Samimiyet Lütfen

Öyle bir uzmanlık sahası düşünün ki bu alanda herkesin bilgisi(!), fikri ve iddiası var. Konu herkesi ilgilendirince ehli olsun olmasın herkesin de konuşma hakkı var tabii!

Gün geçmiyor ki sözde ‘gıda terörü’ne ait Tv programlarına, bu konuyu işleyen bir kitaba rast gelmeyelim. Bu programları sabırla seyretmeye gayret etsem de sonunu getiremediğimi itiraf etmeliyim. Neden mi? Samimi bulmuyorum da ondan.

Bugüne kadar bu programların hangisinde bir gıda mühendisi ya da gıda alanında uzmanlaşmış bir akademisyen gördünüz? Görmediniz, değil mi?!
Bu mesleği yapan binlerce kişiyiz ama kim takar(!) gıda mühendisini, aman canım gıdanın da mühendisliği mi olur?!...Öyle bir uzmanlık sahası düşünün ki bu alanda herkesin bilgisi(!), fikri ve iddiası var. Konu herkesi ilgilendirince ehli olsun olmasın herkesin de konuşma hakkı var tabii! Ancak konuyu bütün bilinmeyen/karanlıkta kalan yönleriyle birbirinden değerli akademisyenler ve uzmanlarla irdeleyeceği iddiasıyla yayınlanan tv programları gerçekten bu amaca mı hizmet ediyor? Toplumun büyük bir kısmının verilen bilgiyi sorgulamak/araştırmaktansa duyduklarına, referans olmaksızın okuduklarına itibar ettiği de bilinmektedir.
Özellikle endüstriyel gıda ürünleri hakkındaki Tv programlarında dile getirilenler ve yapılan suçlamalar içler acısı. Sormak istediğim birkaç soru var;
Burada asıl amaç ne?
Tüketicinin her lokmayı yerken şüpheyle yaklaşması mı?
Üretim teknolojisinden bağımsız, sadece ürünlerin zayıf yönlerine vurgu yaparak tüketicinin kaygı düzeyini artırmak mı?
Ya da böylece endüstriyel gıda ürünlerini tüketenlerin eninde sonunda hasta olacağı algısını kodlamak mı?
Peki bütün bu olumsuzluklar hangi sektöre hizmet edecek? Bunları vurgulayanların çoğunun sağlık sektöründe olduğunu göz önüne alırsak tahmin etmesi zor değil…
Eğer gerçekten samimiyet varsa ve gerçekten amaç topluma fayda sağlamaksa bahsedilen sorunlara ait ÇÖZÜM ne? Sorunlar kadar çözümlerden de bahsedilmesi gerekmiyor mu?...
İşte bu nokta biz Gıda Mühendislerinin artık söz alması gerekmiyor mu?
Etik değerlerimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz ürünlerin, neden ve nasıl işlendiğini, niçin bazı üretim şekillerinin zorunlu olduğunu tüm açıklığıyla anlatmamızın vakti gelmedi mi?
Ne dersiniz…

Sevgiler,
Ragibe Özkütükçü