) of Selected Foods, Release 2. Nutrient Data Laboratory Home. Page: http://www.orac-info-portal.de/download/ORAC_R2.pdf

VILELA, C., SANTOS, S.A.O., VILLAVERDE, J.J., OLIVEIRA, L., NUNES, A., CORDEIRO, N., FREIRE, C.S.R., SILVESTRE, A.J.D., 2014. Lipophilic phytochemicals from banana fruits of several Musa species. Food Chemistry. 162: 247-252.

Ocak 2019 sayısının 86.sayfasında yayımlanmıştır.