Dr. Cem Toker

Dr. Cem Toker

Renklerin mucizesi

Siyah incir

Meyve, A, B1, B2, B3, B6, B9 ve C vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir (ANONYMOUS, 2017b)

Dr. Cem TOKER

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bornova-İZMİR.
c.toker@zae.gov.tr

Geçmişten günümüze insanlık tarihinin vazgeçilmez meyvelerinden biri olan incir, verimliliğin sembolüdür. Moraceae familyasına ait olan incir (Ficus carica) meyvesinin ağaçları erkek ve dişi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Erkek ağaçların meyvesi küçük ve az olup yenilebilir nitelikte değildir. Erkek ağaçlar, dişi ağaçlarda tozlaşmayı sağlamak için gereklidir. Subtropik ve ılıman iklime sahip tarım alanlarında organik maddece ve kireç yönünden zengin çok fazla nem içermeyen kumlu ve killi topraklarda yetişebilmektedir. Ülkemizde, Bursa siyahı, Mor güz ve Siyah orak sofralık siyah incir çeşitlerini oluşturmaktadır. 2014 yılı verilerine göre Dünya’da toplam 1.137.730 ton incir üretilmiş, üretim sırası ile Türkiye (300.282 ton), Mısır (176.105 ton), Cezayir (128.620 ton), Fas (126.554 ton) ve İran (72.672 ton)’da gerçekleşmiştir (FAO, 2017). İncir üretiminde Dünya’da lider konumda olan ülkemizde üretimin büyük bölümü, Aydın (184.548 ton), İzmir (35.883 ton) ve Bursa (29.189 ton) illerinde yapılmıştır (ANONYMOUS, 2017a). Siyah incir taze olarak tüketilmektedir.

Meyve, A, B1, B2, B3, B6, B9 ve C vitaminlerini, çinko, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir (ANONYMOUS, 2017b)

Siyah incir temel olarak fruktoz, glukoz ve az miktarda sakkaroz şekerlerini, malik, sitrik, oksalik, şikimik ve fumarik organik asitlerini içermektedir (OLIVEIRA ve ark., 2009). Meyvede bulunan araşidik, behenik, elaidik, heneikosanoik, lignoserik, linoleik, margarik, miristik, oleik, palmitik, pentadeklik, stearik, trikosanoik ve Z-10-heptadekenoik asitler yağ asitleri kompozisyonunu oluşturmaktadır. İncirde bulunan çoklu doymamış yağ asitleri linolenik (% 53.1) ve linoleik (% 21.1) asitler meyvenin majör yağ asitleridir (JEONG ve LACHANCE, 2001). Meyvenin fenol profili gallik, şiringik ve klorojenik asitlerden, flavan-3-ol profili (-)-epikateşin ve (+)-kateşin’den, flavonol profili kuersetin-3-glikozit ve kuersetin-3-rutinozit’den oluşmaktadır (BADGUJAR ve ark., 2014; DUENAS ve ark., 2008). İncir yapısındaki çekirdekler, yüksek kolesterol seviyesini düzenleyici etkiye sahip olan fitosterolleri (kampesterol, stigmasterol, sitosterol ve fukosterol) içermektedir. Kuru incir 433 mg/100 g fitosterol konsantrasyonuna sahiptir (JEONG ve LACHANCE, 2001). Meyvede temel antosiyanin olarak siyanidin-3-O-rutinozit, minör olarak peonidin-3-O-rutinozit bulunmaktadır. Rengi mor ve siyah incirler açık sarı ve yeşil renkli incirlere göre daha yüksek konsantrasyonda polifenol, antosiyanin ve flavonol içermektedir (DUENAS ve ark., 2008). Meyvenin terpen içeriğini monoterpen (limonen, mentol, ?-pinen, ß-pinen, linalol, ökaliptol) ve seskuiterpenler (?-kubenen, kopaen, ß-karyofilen, ?-murolen, ?-kadinen, germakren D) oluşturmaktadır (MAWA ve ark., 2013). İncir, yapısındaki fitokimyasallara bağlı olarak 23.80-38.68 µmol/g aralığında antioksidan kapasiteye (oksijen radikal absorbans kapasiteye (ORAC) sahiptir (USDA, 2017a).

İncir, vitamin, mineral ve biyoaktif bileşen profiline bağlı olarak antioksidan, antikanserojen, antiinflamatuvar, antidiyabetik, antispazmodik, antimikrobiyal ve antimalaryal özelliklerinin yanı sıra, astım, ülser, bulaşıcı cilt hastalıkları ve menstruasyon ağrısına karşı tedavi edici etkiye sahiptir (BADGUJAR ve ark., 2014; CHAWLA ve ark., 2012; JOSEPH ve RAJ., 2011).

Siyah incir yapısındaki polifenol, flavonol ve antosiyanin bileşenlerine bağlı olarak antioksidan aktivitesi yüksek bir meyvedir. Meyve içeriğindeki temel antosiyanin siyanidin-3-O-rutinozit antioksidan aktivitenin % 92’sini oluşturmaktadır (MAWA ve ark., 2013). Canlı organizmalarda oksidatif stresi tetikleyen etmenlerden dolayı serbest radikal oluşumu kaçınılmazdır. Incirdeki temel antosiyanin siyanidin-3-O-rutinozit bu radikallerden peroksi radikallerinin (ROO-) neden olduğu lipit peroksidasyonunu inhibe ederek ve oksidasyona neden olan reaktif oksijen türleri üzerinde süpürme etkisi (oksidanları daha zayıf yeni bir moleküle dönüştürerek etkisiz hale getirme) ile antioksidan özellik göstermektedir. Siyanidin-3-O-rutinozit, serbest radikal oluşturan oksidatif katalist olan Fe2+ iyonuna karşı güçlü bir şelatlama aktivitesine sahiptir (SOLOMON ve ark., 2006).

Meyve yapısında bulunan antosiyoninler, flavonoller ve fenolik bileşenler kardiyovasküler sistemi hem oksidatif hasara hem de inflamasyona karşı korumaktadır. Normal şartlarda kalpte bulunan KATP kanalları yüksek ATP konsantrasyonundan dolayı kapalıdır. Iskemi söz konusu olduğunda hüçre içi ATP konsantrasyonu azaldığından kanal açılarak iskemik miyokard hücrelerini korumak üzere çalışmakta, hücre içine Ca+2 girişini azaltarak ATP tasarrufu yapmaktadır. Böyle durumlarda ADP (adenozindifosfat) yüksek konsantrasyonlara çıktığında KATP kanallarını bloke ederek işlevini yapmasını engellemektedir. İncir içeriğindeki fitokimyasallar, ADP’nin KATP kanallarını bloke etmesini önlemekte ve ADP ile indüklenen trombosit agregasyonunu (kümelenme) önlemektedir (GILANI ve ark., 2008; QUAYLE ve ark., 1997). Meyve özellikle kuru hali ile zengin bir potasyum (680 mg) kaynağıdır (USDA, 2017b). Potasyum minerali günlük beslenme içerisinde alınan sodyumun zararlarını azaltmanın yanı sıra vücutta sıvı elektrolit dengesini sağlamakta ve kan basıncını etkili bir biçimde düşürmektedir. Düzenli kuru incir tüketimi kan basıncını düzenlemeye yardımcı olmaktadır (IMRAN ve ark., 2011).

Günümüzde düzensiz beslenme alışkanlıkları ve strese bağlı olarak en yaygın görülen gastrointestinal rahatsızlık konstipasyon (kabızlık)’dur. Konstipasyon için başlangıç tedavisinde yüksek lifli gıdaların tüketilmesi önerilmektedir. İncir, özellikle kuru incir, yapısındaki yüksek lif içeriğine bağlı olarak fekal materyalin bağırsakta kalma süresini kısalttığından ve belirgin olarak prebiyotik etki gösterdiğinden dolayı konstipasyon rahatsızlığı için fonksiyonel bir besin maddesidir (KIM ve ark., 2010). Yapılan klinik çalışmada, kronik konstipasyon rahatsızlığı olan bireylere 8 hafta boyunca 3 adet/gün kuru incir verilmiş, sonuçta fekal materyalin bağırsakta kalma süresi 63 saatten 38 saate düşmüş ve bağırsağın peristaltik hareketleri normal düzene girmiştir (BAEK ve ark., 2016).

Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre, Dünya’da bayanlarda en sık görülen kanser türü göğüs kanseridir. Klinik çalışmalar göğüs kanserinin hormonal kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. Kanserin başlamasında ve ilerlemesinde göğüsün endojen östrojen hormonuna fazla maruz kalması etken olmaktadır. Siyah incir içerisindeki fitosteroller (özellikle ß-sitosterol) ve antosiyoninler, östrojen reseptör pozitif olan göğüs kanserinde (hormonal kaynaklı kanser) MCF-7 kanser hücrelerine karşı güçlü sitotoksik aktivite ile proliferasyonu engelleyerek kanseri önlemekte ve tedaviye yardımcı olmaktadır (JASMINE ve ark., 2015; UZ ve ark., 2015).

Siyah incir, potasyum, lif, antosiyanin (özellikle siyanidin-3-rutinozit), fitosterol (özellikle ß-sitosterol), fenolik bileşen ve terpen içeriği ile inflamasyon, göğüs kanseri ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici özelliklerinden dolayı fonksiyonel bir gıda maddesi olarak mevsiminde bol miktarda tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Kaynaklar

ANONYMOUS, 2017a. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu. http://rapory.tuik.gov.tr/21-09-2017-23:50:07-390476328393165369671238858.html

ANONYMOUS, 2017b. Türkiye Cumhuriyeti Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ulusal Gıda Kompozisyon Veri Tabanı. http://www.turkomp.gov.tr/food/367

BADGUJAR, S.B., PATEL, V.V., BANDIVDEKAR, A.H. and MAHAJAN, R.T., 2014. Traditional uses, phytochemistry and pharmacology of Ficus carica: A review. Pharm. Biol., 52(11): 1487-1503.

BAEK, H.I., HA, K.C., KIM, H.M., CHOI, E.K., PARK, E.O., PARK, B.H., YANG, H.J., KIM, M.J., KANG, H.J. and CHAE, S.W., 2016. Randomized, double-blind, placebo-controlled trial of Ficus carica paste for the management of functional constipation. Asia Pac. J. Clin. Nutr., 25(3): 487-496.

CHAWLA, A., KAUR, R. and SHARMA, A.K., 2012. Ficus carica Linn, a review on its pharamacognostic, phytochemical and pharmacologica aspects. Int. J. Pharam. Phytopharmacol. Res., 1: 215-232.

DUENAS, M., PEREZ-ALONSO, J.J., SANTOS-BUELGA, C. and ESCRIBANO-BAILON, T., 2008. Anthocyanin composition in fig (Ficus carica L.). J. Food Compos. Anal, 21: 107-115.

FAO, 2017. Statistics Division of Food and Agriculture Organization of the United Nations). Available from:
http://www.fao.org/faostat/en/#data/QC

GILANI, A.H., MEHMOOD, M.H., JANBAZ, K.H., KHAN, A.U. and SAEED, S.A., 2008. Ethnopharmacological studies on antispasmodic and antiplatelet activities of Ficus carica,” Journal of Ethnopharmacology, 119(1): 1-5.

IMRAN, A., JAT, R.K. and VARNIKA, S., 2011. A Review on Traditional, Pharmacological, Pharmacognostic Properties of Ficus Carica. International Research Journal of Pharmacy. 2(12): 124-127.

JASMINE, R., MANIKANDAN, K. and KARTHIKEYAN, K., 2015. Evaluating the antioxidant and anticancer property of Ficus carica fruits. African Journal of Biotechnology. 14(7): 634-641.
JEONG, W.S. and LACHANCE, P.A., 2001. Phytosterols and fatty acids in fig (Ficus carica, var. Mission) fruit and tree components. J. Food Sci., 66:278-281.

JOSEPH, B. and RAJ, S.J., 2011. Pharmacognostic and phytochemical properties of Ficus carica Linn – An overview. Int. J. Pharm. Tech. Res., 3: 8-12.

KIM, S.Y., BACK, H., OH, M.R., PARK, S.H., MEIHUA, J., JEON, J.Y., KIM, M.G., KIM, J.S., SHIN, S.J., CHAE, M.H., CHAE, H.J. and CHAE, S.W., 2010. Effect of Ficus carica on Functional Constipation. The FASEB Journal, vol. 24 no:1 Supplement lb 348.

MAWA, S., HUSAIN, K. and JANTAN, I., 2013. Ficus carica L. (Moraceae): Phytochemistry, Traditional Uses and Biological Activities. Hindawi Publishing Corporation Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine, Article ID 974256, http://dx.doi.org/10.1155/2013/974256, pp: 1-8.

OLIVEIRA, A.P., VALENTAO, P., PEREIRA, J.A., SILVA, B.M., TAVARES, F. and ANDRADE, P.B., 2009. Ficus carica L., metabolic and biological screening. Food Chem. Toxicol., 47:2841-2846.
OLIVEIRA, A.P., SILVA, L.R., ANDRADE, P.B., VALENTAO, P., SILVA, B.M., GONCALVES, R.F., PEREIRA, J.A. and DE PINHO P.G., 2010. Further insight into the latex metabolite profile of Ficus carica. J. Agric. Food Chem., 58:10855-10863.

QUAYLE, M.J., NELSON, M.T. and STANDEN, N.B., 1997. ATP-Sensitive and inwardly Rectifying potassium channels in smooth muscle. Physiological Reviews. 77( 4): 1165-1232.

SOLOMON, A., GOLUBOWICZ, S., YABLOWICZ, Z., GROSSMAN, S., BERGMAN, M., GOTTLIEB, H.E., ALTMAN, A., KEREM, Z. and FLAISHMAN, M.A., 2006. Antioxidant activities and anthocyanin content of fresh fruits of common fig (Ficus carica L.). J. Agric. Food Chem., 54(20): 7717–7723.

USDA, 2017a. United States Department of Agriculture, Agricultural Research Service. Oxygen Radical Absorbance Capacity (ORAC) of Selected Foods, Release 2. Nutrient Data Laboratory Home. Page: http://www.orac-info-portal.de/download/ORAC_R2.pdf

USDA, 2017b. United States Department of Agriculture Agricultural Research Service. https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/2206?fgcd=&manu=&lfacet=&format=&count=&max=50&offset=&sort=default&order=asc&qlookup=fig&ds=&qt=&qp=&qa=&qn=&q=&ing=

UZ, R., BAKAR, N.H.A., SWETHADRI, G.K., BAIG, A., IDRIS M.A. and MARYAM, I.U., 2015. Non-toxic antiproliferative effect of Ficus carica fruit extracts on estrogen receptor positive breast cancer cell (MCF-7). Journal of Chemical and Pharmaceutical Research., 7(10): 815-821.

Ekim 2017 sayısının 78.sayfasında yayımlanmıştır.