Ürün geri çekme

Gıda güvenliği, insan sağlığı ile yakından ilişkilidir. Yaşamımızın devamı için gıdalar temel gereksinimimizdir.


Av. Emine Başcı Devres
Devres Hukuk Bürosu
www.devres-law.com

Gıda güvenliği, insan sağlığı ile yakından ilişkilidir. Yaşamımızın devamı için gıdalar temel gereksinimimizdir. Bununla birlikte, gerekli denetimler yapılmadığı ve tedbirler alınmadığı takdirde insan yaşamını tehlikeye sokabilmektedirler. Güvenilir olmayan gıdaların insan hayatına geri dönülemeyecek olumsuz etkilerinin yanında, gıda işletmecileri bakımından da ciddi maddi kayıpların söz konusu olabileceği kuşkusuzdur.

Bu nedenle gıda güvenliği, yasal mevzuat ile güvence altına alınmış ve gıda güvenliğinin sağlanması açısından kontrol ve denetim mekanizmaları öngörülmüştür. Denetim ve kontroldeki amaç, uygunsuz gıdaların ortaya çıkarabileceği tehlike ve risklerin herhangi bir zarara sebebiyet vermeden bertaraf edilebilmesidir.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dayanılarak 17 Aralık 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik” (Yönetmelik) de işte bu hayati önemi haiz konuyu düzenlemektedir.
Yönetmeliğin 1.maddesinde Yönetmelik’in amacının, “insan ve hayvanlara yönelik doğrudan veya çevre aracılığıyla oluşabilecek risklerin önlenmesine, bertaraf edilmesine veya kabul edilebilir seviyelere indirilmesine, gıda ve yemin etiketlenmesi ile tüketicileri bilgilendirmeye yönelik bilgi şekilleri de dahil olmak üzere tüketici menfaatlerinin korunmasına ve haksız rekabetin önlenmesi ile gıda ve yemin resmi kontrollerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi” olduğu ifade edilmiştir.

Yönetmelik’in geneline bakıldığında düzenlemenin iki taraflı bir kontrol mekanizmasını öngördüğü göze çarpmaktadır. Bu bakımdan kontrol mekanizmasının birinci ayağı kontrol görevlisi tarafından gerçekleştirilecek resmi kontroller, diğeri ise işletmecilerin kendi sistemlerinde gerçekleştirecekleri iç kontrol ve denetimlerdir.
Yönetmelik’e göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı; üretilen, işlenen, ithal veya ihraç edilen, satışı veya dağıtımı yapılan ürünler ile ilgili olarak, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre için ciddi bir riskin belirmesi ve mevcut tedbirlerin yetersiz kalması durumunda, söz konusu ürünün piyasaya arzını, kullanımı ve ülkeye girişini kısıtlayıcı ve yasaklayıcı her türlü idari tedbir almaya yetkilidir. Gıda işletmecisi de bu idari tedbirlere uymakla yükümlüdür. Yapılacak resmi kontrollerde, gıda mevzuatına uygunsuzluğun tespiti halinde gıda işletmecisi hakkında yasal işlemler de uygulanmaktadır.
Bu kapsamda alınacak önlemlerden bir tanesi de mevzuata uygunsuzluğu tespit edilen gıda ürünlerinin toplatılmasıdır. Keza, dergimizin internet sitesinde 22 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanan ve Gıda Kontrol ve Laboratuvarlar Daire Başkanı ile yapılan söyleşide de, 2016 yılı içerisinde yapılan resmi kontroller çerçevesinde, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünlerle ilgili olarak laboratuvar analizleri neticesinde içeriğinde ilaç etken maddesi tespit edilen 202 parti ürün (takviye edici gıda, çikolata, alkolsüz içecek, kahve ve enerji içeceği) açıklandığı, bu ürünlerin, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılmasına ve ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiği, söz konusu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında da kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiştir (http://www.dunyagida.com.tr/haber/en-fazla-sikayet-et-urunlerinden/6819).

Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere Yönetmelik kapsamında kontrol açısından resmi kontroller kadar önemli bir diğer denetim mekanizması da gıda işletmecisinin gerçekleştirmesi gereken iç kontroldür. Yönetmelik’in 40.maddesinin ikinci fıkrasına göre: “Gıda ve yem işletmecisi ürettiği, ithal ettiği, satışını veya dağıtımını yaptığı bir ürününün, gıda ve yem güvenirliği şartlarına uymadığını değerlendirmesi veya buna ilişkin makul gerekçelerinin olması durumunda, söz konusu ürünü kendi kontrolünden çıktığı aşamadan başlamak üzere, toplanması için gerekli işlemleri derhal başlatmak ve konu ile ilgili Bakanlık il/ilçe müdürlüğünü bilgilendirmek zorundadır. Gıda ve yem işletmecisi, ürünün toplanması gerektiğinde, toplanma nedeni hakkında tüketiciyi veya kullanıcıyı doğru ve etkin olarak bilgilendirmek ve gerekli hallerde, insan ve hayvan sağlığını korumaya yönelik alınacak tedbirlerin yeterli olmaması durumunda, tüketiciye veya kullanıcıya ürünün iadesi için çağrıda bulunmak zorundadır.”
Gıda işletmecisi, iç kontrol mekanizmasını düzgün işleterek riskli bir durum ile karşılaşıldığında ürünün çağrılması veya toplatılması gibi gerekli tedbirleri zamanında almakla yükümlüdür. Gıda işletmecisi bu yükümlülüğünü mevzuata uygun olarak ve masrafları kendisi tarafından karşılanmak üzere yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde ciddi idari ve cezai yaptırımların gıda işletmecisini beklediğini söylememiz yanlış olmayacaktır.

Değerli okuyucuların da hatırlayacağı üzere 2016 senesinde Mars Gıda Türkiye yapmış olduğu basın açıklaması ile, Mars’ın Hollanda Veghel fabrikasında üretilen ürünlerinden birinde plastik parçası tespit edilmesi sonucu Türkiye’de etkilenmesi muhtemel olan bir kısım kısıtlı sayıdaki ürününü tedbiren toplatma kararı almıştı. Yine medyada yer alan haber ve yazılarda da toplatılma süreci ile ilgili olarak firmanın; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı konu ile ilgili olarak bilgilendirdiği, firmanın kendi tespiti sonrasında almış olduğu bu tedbirler ile ürünlerin geri çekilmesinin Bakanlığın resmi süreci dışında gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Bakanlık’tan yapılan açıklamalarda da yetkililer, uygulamanın tedbir amaçlı yapıldığını ve ürünlerin zaten geri çekilmiş olduğunu belirterek, tüketicilerden de herhangi bir şikayet olmadığından bahisle firma ile ilgili olarak cezai işlem gerektiren bir durumun da bulunmadığını bildirmiştir (http://www.fortuneturkey.com/mars-turkiyedeki-riskli-cikolatalari-ne-yapacak-29054).
2016 senesinde yaşanan bu süreç kanaatimizce, gıda işletmecisinin gıda güvenliği bakımından alması gereken tedbirlere güzel bir örnek teşkil etmektedir. Gıda üreticisi, tehlike arz edebilecek bir durumu tespit ettiği takdirde derhal gıda güvenliği kontrol planını devreye sokmalı ve gerekli önlemleri almalıdır. Bu husus, Yönetmelik’ten doğan asli bir sorumluluktur.
Tabii, gıda işletmecilerinin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirebilmesi ve her daim tedbirli ve hazırlıklı olabilmeleri için etkin ve işlevsel bir gıda güvenlik sistemi oluşturmuş olmaları gerekmektedir. Ürünün geri çağrılması/toplatılması, tüm gıda güvenlik sistemlerinde yer alan zaruri bir prosedürdür ve mutlaka gıda işletmecisinin eylem planı içerisinde yer almalıdır. Tehlike arz eden gıda ürünlerinin toplatılmasında bu prosedür etkili olarak kullanılmalıdır.

Gıda güvenliği prosedürlerinin oluşturulmuş olması tek başına yeterli değildir. İşletmecilerin gıda güvenliği prosedürlerinin işlerliğini periyodik olarak test etmeleri de oldukça önemlidir. İşletmecilerin gıda güvenliği kontrol sistemleri uygulamalarının yerleşmiş olması halinde herhangi bir tehlike durumunda önlemlerin verimli bir şekilde alınabileceği kuşkusuzdur. Yani, ancak işleyen bir gıda güvenliği sistemi, işletmecinin Yönetmelik’te öngörüldüğü şekilde derhal gerekli tüm tedbirleri alabilmesini sağlayacaktır.
Dolayısıyla, Yönetmelik’e uygun hareket edilebilmesi için işletmecilere oldukça büyük iş düşmektedir. Aksi takdirde, mevzuata aykırı olan uygunsuz gıdalarla ilgili olarak önlem alınmaması, işletmeciler açısından idari ve cezai sorumluluğa sebebiyet verecektir. Bu nedenle uygulamacılara tavsiyemiz, gıda mevzuatını ve gıda güvenliği özelinde de Yönetmelik hükümlerini çok iyi değerlendirmeleri ve öngörülen sorumlulukların yerine getirilebilmesi için gerekli tüm adımları atmalarıdır. Kaldı ki, Yönetmelik’e uygun davranmak, sadece olası idari ve cezai yaptırımların önüne geçilmesi için değil, bilhassa insan hayatının korunması için zaruridir. Çünkü her gıda değil, sadece “güvenilir gıda”, hayatın devamı için temel ihtiyaçtır.

Eylül 2017 sayısının 54.sayfasında yayımlanmıştır.