Prof. Dr. Erdoğan Güneş

Prof. Dr. Erdoğan Güneş

Gıda Ekonomisi

Yeni dönemde tarım sektörüne yönelik politika beklentileri ve öneriler

Türkiye'de tarım, sürekli olarak kurumsal kimlik değişimi yaşayan bir alan olarak dikkati çekmektedir. Özellikle sektörün temel politika uygulayıcısı olan kurumu, alışılagelen bir biçimde sürekli isim değişikliği ile faaliyetine devam etmektedir.

Prof. Dr. Erdoğan Güneş
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım konomisi Bölümü Başkanı

Türkiye'de tarım, sürekli olarak kurumsal kimlik değişimi yaşayan bir alan olarak dikkati çekmektedir. Özellikle sektörün temel politika uygulayıcısı olan kurumu, alışılagelen bir biçimde sürekli isim değişikliği ile faaliyetine devam etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığı şekliyle oluşturulmuştur. Aslında ülkemizde sürekli tarımsal yapının dönüşümünün gerçekleştirilmesi hedeflenmiş ve buna uygun stratejiler uygulanmaya çalışılmıştır. Başarı konusunda net bir durum görülmese de beklenen gelişmeye ulaşım sağlanmasa da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adıyla bu dönemde yasal anlamda gelişmeler görülmüş, "Tarım Kanunu" başta olmak üzere 15 kanun çıkarılmıştır. Türkiye'nin tarımsal geliri 2017 yılında 188,7 milyar liraya ulaşmış, “Milli Tarım Projesi” ile sürdürülebilir tarım ve hayvancılık anlayışına dayalı politikalar oluşturulmaya çalışılmış, ancak yönetim bu çalışmaları sürdürememiş ya da uygun ömür bu çalışmaların sonlandırılmasına yetmemiştir. Fakat 2003-2017 döneminde 5,6 milyon hektar alanda arazi toplulaştırması tamamlanarak yapısal dönüşüm üzerine gayret sarfedilmiştir. Tarımsal üretime dönük destekleme 2018 yılı haziran sonuna kadar 113,1 milyar liraya ulaşmış, genç çiftçilere, küçük aile işletmelerine, çoban istihdamına, tarıma dayalı işletme yatırımlarına özel destekler sağlanmış ve doğal afet ve iklim sorunlarına yönelik tarım sigortalarının kapsamı genişletilmiştir. Bu arada sürekli sorun oluşturan hayvancılık sektörüne yönelik olarak da önlemler alınmaya çalışılmış (Çiğ süt fiyatlarının dengelenmesi için müdahale alımları, et fiyatlarını spekülatif hareketlerden korumak amacıyla da Et ve Süt Kurumunca (ESK) tedarik edilen ithal etlerin marketlerde ucuza satılması vb.), fakat piyasalarda beklenen ve özlenen gelişmeler görülmemiştir. Bunun sonucunda gıda enflasyonunun hava koşullarının yanı sıra spekülatif hareketlerin ve ürün zincirindeki sorunların etkisiyle aşırı yükselmesi engellenmemiş, enflasyon oranında artışlar ortaya çıkarak birçok tarımsal üründe Türkiye maalasef ithalatçı yapıya dönüşüm sağlamıştır. Süreç, çözümü düşünülen yapısal sorunların ağırlığını artırmış ve yeni sorunlarla tarımsal yapı içinde üretimden kopuşları artırmış, piyasa düzeninden yararlanarak haksız pay almaya çalışan spekülatörlerin fırsatçılığını tanımıştır. Dünyadaki gelişmeler ve sorunların arttığı bir dönemde tarımda yeni politika arayışları ortaya çıkmış ve doğru/tutarlı ve sürekli uygulamaların zorunluluğu görülmüştür. Bu alanda başarı, tarımın gelişimi kadar ülke ekonomisinin ve ekonomik yapının/piyasaların başarısı için de gereklidir. Bu durumda yeni dönem için beklentilerimiz şu ana başlıklar altında özetlenebilir:

1- Bu dönemde klasik deyişle planlı üretim ve çağdaş, akılcı yatırımların oluşması kaçınılmazdır.
2- İşletmelerin güçlendirilmesi ve kollektif anlayışı geliştirme çerçevesinde hayvancılık yatırımları yanında entansif üretimi desteklemek verimli ve kârlı tarımı yeniden canlandıracaktır.
3- Tarımsal destek ve desteklemeler denetim ve izleme ile daha akılcı uygulamalara ve yönelimlere evrilmelidir. Geliştirilmesi arzulanan üretim alanları ve uygulamalar sürekli ve aşamalı olarak olarak desteklenmelidir.
4- Tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak/geliştirmek amacına yönelik uygulamalar teşvik edilmelidir.
5- Desteklemelerde kollektif anlayış ve yönelimler yanında modern tesislerin öncülüğü, teknolojik uygulamaların ve sektörel büyümeyi teşvik eden üretim alanlarının önceliği esas olmalıdır.
6- Tarımda kıt kaynakların kullanımında optimizasyon modelleri uygulamaları gereklidir. Optimizasyon toprak, su, enerji, işgücü, teknoloji gibi sosyal ve mali sermaye kaynaklarının her alanında düşünülmelidir. Doğal kaynakların kullanımında kıtlık ve doğallık esas olmalıdır.
7- Ürün değerlendirme ve işleme konusunda desteklemelerin yoğunluğu, katma değerin artışına yönelik çalışmaların artırılması önemlidir.
8- Sektörün ileri ve geri bağlantıları ve ilişkileri koordineli olarak düzenlenmeli, yatay ve dikey iletişim ağları profesyonel anlayışla ve makro denetimle sağlanmalıdır.

Tarım ve Orman Bakanlığınca yeni dönemde gıda enflasyonunun dengelenmesi için tarım ürünleri üretim ve arzına yönelik önemli adımların atılması, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi büyük yatırımlarda hedeflerin hayata geçirilmesi ve tarımda ileri teknolojiye dayalı bir üretim yapısı için destek miktarının artırılması bekleniyor

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte çeşitli kararnameler yayınlanlanarak her alanda olduğu gibi tarım ve gıda konusunda da kadro ve politikaların Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenmesi esasa bağlanmıştır. Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı 1. Kararnamesinin 20. Maddesi’ne göre 9 politika kurulu oluşturulmuş, bunlardan birisini de Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu olmuştur. Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulunun görev ve yetkileri ise şöyle sıralanmıştır:

1. Sağlık sisteminin geliştirilmesi amacıyla politika önerileri geliştirmek, gıda sağlığı ve güvenliği konusunda araştırmalar yapmak, risk analizi yaparak gıda sağlığının korunması için politika önerileri geliştirmek,
2. Bitkisel ve hayvansal ürün arzının, ürün kalitesinin artırılmasına yönelik politika önerileri geliştirmek,
3. Su kaynaklarının etkin kullanılması, su israfının önlenmesine yönelik araştırmalar yaparak politika önerilerinde bulunmak,
4. Sağlık ve gıdayla ilgili olarak üretim ve tüketim alışkanlıklarını iyileştirmek için araştırmalar yapmak,
5. Tarım sektöründe tüm alt dallarda ve özellikle hayvancılıkta yerli gen kaynaklarının korunması, ıslahı ve çeşitlendirilmesi için araştırmalar yapmak ve politika önerileri oluşturmak, destekleme politikaları geliştirmek,
6. Önleyici sağlık hizmetlerinin artırılarak sağlık hizmeti veren kuruluşların yüklerinin azaltılması ve etkinliklerinin artırılmasına yönelik araştırmalar yapmak ve önerilerde bulunmak,
7. Tıbbi teknolojiler ve ilaç sanayinin yerlileştirilmesi için politika önerileri oluşturmak,
8. Sağlık hizmetleri ve teknolojilerinde uluslararası gelişmeleri takip ederek, sonuçları raporlamak,
9. Toplumda artan hastalıkların önlenmesi ve azaltılmasına yönelik politika önerileri oluşturmak,
10. Biyogüvenlik alanında politika ve stratejilerin geliştirilmesini, uygulamanın izlenmesini sağlamak.
11. Bağımlılıkla mücadele konusunda politika önerileri ve stratejiler geliştirmek,

Söz konusu Kurulun bakanlığın üstünde, politikaların belirlenmesinde ve uygulanmasında Cumhurbaşkanı adına belirleyici ve denetleyici bir kurum olarak yer alacağı görülmektedir.

Yeni dönemde asıl önemli olan, politikalar nasıl belirlenecek ve etkin bir hizmet yapılabilecek mi? Bu konuda fonksiyonel bir yapı oluşturulabilecek mi? Yeni sistem politikaların tek bir merkezden belirlenmesi ve yönetilmesi esasına dayalı olacaktır. Bu bakımdan yönetim kişilere dayalı olmayarak sisteme dayalı yürütülecektir. Bu durum politikaların özlenen uzun vadeli olacabileceği beklentisini artırmaktadır. Tarım politikalarının ‘Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu’nda, yatırım ve desteklerin ise ‘Yatırım Ofisi’nin altında şekillendirilmesi beklenmektedir. Bu yapı içinde nelerin olması konusunda gerekli unsurları da şu şekilde ifade etmek kanımızca mümkündür:

Üretim ekonomisi esaslı kalkınma yoluna sıklıkla başvurulmalıdır.
Tarımda yöresel ve bölgesel değerleri ön plana çıkaracak uygulamaları yaygınlaştırmak
Tarım işletmelerinin organizasyonuna ve pazar entegrasyonuna yönelik düzenlemeler
Üretimde sürdürülebilirlik esaslı yaklaşımlar ön plana alınmalı ve üretimden vazgeçmeyi engelleyici politiklara öncelik verilmelidir.
Pazarı ve pazarlamayı güçlendirmek ve geliştirmek
Tekelciliği ve haksız kazanç, spekülatif davranış modellerini önlemek
Kent fedolaizmini yok etmek, pazara girişte serbestlik sağlamak, özgürleşmeyi ve katılımcılığı teşvik etmek ve bu süreçte denetim ve planlama esaslarını korumak
Tarımsal kooperatifçiliği teşvik etmek ve geliştirmek, kooperatifçilik eğitimi yoluyla üreticileri bilinçlendirmek, bireysellikten çoğulculuğa yöneltmek ve organizasyonu güçlü kılmak amaçlı katılımcılığı sağlamak
Kooperatif ve birlikteliğe yönelik anti propagandacılığı önlemek, kötü örneklerin oluşmasına kurumsal anlamda izin vermemek
Devlet üretme çiftliklerini yeniden geliştirmek, alt yapı ve araştırma kurum ve kuruluşlarını geliştirmek ve organizasyonlarını düzenlemek
Üretim kaynaklarını etkinleştirme amaçlı teşvik sistemlerini kurmak ve geliştirmek
Her bir yörede temel istatistikleri sürekli, düzenli ve sistematik olarak elde etmeye yönelik birimlerin kurulmasını sağlamak

Yararlanılan Kaynaklar:
https://www.haberturk.com/tarim-ve-orman-bakanliginin-yeni-donem-ajandasi-2055691-ekonomi, 12.07.2018 - 12:40 | Güncelleme: 12.07.2018 –
http://www.tarimdunyasi.net/2018/07/18/tarimda-kadrolari-da-politikayi-da-cumhurbaskani-belirleyecek/

Ağustos 2018 sayısının 41.sayfasında yayımlanmıştır.